• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -8 °C
  • İzmir 2 °C
  • Adana 4 °C
  • Antalya 5 °C

Hükümet ülkeyi nereye taşımaya çalışıyor?

Torun Ahmet TÜRKMEN

Yeni yıla girdiğimiz bu günlerde, cumhuriyet tarihimizin en zor, zor olduğu kadar şiddetin,  dayatmaların ve baskıların yoğunlaştığı  yılı geride bırakıyoruz. 2016 yılın da çok zorlu bir yıl olacağı da ortada.

Yaptıkları hırsızlık, yolsuzluk baskısı ile, iktidarda kalmak zorunda hisseden siyasal iktidar ve onun başındaki kişinin hukuksuzlukları her gün yeni bir boyut kazanıyor. Cumhurbaşkanın gücünü arttırma çabası ve kendisini “kontrolsüz güç” haline getirmek isteği toplumun her kesiminde olduğu gibi, kendi partisinde bile tepkilerle karşılaşıyor.

İktidarın; toplumun nabzını tutmakta zorlandığı, acz içinde kaldığı, şiddeti daha da arttırdığı gözleniyor. İktidar, dini inançlarla oynayarak toplumu kontrol etmenin  bir sınırının olduğunu görüyor.

Hükümet;  iş çevrelerinden yeterince destek almadığını görüyor. Destekleyenlerinde ya yandaş ya da “üzerimize gelirler” korkusuyla desteklediğini biliyor. Toplumun her kesimiyle çatışan bir iktidar görüntüsü oluşturuyor.

Geçmişten farklı olarak şunları görmemiz gerekir; artık toplumsal duyarlılık ve muhalefet sadece siyaset noktasında kalmıyor. Bunun yanında çağdaş kent ve şehir planlamasından, çevre duyarlılığa kadar, nükleer santrallerden, hak ve özgürlüklere kadar geniş bir yelpaze oluşturuyor.

Hükümet tüm bunları görüyor ve bu nedenle kendini korumak için özel kontrol mekanizmaları oluşturmaya çalışıyor.

Dış politikada tam bir kaos yaşanıyor. Komşularının tümüyle sorunlar yaşıyor. NATO, ABD, Avrupa gibi müttefik gözükenler dahi iktidarı sivil darbe yapmakla itham ediyorlar. Kısacası Cumhuriyet tarihimizin en yalnız iktidarı durumuna düşüyor.

Yaşadığımız günlerin temel bir sorusu var; Kürtler’le ipler koparılıyor mu, gelinen noktada gerçekten Kürtler son virajda mı?

 Son dönemlerde yaşadığımız süreçleri incelediğimizde, bu soruyu tersten sorup, şu sorunun cevabını bulmamız gerekiyor;  Hükümet ve Kürt siyasal hareketi, Türk ve Kürt halklarının birlikte yaşamlarını istiyorlar mı? Bu konuda yaklaşık bir mutabakata varmış gözüküyorlar.

Aylardır devam ederek, iç savaş boyutuna varan, insan faktörünün tamamen yok sayıldığı çatışma ortamının taraflarının, sanki yaşanmakta olan ve felakete doğru giden bu süreçten hoşnut bir görüntü sergilemeleri dikkatlerden kaçmıyor.

 Sanki, el birliği ile kopuşun psikolojik ortamı yaratılmaya çalışılıyor. Kim bilir belki de geri dönülmez bir nokta öngörülüyor.

Halk bu gerginlik ve savaş ortamından bıktırılıp “ne olursa olsun” noktasına getirilmek isteniyor. Belki de “Üst akıl”ın telkiniyle her iki kesime de ayrı ayrı cennet vaat ediliyor. Şu bilinmelidir ki Kürtlerin ezici bölümünün Türklerle ( HDP’ye oy versin ya da vermesin) birlikte yaşama iradesi biliniyor. Buna rağmen tersi bir iradenin dayatılması görüntüsü düşündürücü olsa gerekir. Ayrıca, yüzyıllardır iç içe yaşamış, her anlamda derin bağlarla birbirine bağlanmış halkları birbirinden ayırmaya çalışmanın içinden çıkılmaz sorunları da birlikte getireceğinin bilinmesi gerekmiyor mu?

Tüm bu acılı süreç yaşanırken halka ”Sen ne istiyorsun” sorusunu soran oldu mu? Halk bu işin neresinde? Halktan yüzde 50 oy alan da, halkı adına hareket ettiğini söyleyende bunu önemsiyor mu? Sanmıyorum.

Kürt sorununun demokratik bir şekilde, özgürlükçü bir anlayışla çözümünü şiddetle isteyen biri olarak, hala yapılması gereken çok şeyin olduğunu düşünüyorum. Hükümetin bu baskıcı, kıyıcı, yok edici uygulamalarının uzun süre devam edebileceğini ve buna gücünün yeteceğini düşünmüyorum.

Yeni bir demokratik sürecin başlayabileceğini öngörüyor, bunun için iç ve dış dinamiklerin oluşmakta olduğunu görüyorum.

Bu süreç aynı zamanda özgürlükçü, demokratik bir Anayasa oluşturma süreci olacaktır.            

                

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.