• BIST 108.527
  • Altın 144,734
  • Dolar 3,5025
  • Euro 4,1220
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 30 °C

Hulusi Akar’ın önüne yatanlar kim?

Hulusi Akar’ın önüne yatanlar kim?
Sıradan yurttaşların tepkilerini derhal “yancılık”, “hödüklük”, “PKK’ye hizmet”, “Fethullah güdümüne girmek” vs. üslup ve ithamlarla karşılayanlar acaba, Birinci Dünya Savaşı’nda komutanlarını korkusuzca eleştiren Mustafa Kemal’li nasıl suçlarlardı?

Ali TAŞKESEN
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın maiyetiyle birlikte Erdoğan’ın kızı Sümeyye’nin nikâh törenine katılması ve nikâh şahitlerinden birisi olmasının muhalefette yarattığı infial dinmiyor ve dinmeyecek gibi.

Türk subaylarına çuval geçirilmesi olayının komutanından madalya alması, Çetin Altan için taziye mesajı, gerici ve iftiracı Akit gazetesinin başyazarı Hasan Karakaya için “Türk gazeteciliği açısından yeri doldurulmayacak bir boşluk” tanımlaması yaparak Genelkurmay Başkanlığı adına başsağlığı dilemesi ve daha pek çok tutumu özellikle de demokrat ve cumhuriyetçi çevrelerde Akar’a karşı büyük bir güvensizlik oluşmasına yol açmıştı.

Nikâh şahitliği ile bu güvensizlik büyük bir protestoya dönüştü.

AKAR’I SAVUNANLAR

AKP çevreleri olanları seyretmekle yetinirken, Akar’a MHP ve Vatan Partisi sahip çıktı. Devlet Bahçeli, Hulusi Akar’ın nikâh şahitliğinden rahatsız olan varsa, kendisini “Ya Kandil’in ya da HDP’nin kollarına bıraksın” diyerek, “manevi görevini yapan Genelkurmay Başkanı’nın hedef haline getirildiğini” öne sürdü. Bahçeli’ye göre, Genelkurmay Başkanı’nı eleştirmek “terbiyesizlik”ti!

Vatan Partisi ise eleştirilere cevabı sosyal medyada veriyordu. VP Genel Başkan Yardımcısı Utku Reyhan sosyal medyada, “Hulusi Akar istifa diyen PKK ve Fethullah yancılarına. Vatan Partisi’nin kalbi Genelkurmay Başkanı şahsında savaşan Mehmetçiğimizle atıyor!” mesajı yayınlarken, bazı Vatan Partisi üyeleri de Genelkurmay Başkanı’nı savunan bir kampanya başlatıyordu.

Akar’ı eleştirenleri, “Fethullah güdümlü Sözcü gazetesinin dolduruşuna geliyorlar. PKK koltukçusu CHP yönetiminin tezgahına düşüyorlar” şeklinde suçlayan Vatan Partisi’nin merkez yöneticilerinden Hüseyin Karanlık ise, sosyal medya hesabında bir adım ileri giderek, Hulusi Akar’ı, “cumhuriyetçilik ya da laiklik adına” eleştirenleri toptan “ya kötü niyetli ya da hödük” olarak niteliyordu!

Bahçeli ve Perinçek’in Hulusi Akar’ı savunma gerekçeleri, eleştirilerin, “teröre karşı mücadeleyi zaafa uğratması” ve “devlet protokolü” idi. Cumhuriyet rejimlerinde Cumhurbaşkanı’nın kızının nikâh törenine katılmanın devlet protokolü olamayacağı gerçeğini her iki kesimin de bilmediklerini var sayalım! Peki, bu çevreler toplumsal tepkiyi böylesine seviyesiz ithamlarla karşılarken en çok savunduklarını iddia ettikleri Mustafa Kemal Atatürk’ü de bilmiyorlar mı?

ELEŞTİRİ SAVAŞI ZAAFA UĞRATIR MI?

Her eleştiri illâ ki, düşmana yarar mı, tartışmasına girmeyeceğim. Bu kadar geri bir seviyeden tartışmayı reddediyorum. Ancak, burada Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün hayatı boyunca üstlerini eleştirmeyi neredeyse adet haline getirdiğini örneklemek istiyorum.

Mustafa Kemal Atatürk bütün hayatı boyunca doğru bildiğini her yerde dile getirmekten çekinmeyen tavrı ile bilinir. Öğrencilik hayatında, subay olarak görev yaparken, Ulusal Kurtuluş Savaşı esnasında ve ardından kurulan Cumhuriyet döneminde de, doğru bildiğini her ortamda dile getirmekten bıkmadı. Elbette, bu tavrı nedeniyle dışlandığı, görev alamadığı zamanlar oldu. Ancak, Mustafa Kemal için tek bir doğru vardı: “Hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ülkü neyse onu görecek, o hedefe yürüyeceksin!”

Daha 1914 yılında, İstanbul’da kendisi hakkında yapılan dedikoduların söz konusu edildiği bir mektubunda Kazım Karabekir’e şu uyarıyı yapmaktan geri kalmaz: “Haysiyetsiz subayların nasıl felaketler hazırlamaya yatkın olduklarını, maalesef lüzumundan fazla tecrübe ettiğimiz için, ordudaki subayların yetiştirilmesi hakkındaki esas fikrin, şeref ve haysiyeti yüksek tutmaya yönelik olması gerektiği inancındayım.”

Mustafa Kemal bu çerçevede hareket etti. Yeri geldi komutanını, yeri geldi Genelkurmay Başkanı’nı eleştirmekten çekinmedi. Ama, kimse O’na bu nedenle düşmana hizmet ettiği iddiasında bulunmadı! En çok tartıştığı Enver Paşa bile böyle bir ithamda bulunmadı.

BİR KORKUSUZ ADAM; MUSTAFA KEMAL

En iyisi, somut örnekler verelim: 1915. Birinci Dünya Savaşı bizim için fiilen Çanakkale’de başladı. Yarbay Mustafa Kemal Çanakkale’de 5. Ordu Komutanı Liman vonSanders’in emri altında 19. Tümen Komutanı olarak görevlendirilmişti. Ancak, Mustafa Kemal Liman Paşa hakkındaki kanaatini Başkumandan Vekili Enver Paşa’ya iletmekten çekinmedi:

“Vatanımızın müdafaasında kalp ve vicdanları bizim kadar çırpınmayacağına şüphe olmayan, başta vonSanders olmak üzere, bütün Almanların fikirlerinin üstünlüğüne itimat etmemenizi kati surette temin ederim.”

Daha sonra, yine sıcak çatışmaların ortasında, 20 Eylül 1917’de, Başkumandan Vekili Enver Paşa’ya, 7. Ordu Komutanı sıfatıyla, kullanılabilecek en ağır ifadeyi içeren mektubunu gönderir:

“İçinde bulunduğumuz bataklıktan Almanlarla beraber kurtulmak zaruri ise de, Almanların bu zaruretten ve harbin uzamasından istifade ederek bizi sömürge şekline sokmak ve memleketimizin bütün kaynaklarını kendi ellerine almak siyasetinin karşısındayım.  Ve devlet ricalinin bu hususta hiç olmazsa Bulgarlar kadar bağımsız ve kıskanç olmalarını lüzumlu görürüm.”

İnsan sormadan edemiyor, 21. yüzyılda sıradan yurttaşların tepkilerini derhal “yancılık”, “hödüklük”, “PKK’ye hizmet”, “Fethullah güdümüne girmek” vs. üslup ve ithamlarla karşılayanlar acaba, Birinci Dünya Savaşı’nda komutanlarını korkusuzca eleştiren Mustafa Kemal’li nasıl suçlarlardı?

Bu konuda Bahçeli veya Perinçek’in bir görüşü var mıdır?

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
  • Vallahi Sizi Sileceğiz!09 Ağustos 2017 Çarşamba 22:10
  • Ay, bana tutuldu09 Ağustos 2017 Çarşamba 14:19
  • Kandırılmanın evrimi07 Ağustos 2017 Pazartesi 16:43
  • İşçi sınıfının ve dünya halklarının Enternasyonalini yeniden inşa etmek zorundayız07 Ağustos 2017 Pazartesi 13:24
  • Kriz değil, çöküş...07 Ağustos 2017 Pazartesi 12:14
  • Hayallerinizi Bırakın, Sorulara Cevap Verin Ayhan Bey!04 Ağustos 2017 Cuma 22:41
  • İslamcı rejim için erketeye yatmak; Nuray Mert vakası04 Ağustos 2017 Cuma 18:53
  • Açgözlülük, tamah ve kıskançlık03 Ağustos 2017 Perşembe 15:10
  • Ucundaki yeme değil, takılı olduğu kancaya dikkat!02 Ağustos 2017 Çarşamba 15:52
  • AKP İktidarının Gerçeklerle Kavgası30 Temmuz 2017 Pazar 13:02
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)