• BIST 109.666
  • Altın 156,625
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 12 °C
  • Adana 14 °C
  • Antalya 11 °C

HKP'den İbrahim Karagül hakkında suç duyurusu

HKP, 'Cumhuriyet bir geçiş süreciydi, parantezi kapatıyoruz' diye yazan Yeni Şafak gazetesi genel yayın yönetmeni İbrahim Karagül hakkında suç duyurusunda bulundu.

Halkın Kurtuluş Partisi (HK), "Cumhuriyet bir geçiş südeciydi, bu parantezi kapatıyoruz" diye yazan  Yeni Şafak gazetesi genel yayın yönetmeni İbrahim Karagül hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.

İşte HKP'nin Karagül hakkındaki suç duyurusu:

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

 

 

SUÇ DUYURUSUNDA

BULUNAN…………….:Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanlığı

Karanfil Sokak No:24/15 Kızılay/ANKARA

V E K İ L L E R İ…….: Av. Orhan ÖZER, Av. Metin BAYYAR, Av. Ayhan ERKAN,

Av. Ali Serdar ÇINGI, Av. Tacettin ÇOLAK, Av. Sait KIRAN, Av. Ayça ALPEL, Av. Halil AĞIRGÖL, Av. Pınar AKBİNA,

Av. Doğan ERKAN

Atatürk Bulvarı Emlak Bankası Blokları B Blok K:4 D:16 Fatih/İSTANBUL

Ş Ü P H E L İ …….......: İbrahim Karagül (Yenişafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni)

SUÇ……………………:  Anayasayı ihlal (m. 309)

İHBAR VE BEYANLARIMIZ:

1-11.11.2015 tarihinde, aynı zamanda Yeni Şafak gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni de olan İbrahim Karagül, köşesinde, “Büyük Oyuncu Geri Dönüyor” başlıklı yazıda “Cumhuriyet geçiş süreci, yeni bir tarih başlıyor” bölümünde“Sadece siyasilerimize değil, sadece ekonomi kurmaylarımıza ya da dışişleri kadrolarımıza değil, medyasından sivil toplum kuruluşlarına, entelektüellerinden dini önderlerine ama en çok da bu siyasi aklın öncülerine tarihsel bir sorumluluk düşmektedir.
Haçlı Savaşları Anadolu Selçuklu devleti, Moğol İstilası Osmanlı, Birinci Dünya Savaşı Cumhuriyet… Devam eden süreç.. 20. yüzyıl bizim için dondurulmuş bir tarihti ve buzlar çözüldü. Cumhuriyet bir geçiş süreciydi. Yeni sıçramağa ramak kala bu kadar büyük saldırıların bize yönelmesi yüzyılların hesabıdır.İşte şimdi biz bu hesabı yapanların defterini dürüyoruz, yirminci yüzyıl parantezini kapatıyoruz. Yeni bir tarih başlıyor. Büyük oyuncu geri döndü. Tarih değiştirecek bu iradeye sahip çıkmak boynumuzun borcudur…” şeklinde ifadeler kullanmıştır.(http://www.yenisafak.com/yazarlar/ibrahimkaragul/buyuk-oyuncu-geri-donuyor-2022946)

2-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası “BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar I. Devletin şekli MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” der. Ancak suç konusu yazıda da açıkça görüldüğü gibi şüpheli açıkça Cumhuriyetin bir geçiş süreci olduğu, büyük saldırıların kendilerine yönelmesinin yüzyılların hesabı olduğu ve bu hesabı yapanların defterinin dürüleceği ifade edilmiştir. Şüpheli yazının bütünlüğü içerisinde de M. Kemal’lerin 7 düvele karşı dünyanın ilk başarılı anti emperyalist kurtuluş savaşını vererek, saltanatı ve hilafeti ortadan kaldırarak kurduğu Cumhuriyet yönetimine düşmanlığını, bu yönetimin kaldırılacağını, bu iradeye sahip çıkmanın kendilerinin boyunlarının borcu olduğunu ifade etmektedir. 

Bir gün önce 10 Kasım 2015 tarihinde ise benzer bir haber de Akit gazetesinin televizyonunda yayımlanmış ve toplumda büyük infial uyandırmıştır. O haberde de “Mustafa Kamal yıllar önce bugün öldü. Zulüm 1938'de son buldu” şeklinde yazıyordu ekranda. İki olay da aynı yayın çizgisine sahip ortaçağcı gerici düşüncelerin nerelere varabileceğini açıkça göstermektedir. Nitekim ülkemiz son dönem adım adım, 92 yıl önceki atalarımızın bize yadigârı Cumhuriyet’ten uzaklaştırılıyor. Antiemperyalist ve Antifeodal Kurtuluş Savaşı’mızın izi tozu silinmeye çalışılıyor. Kanla kazanılan topraklarımız, AB-D Emperyalistlerine, onun yerli işbirlikçilerine açılıyor. Bağımsızlıklarını kazanmalarına Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızla örnek olduğumuz, destek sunduğumuz Mazlum Ortadoğu Halkları bugün paramparça edildi AB-D Emperyalistleri tarafından. AB-D Emperyalistlerinin “bin ülkeli bir dünya”yı gerçekleştirmek için Halkların önüne askeri, ekonomik, casus gücüyle koyduğu BOP, GOP planının yaşama geçmesidir, sınırların yeniden dizayn edilmesi. Ve bunun için yöneticilerimiz AB-D Emperyalistlerine yardım ediyor, destek sunuyor. Ancak son dönem yaşanan acılar, katliamlar, ölümler, dökülen gözyaşları sıranın bize geldiğini göstermektedir. Bütün yaşananlar ve bundan sonra yaşanacaklar. Ülkemizin parçalanarak en az üçe bölünmesi yani Suriyeleşmesi ve Yeni Sevr 'in hayata geçirilmesi içindir.

İşte suç konusu yazı böyle bir sürecin sonucu olarak yazılmıştır bizce.

3-Gerek Cumhuriyet gerekse Mustafa Kemal hakkında tüm bu yazılıp çizilen çirkin şeylere karşı Mustafa Kemal, 29 Ekim tarihinin anlamını soran Fahrettin Altay’a şöyle ifade etmiştir CUMHURİYET’in anlamını:“Mütareke’nin ilk günlerini hatırlarsın, saray ve hükümet teslimiyeti kabul etmişti. Hükümet sarayın saray da İtilaf Devletlerinin elinin altına girmişti, saray bu halinden ‘memnundu’. Fakat ben bunu kabul edemezdim, buna karşı koymakla bir çıkış yolunu temin ederek bu mazlum milleti tarih sahnesinden silmek, ortadan kaldırmak isteyenlere karşı harekete geçmek için kendimi vazifeli saymıştım. Dünyada tek başımızaydık, fakat benim inandığım mefkûreye benimle beraber olanlar da bağlandılar ve netice hâsıl oldu. Mütareke 30 Ekim 1918’de imzalanmıştı, vatan parçalanmış, istilaya uğramıştı, peki 30 Ekim 1918’den bizim İzmir’e girdiğimiz tarih olan 9 Eylül 1922’ye kadar kaç yıl geçti? 4 yıl. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti ilan ettik. İşte beş yıla sığdırdığımız büyük inkılâp! Bizim yaşadığımız şartlara duçar olmuş hangi milletin tarihinde bu vardır? Bu mazlum millet kendisinin hakkı olan yere ulaşmıştır, çektiğimiz sıkıntıların en büyük mükâfatı işte budur. Bütün dünya bunu görmüştür. Daha da görecekleri vardır. Beni en çok mesut eden hadise bu mazlum milletin hak ettiği bu yere gelmesidir“(…) Altay Paşa meraklı ve heyecanlı. Tarihi yaşamış ve yapmış Kuvayimilliye kuşağından. Onun için Altay Paşa biraz daha derinlemesine soruyor. “Neden tam 29 Ekim? Üç gün evvel 5 gün sonra da olabilirdi” diyor!“Mustafa Kemal bir an durup Fahrettin Altay Paşa’ya bakıyor. Sonra elini masaya vurarak: “Deyiniz ki Tarihten silinmek istenen bir milletin öcüdür” diyor.“Altay Paşa “Ama bundan hiç söz etmediniz” diyecek oluyor.“Mustafa Kemal yanıtlıyor: “Övünmek olur, övünmek, benimle beraber mefkûreye inananların, milletin ordumuzun hakkıdır” Ve sözlerini burada kesiyor Mustafa Kemal…” (Yurt Gazetesi, 29 Ekim 2013)

4-Görüldüğü gibi Mustafa Kemal Cumhuriyeti tarihten silinmek istenen bir milletin öcü olarak ifade ederken, şüpheli ve onun gibi düşünenler ise Mustafa Kemal’in ve Cumhuriyeti tarihten silmek istemektedirler.

Yukarıda açıkladığımız nedenlerle işbu suç duyurusunu yapma zorunluluğu doğmuştur.  

SONUÇ ve İSTEM  : Yukarıda açıklandığı üzere şüpheli hakkında soruşturma başlatılarak, iddianame düzenlenip anılan maddelerden yargılanmaları ve cezalandırılmaları için kamu davası açılmasını vekâleten dileriz. 12/11/2015

Suç Duyurusunda Bulunan Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanlığı

Vekilleri

Avukat F. Ayhan Erkan     Avukat Ali Serdar Çıngı        Avukat Pınar Akbina

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)