• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 10 °C
  • Adana 16 °C
  • Antalya 14 °C

İlk mahpuslardan: Kurtul Altuğ!

Nahit DURU

Bir Kurtul Altuğ geçti basın dünyamızdan,çizgisini bozmayan, günümüz ustalarının  ustaların ustası.

Kurtul ağabeyin, yalnız bende değil, O'nu tanıyan gazetecilerin çoğunda yeri bir başkadır...

1970'li yılların başlarında Hürriyet gazetesinde çalıştığım günlerde gazeteci ağabeyim Sencer Güneşsoy'u,  yöneticiliğini yaptığı o günlerin demokrat, muhalif yayın organı 7 Gün dergisinde ziyarete gitmiştim. 

Sencer ağabey, beni Kurtul Altuğ'un yanına götürdü. 

Daha önce de tanıdığım, zaman zaman sohbet ettiğim Kurtul ağabey, uzunca bir sohbetin ardından, "Nahit Hürriyet'e yazamadığın haberleri bize yazar mısın?" diye sordu. O günlerde Hürriyet yalnızca somut haber verirdi. Yoruma yer bırakacak haberler gazeteye girmezdi.

Kimsenin haberi olmaması koşuluyla yardım edeceğimi söyledim. Zaten iyi bir kadrosu vardı... Kurtul ağabeyin 7 Gün'ünde Hürriyet'ten atıldıktan sonra da yardıma gittim. Ve çok şey öğrendim. Kurtul Altuğ, Sencer Güneşsoy, Atilla Bartınlıoğlu gibi ustalardan dergiciliğin ne olduğunu öğrenmeye çalıştım. Haftalık bir dergide haberin nasıl saklanacağını, haberlerin dil bütünlüğü içinde nasıl kaleme alınacağını ve her şeyden önce dostluğu, meslekte ağabey kardeş ilişkisinin ne olması  gerektiğini...

Sonra, Güneş gazetesinde yolumuz kesişti...
Sonrasında da, hiç ama hiç kopmadık.

Yaşamını yitirmesinden bir kaç gün önce, İsmet Solak'ın kızı Öyküm'ün vefat haberinden bir kaç saat önce konuşmuştuk. Sonra arayıp da Öyküm'ün yaşamını yitirdiğini söyleyemedim. Çünkü bir yıl önce, o da tek çocuğu Ayşegül'ü toprağa vermiş, yıkılmıştı.

O gün, hep dost kaldığı, sevdiği arkadaşı Sencer Güneşsoy'u sormuş, uzun uzun O'nun dostluğundan, vefasından söz etmişti. 

Bir de vefasız arkadaşlarından. Örneğin, Güneri Cıvaoğlu'ndan. 
Sonra, Aydınlık gazetesi yöneticilerinin kendisine yaptığı haksızlıklardan. 
Rahmi Turan'ın kendisine bir köşe açmamasından.

Gazeteci ağabeyim Can Pulak'ın yazdığı gibi; Usta, Rahmi Turan, Cemil Ünlütürk, Teoman Erel, Güneri Civaoğlu ve Fethi Akkoç gibi gazetecilerin yöneticiliğini yapmış, bir kısmının da hocası olmuştu.

Bu arada, bir hafta kadar önce kendisini Doğu Perinçek'in aradığını, Aydınlık için yardım istediğini, bir kaç gün sonra buluşacaklarını söylemişti.

O görüşme gerçekleşmedi, gerçekleşemedi.

Arkadaşlarının, emek verdiği yetiştirdiği insanların vefasızlığı da, kızının yokluğunda ölümünü hızlandırmıştı.

Kızı, Ayşegül aklından hiç çıkmıyordu. 
O gün ilk defa, "Ayşegül'ü çok özlüyorum" demişti.

Sonra, yine gazetecilik konuşmuştuk uzun uzun. Metin Toker ile birlikte izlediğimiz Denizli Sarayköy, İzmir Menemen, İzmir Alaçatı belediye başkanlığı seçimlerindeki öngörümüzün nasıl gerçekleştiğini...  Buralara birlikte gittiğimiz, Elvan Feyzioğlu'ndan, Semiha Çağlayangil'den, Demet Soysal'dan söz ettik. Onların nerelerde olduğunu sordu. 

Kurtul ustanın gazetecilik öyküsü de ilginçtir. Mesleğe başladıktan bir kaç yıl sonra hapse girmesi gibi...

Kurtul ağabey, adı demokrat olan, ancak demokrasinin yanından bile geçmeyen bir partinin iktidar olduğu 1950'li yılların ortasında gazeteciliğe başladı. Çalıştığı ilk gazete Son Posta idi.

Sonra Akis'e geçti. Türk basının büyük ismi Metin Toker'in Akis dergisinde 1958 yılında Yazı işleri müdürlüğü gibi önemli bir göreve getiriliyor. Akis'deki yazı işleri müdürlüğünün henüz 3'üncü ayı bitmişken, bugünkü iktidarın örnek aldığı Demokrat Parti'nin hukuk tanımaz tutumu nedeniyle gazeteciler peş peşe hapse atılırken, O da ilkler arasında yer alıyor.  Kurtul ağabeyin suçu, İran şahı aleyhine yazılan bir makaleyi dergide yayınlaması.  

Ve 27 Mayıs ihtilaline kadar Ulucanlar Cezaevinde, benim de 12 Eylül döneminde konuğu olduğum Hilton koğuşunda mahpus kalıyor. 

Kurtul ağabey, Akis'in kurucusu Metin Toker'in yanında, gazeteciliğin, dergiciliğin, yazım dilinin ustalarından biri haline geldiğini Akis'in bir okul olduğunu hep söyledi. 

Ve Toker yaşamını yitirene kadar da hep dost kaldılar.

Akis'ten sonra okul görevi yapan, 7 Gün dergisi kapandıktan sonra, çeşitli gazetelerde yöneticilik ve yazarlık yaptı Kurtul ağabey.

Kızının ölümünden sonra, sevdiği mesleği yapamamak da çok ağır gelmişti ona. 
Son yazdığı Aydınlık'tan da buruk ayrılmıştı. 

Yardım isteyen her gazeteciye elini uzatan, bildiklerini anlatan, yönlendiren  Kurtul Altuğ artık yok.
Yazdığı kitaplar nesilden nesile O'nu yaşatacak.

Kurtul ustam, bana öğrettiklerin, katkıların yaptığın ağabeylik için hep minnet duyacağım.

8 Mart'ta sonsuzluğa uğurladığımız Kurtul ağabeye rahmet, ailesine, sevenlerine, dostlarına sabır diliyorum.

Işıklarda uyusun. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.