• BIST 106.825
  • Altın 145,460
  • Dolar 3,5178
  • Euro 4,1299
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 34 °C
  • Adana 31 °C
  • Antalya 29 °C

İlerici birikim ve Kürt sorunu

İlerici birikim ve Kürt sorunu
ABC / Günün Analizi

İmralı’dan Abdullah Öcalan’ın ve HDP sözcülerinin son birkaç günde söylediklerine bakılırsa yeniden bir “çözüm” sürecinin başlatılması pek sürpriz olmayacak.

Çünkü, Türkiye'nin siyasal ve entelektüel ortamında uzun süredir tuhaf bir durum yaşanıyor.Sağlı-sollu liberaller, kendilerini hala solda sayan kimi çevreler ile Kürt siyasal hareketini oluşturan bileşenlerin neredeyse tamamı, bu toprakların ilerici ve aydınlanmacı birikimi ve geleneğinden kopmuş görünüyor.

Bu çevrelerin hala laikliği savunma konusunda açık bir tutum alamaması, gerici-dinci kuşatma karşısında sessiz kalması, toplumun Ortaçağ karanlığına sürüklenmesine güçlü bir itiraz yöneltememesinin nedeni budur.

Öyle anlaşılıyor ki, yine bu çevreler Kürt sorununun, Soğuk Savaş artığı gericiler, AKP  ve İslamcı hareketle çözüleceğine, tahminimizden çok daha fazla yatırım yaptıkları anlaşılıyor. HDP’de yer alan grupların bir süredir yaşadıkları derin hayal kırıklığına bakınca, durumun sanılandan da vahim olduğu görülüyor.

Daha kötüsü, bütün bir modern tarih boyunca muzlum halkların en büyük düşmanı olan emperyalistlerin himmeti ve desteği ile Kürt sorununun çözülebileceği anlayışı da, yine sandığımızdan hayli yaygın bir eğilim haline gelmiş durumda.

Bu gelişmenin yarattığı siyasal ve tarihsel sonuçlardan biri şudur; Kürt hareketi ve onlarla ittifak halindeki kimi sol çevre ve liberaller bu ülkenin modernleşme ve aydınlanma geleneği ile ilerici birikiminden büyük ölçüde koptu.Bu durum solun tarihsel kaynaklarına da varlık gerekçesine de tamamen aykırı.

Öyle bir akıl tutulması yaşandı ki, AKP ile yürütülen ve adına “Çözüm Süreci” denilen siyaseti eleştiren, bu trafiğe kuşkuyla bakan herkes ve hemen her çevreya darbeci ve Ergenekoncu ya da ulusalcı ve faşist ilan edildi.

Oysa onların saldırdıkları bu çevreler, Kürt sorununun eşitlik içinde, adil ve demokratik bir anlayışla çözümü için gerçek bir toplumsal ve siyasal dayanak/zemin oluşturuyordu. Hala da öyledir.

Önüne gelen herkese ahmaklık ve cehaletle “faşist” diye saldırmayı "solculuk" sanıp alışkanlık haline getirenler, bugün AKP ve Türkiye gericiliğinin karşısında, derin bir şaşkınlık içinde ittifak yapacak “ulusalcı” arıyor. Ancak, ilişkileri öylesine bozmuş ve ortak zeminleri akılsızca öyle imha etmiş durumdalar ki, ne yazık ki ittifak yapacak cumhuriyetçi bir gücü ya da çevreyi umdukları kolaylıkla bulamadılar.

Abdullah Öcalan’la uzun bir aradan sonra İmralı Cezaevi’nde görüşen kardeşi ve avukatının aktardıklarına bakılırsa; yakın gelecekte AKP ve PKK arasında yeni bir “çözüm” sürecinin başlatılması hiç de sürpriz olmayacak.

Çünkü, 15 Temmuz darbesinden önce -ki bu süreyi 7 Haziran 2015 seçim sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren almak gerekiyor- içeride ve dışarıda büyük bir yalnızlık içine düşerek adeta tecrit olan AKP iktidarı, daha önce çatıştığı güçlerle uzlaşma yolları aramaya başlamıştı. Darbe kalkışmasından en ağır yarayı alarak çıkan Erdoğan-AKP iktidarı, can havliyle İsrail’le ilişkileri düzeltme, Rusya’dan özür dileyerek yeniden bağ kurmak gibi hızlı ve fakat kimseyi tetmin etmeyen adımlar atmaya başladı. İçeride de cumhuriyetçilere karşı iki yüzlü bir uzlaşma girişimi, adına “Yenikapı mutabakatı” dedikleri bir yedekleme operasyonu başlattı.

Dolayısıyla, Erdoğan yönetiminin zor yoluyla iptal ettirdiği 7 haziran 2015 seçimlerinden sonra başlatılan ve yaklaşık 9 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan PKK ile savaşı da sürdürmeleri mümkün değildi. Ayrıca çatışmaların büyümesi ve yayılması TSK'nın inisiyatifini de yeniden artıracaktı. Bu nedenle söz konusu çatışma ortamını da yatıştıracak bir adım atmaları gerekiyordu.

Ancak, bir yandan HDP’li belediyelere kayyum atayarak diğer yandan da bir çatışmasızlık ortamı oluşturmak pek mümkün görünmüyor.Bütünlüklü bir bakışa sahip olmayan ve şark kurnazlığıyla ülke idare etmeye çalışan AKP’liler, muhalefetin aymazlığı nedeniyle, korkarız kısa vadede olmasa bile orta vadede bu krizden de çıkacaklar. Zaten HDP ve çevresi bütün tekliflere açık ve hazır görünüyor.

Hiç kuşku yok ki AKP, 15 Temmuz’dan sonra şirazesi dağılan iktidarını toparlayıp yeniden güçlendirdiğini gördüğü zaman bir kez daha Kütlere ihanet edecek ve CHP dahil sola saldırmaya başlayacaktır.

Kimse aynı tuzakta bir kez daha tökezlenmesin diye anımsatmak istedik.

Keskin Kalem

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)