• BIST 102.258
  • Altın 190,182
  • Dolar 4,5880
  • Euro 5,3948
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 30 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 29 °C

‘İki yol var’ demiştin, hangisini seçeyim?

Alev DOĞAN

Yeni yıla kanla açınca gözlerimizi yazmayı tasarladığım her şeyi çöpe attım. Dostlarımla telefonlaştım, artık aklımızın alamayacağı kadar büyük bir şiddetin içerisinde debelenip durmanın yarattığı öfke vardı seslerinde. ‘Yazık’ dediler yazık bu memlekete…

Birdenbire boşalan yolların ortasında bulunca kendimizi, aklıma eski bir dost geldi. Görev için gittiği Anadolu’nun küçük bir kasabasında memlekete dair uzun sohbetler yaparken arkada hep çok sevdiği bu şarkı çalardı, Mavi Sakal-İki Yol… ‘Alev’ derdi, çok kötü günlerin eşiğindeyiz. Hak verirdim vermesine ama işte tahayyül etmek ile somut olarak o durumun içerisinde yaşamak arasında bir miktar açı var. Bölünüp giden nehirler gibi yollarımızın ayrıldığı o dostun bugün haberleri okurken ne düşündüğünü az çok tahmin edebiliyorum ama ne hissettiğine dair pek de bir fikrim yok. Hoş dakikalar sonra nasıl bir ruh haline sahip olacağımızı bizler bile kestiremiyoruz ki başkaları adına fikir yürütelim…

Ama bu değişken insanlık halleri içinde değişmeyen bir gerçek var, o da biz insanların nilüferlere nasıl da benzer olduğu gerçeği. Suyun üzerinde salınıp dursak da bizi toprağa bağlayan gizli köklerimiz var. Bu yüzdendir ki bu ülke bizi öldürmek isteyenlerin değil bizim ülkemiz. Bu gerçeği en başa yazın emi…

Emperyalizmin Suriye’ye müdahale planlarını devreye soktuğu süreçte, bu işgale karşı çıkarken, dost ve kardeş Suriye halkının direnişinin meşru olduğunu ifade ederken, dinci-liberal koronun demokrasi savaşçısı olarak pazarladığı cihatçı çeteler tarafından kana bulanıyor memleketimiz. Emperyalizmin taşeronu bu çeteleri ifşa ettiği için, Kafka’nın Dava romanındaki sahneleri aratmayan mizansenlerle tutuklanıyor gazetecilerimiz. Diyanet, gerici basın eliyle hedef gösteriliyor yurttaşlarımız. 

Nasıl yaşayacağımızdan, ne düşüneceğimize varana kadar bize ait olan ne var ne yok ise bu güruhun onayına tabi ise, maaşları bizim vergilerimizle ödenen diyanet denen kurumun bütün işi tecavüzü, tacizi, şiddeti, çocuk istismarını meşrulaştırmak için fetvalar vermekse, tarikat liderleri toplumun ileri geleni olarak pazarlanıyorsa, memleketin bizlere duyduğu ihtiyaç ile bizim memleketimize duyduğumuz ihtiyaç arasındaki açı kapanmış demektir. Geleceğimiz artık göbekten birbirine bağlanmış demektir. 

Bu ülkenin dürüst ve namuslu yurttaşlarının önünde iki yol var şimdi; ya boyun eğip bu zifiri karanlığın üzerimize çökmesine izin vereceğiz ya da mücadele edip bu karanlık yolun sonunda doğacak güneşi hep beraber göreceğiz!  

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)