• BIST 108.153
  • Altın 153,462
  • Dolar 3,8314
  • Euro 4,5086
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 14 °C

Hukukçulardan ortak yorum: Erdoğan yargılanmalı

Hukukçulardan ortak yorum: Erdoğan yargılanmalı
'Anayasa Mahkemesi kararını tanımıyorum, uymuyorum' diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan Anayasa'yı bir kez daha çiğnedi, ABC'ye konuşan hukukçular Erdoğan'ın yargılanması gerektiğini söylediler.

ORHAN ŞAHİN/ABC GAZETESİ-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yurt dışı ziyareti öncesinden Anayasa Mahkemesi'nin tutuklu gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül hakkında verdiği 'hak ihlali' kararını 'tanımıyorum, saygı duymuyorum, uymayacağım' diyerek eleştirdi. Erdoğan'ın bu açıklaması ortalığı karıştırdı. Açıklamasının sonunda 'ortalık karışacak' diyen Erdoğan bugün de 'çıkışım isabetli' oldu dedi. 

Tüm bunlar yaşanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Anayasa Mahkemesi kararına uymayacağım' demesi yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Anayasal yeminine bağlı kalmayıp, Anayasa'yı çiğneyen Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sözlerinden dolayı yargılanabilir mi? ABC'ye konuşan YARSAV  eski başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ve Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Başar Yaltı yargılama için TBMM'yi işaret ettiler. Cumhuriyet Halk Partisi'nin hukukçu vekillerinden İlhan Cihaner ise Cumhurbaşkanı'nın yalnızca 'vatana ihanet suçundan' yargılanabileceğini, ifade etti. Cihaner ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin Erdoğan'a yanıt vermemesini eleştirdi, 'Ben Anayasa Mahkemesi Başkanı olsam istifa ederdim' dedi. 

 'KENDİNİ ANAYASA'NIN ÜZERİNDE GÖRÜYOR'

Yargıçlar ve Savcılar Sendikası (YARSAV) eski başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu Anayasa'da, Anayasa Mahkemesi kararlarının Cumhurbaşkanı dahil herkesi bağlayıcı hükümler olduğunu vurguladı. Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Avukat Başar Yaltı da 'Cumhurbaşkanı Erdoğan yeminine bağlı kalmadığı gibi, kendini Anayasa'nın üzerinde görüyor' dedi. 

omer.jpg

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Anayasa'yla çatışan bir kimlik ve kişilik olduğunu belirten Eminağaoğlu, dün yaptığı açıklama için 'Bunu sadece Anayasa'ya aykırılık değil, Anayasa'nın dışına çıkmak olarak değerlendiriyorum' ifadesini kullandı.

'İLK DEĞİL'

Cumhurbaşkanı'nın ilk kez Anayasa dışına çıkmadığını dile getiren Eminağaoğlu, 'Şimdiye kadar yapılan ihlallere kayıtsız kalındı. Bu durumun sürmemesi için kurumların konu üzerinde bir irdeleme yapması gerekir. Bu denetleme için de akla yürütmeyi denetleme boyutu bakımından Türkiye Büyük Millet Meclisi geliyor' diye konuştu. 

Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun açıklamaları şu şekilde; 

Anayasa'da, Anayasa hükümlerinin herkesi bağladığı, yine Anayasa Mahkemesi kararlarının herkesi bağladığı ifade edilmiştir. Cumhurbaşkanı da bu kapsamda kalmaktadır. Anayasa koyucu, bununla da yetinmeyip, Cumhurbaşkanı için ayrıca Anayasa'ya bağlılık yemini de öngörmüştür. Bu sistemde, Cumhurbaşkanı için, görev yönünden sadece vatana ihanet durumunda yargılama söz konusudur ki, bu da TBMM'deki çoğunluk iradesinin kararına bağlıdır. Mevcut tabloda uygulama yönünden buradan çözüm çıkması düşünülemez.

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçim sistemi getirilince, halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanının sorumsuz Cumhurbaşkanı gibi hareket etmeyeceği düşünülüp, görev sınırları dışına çıktığında denetimi ve ne yapılması gerektiği yolunda Anayasada hükümler öngörülmemesi bu tabloyu ortaya çıkarmıştır. Bu durum Erdoğan'ın şahsında daha ayrı bir boyut kazanmıştır.

Ancak Anayasa'nın 2'nci maddesinde Cumhuriyetin hukuk ve demokratik niteliğinden söz edilmiştir. Bu nitelikler kağıt üzerinde kalan değil, yorumlanarak, uygulanan, sorunların çözümünde başvurulan, güvence oluşturulan niteliklerdir. Anayasalar doğrudan uygulanan değil, soyut norm getiren metinlerdir. Yasama organının,  "Anayasa dışına çıkan" yürütme organı içindeki Cumhurbaşkanını denetleyememesi düşünülemez. TBMM'nin, Cumhurbaşkanı Anayasa dışına çıkmakla, Cumhuriyetin bu nitelikleri ile çatıştığını tesbit eden bir karar alması olanaklıdır. Böyle bir durumla karşılaşılması düşünülmeyince bu konuda bir hüküm de getirilmemiştir. İlk kez karşılaşılan böyle bir durumda yapılacak bir şey yok denilmemesi, hukuk ve demokrasiyi etkin kılmak için Anayasa'nın 2 nci maddesine başvurularak tesbit edici bir karar alınması için bir adım atılması, önerge verilmesi gerekmektedir. Hukuk ve demokrasiyi koruma altına alan Anayasa'da, hukuk ve demokrasiye yönelik böyle bir açık saldırı da, kurumlar görevini yerine getirmeli, sistem acz içinde gösterilmemelidir. Mutlaka ve mutlaka bir adım atılmalıdır. TBMM ve ayrıca siyasi partiler TBMM'de, Anayasa'nın 2 nci maddesi uyarınca hukuk ve demokrasiyi nasıl uygulayacak ve nasıl koruyacaktır.

'ÜNİVERSİTELER SESSİZ KALMAMALI'

Öte yandan Anayasa'ya, hukukun üstünlüğüne, yerel mahkemede devam eden davaya açık bir saldırı niteliğindeki açıklamalara da, Anayasa Mahkemesi, barolar dahil tüm hukuk kurumları ve üniversiteler sessiz kalmamalıdır.

Erdoğan, tüm sistemi kendisine göre biçimlendirme iradesini, halen yetki ve görevlerini yerine getirirken de hangi anlayışla hareket ettiğini yansıtmıştır. Her şeye hakim olma amacını, kendi bakışına göre hiç bir şeyin ortaya çıkmaması ortaya koymaktadır. Amaçladıkları gerçekleşmedikçe de, mevcut görevlerini de yeterli görmemektedir. Sorumsuz Cumhurbaşkanı iken ortaya çıkan bu davranışı ve sonuçları düşünüldüğünde, yeni bir Anayasa ile görevleri artırılarak başkan sıfatını taşıdığında yaşanacaklar öngörülerek, neden başkanlığa hayır denilmelidir sorusu da bu olay nedeniyle ayrıca yanıtını bulmaktadır"

SÖZ KONUSU ERDOĞANSA...

Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Başar Yaltı da Cumhurbaşkanı'nın Anayasa'yı çiğnediğini belirterek başladığı konuşmasında, 'Söz konusu Cumhurbaşkanı olunca hukuk bitiyor. Cumhurbaşkanı yeminine bağlı kalmadığı gibi, kendini Anayasa'ya bağlı saymıyor' dedi.

basar.jpg

'Cumhurbaşkanı'nın  tek adam olma ve başkanlık hevesi hukuki bir statüye dayanmadığı için bunu hukukla açıklamak mümkün değil. Cumhurbaşkanı hukuk dışıdır' diyen Yaltı, ' Her Anayasa ihlali Cumhurbaşkanının yargılanmasını gerektirmez. Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesi'nde 105'inci maddeye göre Yüce Divan'da yargılanır ama yargılanması için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin dörtte üçünün cumhurbaşkanının vatana ihanet ettiğine dair kanaat getirmesi gerekir. Cumhurbaşkanı seçildiği günden bugüne kadar Anayasa'yı zaten tanımıyor.    

'MECLİS KARARIYLA SUÇLANABİLİR'

Cumhurbaşkanı'nın ancak Meclis'in dörtte üçünün 'vatana ihanet suçunun işlendiğine dair suçlaması halinde yargılanabileceğini söyleyen Yaltı, 'Meclis'te de böyle bir irade çıkması imkansız. Meclis zaten fonksiyonsuz. Bunun örneğini dün yine sizin gazetenizde gördüm bir milletvekili önce AYM kararını sevinçle karşıladığını söylüyor, Erdoğan'ın beyanlarından sonra iradesini değiştiriyor AYM kararını eleştiriyor. Böyle bir Meclis'ten ne bekleyebilirsiniz.' şeklinde konuştu.

'ANAYASA'NIN FONKSİYONUNU ORTADAN KALDIRMAK VATANA İHANET SUÇUDUR'

Erdoğan'ın AYM kararına uymuyorum açıklamasıyla vatana ihanet suçunu işlediğini belirten Yaltı, "Cumhurbaşkanı 104'üncü maddeye göre, 'Anayasa'nın uygulanmasını gözetmekle görevli' bunu yapmadığı halde kendisi bizzat Anayasa'yı ihlal ediyor.  Türk Ceza Kanunu'nda 'vatana ihanet' diye açık tarif edilmiş bir suç yok. Ama burada kast edilen nedir? Mesela Anayasa'yı hiç tanımamak, Anayasa'nın fonksiyonunu ortadan kaldırmak, bunlar gerçekleşmişse 'vatana ihanet suçu' gerçekleşir diye düşünüyorum" dedi. 

'SİYASİ KRİZ VE DEMOKRATİK KRİZ'

CHP İstanbul Milletvekili eski savcı İlhan Cihaner de Erdoğan'ın açıklamasının  siyasi ve demokratik kriz olduğunu söyledi. Erdoğan'ın açıklamalarına tepki ve yaptırımın toplumsal ölçekte olması gerektiğini ifade eden Cihaner, 'Bir kere her şeyden önce o açıklamaya yaptırım ve tepkinin toplumsal olması gerekir Anayasa Mahkemesi herhangi bir açıklama yapmıyorsa, istifa etmiyorlarsa, Yargıtay yeri göğü birbirine katmıyorsa, hukuk fakülteleri aydınlar bunu karara dair bir eleştiri olarak kabul ediyorlarsa tek yol budur' diye konuştu.  

'SORUN ÇOK DERİN'

ilhan.jpg

Cihaner Anayasa'nın 153'üncü maddesinde AYM kararlarının herkesi bağladığına işaret ederek 'Tayyip Erdoğan'ın daha önce de daha vahim tehditleri olmuştu. Eğer hukuktan gidecek olarak bu siyasi bir krizdir. Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağına dair yemin etmiş bir kişi, Anayasa'nın 153'üncü maddesinde açıkça yazan AYM kararları Resmi Gazete'de derhal yayınlanır ve kamu kurumları, tüzel kişileri, mahkemeleri, herkesi bağlar diyorsa aslında sorun çok derindir. Öteden beri süregelen siyasi krizin göstergesidir' dedi. 

'VATANA İHANET TANIMI YOK'

Cihaner, 'Eğer hukuk üzerinden bu eyleme yaptırım arıyorsak Anayasa'ya bakmamız lazım. Anayasa malesef Cumhurbaşkanının vatana ihanet dışında suçlandırılamayağını öngörüyor. Bu açıklama vatana ihanet anlamına gelir mi? Vatana ihanet tanımı hukukumuzda yok, Anayasa'ya aykırı her hareket, vatana ihanet tanımına alınabilir' diyerek Cumhurbaşkanının yalnızca vatana ihanet suçundan yargılanabileceğini hatırlattı.  

'AYM BAŞKANI İSTİFA ETMELİ'

Anayasa Mahkemesi'nin Erdoğan'ın açıklamasına sessiz kalmasını eleştiren Cihaner, Bu bir karar eleştirisi değildir. Mahkemeyi tanımadığını, kararı tanımayacağını söylüyor. Ben Anayasa Mahkemesi Başkanı olsam zehir zemberek bir açıklama yaparak bu sözünü geri alması gerektiğini söylerim ya da istifa ederim' ifadelerini kullandı. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)