• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 17 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 23 °C

Hüseyin Gülerce'den Arınç'a tepki

Hüseyin Gülerce'den Arınç'a tepki
Eski Gülenci yeni Erdoğancı Hüseyin Gülerce, Erdoğan'ı eleştiren Arınç'ı 'Kaybedenlerin safını seçmekle' eleştirdi.

Yaklaşık 40 yıl Gülen Cemaati'nin içinde yer alan ve son 20 yılda 'Gülen'in sağ kolu' olarak anılan Hüseyin Gülerce, AKP-Cemaat kavgası başlayınca bir süre gözlem yaptıktan sonra savaşın AKP lehine gheliştiğini görünce cemaat gemisini terk ederek Erdoğan dümenindeki 'AKP gemisine' atlamıştı. 

Yıllarca 'Hocaefendi' dediği Gülen'e şimdi en ağır hakaretleri ve suçlamalrı yönelten ve siyaset dünyasında  "vefasızlık" ya da "beklentilerin karşılanamaması" nedeniyle eski dostların karşı karşıya gelmesini kaçınılmaz olduğuğu belirten Gülerce, Arınç'ı ise 'Kaybedenlerin safını seçmekle' eleştirdi.

İşte eski Gülenci yeni Erdoğancı Gülerce'nin 'yandaş klavuzu' niyetine ookunabilecek o yazısı:

Arınç kaybedenlerin safını tercih etti

Devlet yönetiminde, siyaset sahnesinde ister vefasızlık, ister beklentilerin karşılanamaması, ister politikanın doğası deyin en yakın dostların karşı karşıya gelmesi adeta kaçınılmazdır.

Ancak AK Parti örneğinde Erdoğan-Gül-Arınç arkadaşlığı, bilhassa zor günlerin içinden kardeşçe, dostça dayanışma sayesinde geçme başarısı, bir istisna gibi görüldü. Şahsen ben hep öyle baktım. “Erdoğan’la Gül’ün, Erdoğan’la Arınç’ın arasını açamayacaklar, fitneciler ne kadar uğraşsa bu güzel insanları birbirine düşüremeyecekler” diye düşündüm.

Bir yere kadarmış... Gerçekler acıdır, yaydan çıkan okun artık hiç atılmamış gibi görülmesi imkânsızdır. Bu meselede üslup yanlışlığı yaralayıcı olur, oluyor. Erdoğan-Gül-Arınç konusunda eleştirileri hiçbir zaman hakarete dönüştürmemeli, amigoluk yapmamalı, yüz yüze bakabilme ölçüsünü kaybetmemeliyiz.

Ben bu meselede istikrarı, Yeni Türkiye’yi, kalkınmayı temsil ettiği için, Türkiye ateş çemberinden geçtiği için Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ı destekliyorum. Sayın Arınç’ın yaptıklarına, ülkemiz menfaatleri açısından bir anlam veremiyorum.

Sayın Arınç, “kenara çekilip susmam gerekir” demesine rağmen AK Parti Kongresi’nin öncesi akşam (11 Eylül 2015) ve 1 Kasım seçimlerinden bir hafta önce (24 Ekim 2015)  televizyon kanallarına çıkarak Sayın Erdoğan’a gerçekten ağır eleştiriler yöneltti. AK Parti iktidarı dönemindeki bütün kararlardan ve uygulamalardan sorumlu olduğu halde kendini ayrı tuttu. “Bizdik, ben olduk” dedi. Sayın Erdoğan’dan “birileri” diye bahsedip “sevgim azaldı” dedi. Verdiği söze rağmen susmadı, hem de AK Parti’nin ihtiyaç duyduğu birlik sahnelerinin tersine, hep nefsini konuşturmayı tercih etti.

Neden konuşma gereğini, hem de ilginç zamanlamaları tercih ederek duydu? Bu konuşmaların kendisine ve AK Parti’ye ne faydası oldu?

Sayın Arınç, 7 Haziran’dan sonra ısrarla AK Parti-CHP koalisyonu istedi. Bunu televizyonlarda da söyledi. Üstelik Kılıçdaroğlu’nun sorumlu davrandığını belirtti. “Sizce sorumlu kim” sorusu üzerine “Ona girmem, konu başka yerlere gider” diyerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı işaret etti. Ama şimdi görüyoruz ki CHP ile koalisyon AK Parti’nin intiharı olurmuş. Bu felâketten AK Parti’yi Erdoğan kurtardı. Sayın Arınç bu konudaki yanlışından pişmanlık duyduğunu ve Erdoğan’ın liderliğinin takdir edilmesi gerektiğini hiç söylemedi.

Bugün, 1 Kasım seçimlerinden sonra Türkiye tek başına iktidar olan AK Parti ile istikrarı yakalamışken, üstelik PKK terörü azdırılmış, her gün şehitler verirken, Sayın Arınç yine ters konuşuyor. CNN Türk’te Taha Akyol’un Eğrisi Doğrusu programında “Dolmabahçe mutabakatını” gündeme getirerek böylesine kritik bir dönemde Erdoğan’ı suçluyor. Ne elde edeceksiniz Sayın Arınç? Bunu neden yapıyorsunuz? Gün, zihinleri bulandırma günü değil ki. PKK terörüne, hendeklere, suikast silahlarına, devlete silahlı isyan etmeye dair konuşmanız gerekmez miydi?

Tam da bütün Erdoğan düşmanlarının, AK Parti muhaliflerinin söylemine sarılmanız, Doğan medyasını arkalamanız AK Parti tabanını nasıl üzüyor farkında değil misiniz? Kaybedenlerin safında yer almanız sizi hiç rahatsız etmiyor mu? Kimin değirmenine su taşıdığınızın farkında değil misiniz?

Sayın Arınç, siz bir defasında “yeni Genel Başkan ve dolayısıyla Başbakan arayışları sürecinde ismi geçenlerden birisi olarak ben ve bazı arkadaşlarımız da yarışın içindeydik” dediniz. Şimdi sizin için üzülen, kızan insanlar, “başbakan olsaydı, böyle yapmazdı” diyorlar. “Bu partiye dışarıdan gelenlere bile bizden daha fazla değer verilmiştir” sözünüzü hatırlayanlar, “mesele bu mu?” diye soruyorlar.

Sayın Gül ve Arınç, muhalif cephenin Erdoğan’a ve AK Parti’ye karşı kendilerinden medet umdukları insanlar haline geldiler. Bu da onları takdir etmiş, sevmiş insanlar için gerçekten üzücü...

Dışarının ve içerinin tahrikleriyle bazı hesaplara alet olup Erdoğan’ın karşısına çıkarlarsa, Gül de Arınç da kaybedecektir. Millet, Gezi olaylarında, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ve 1 Kasım’da olduğu gibi yine Erdoğan’ı destekleyecektir.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)