• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 12 °C
  • Adana 18 °C
  • Antalya 16 °C

İnsancıl’ın Aralık sayısı  yine dopdolu

Geçen ayki sayısıyla, toplumcu düşün adamı Cengiz Gündoğdu’nun yönetiminde 26’ıncı yılını dolduran Aylık Kültür Sanat Dergisi İnsancıl’ın Aralık sayısı bayilerde. 

Özel olarak kültür ve sanat alanında, genel olarak entelektüel ortamda farklı ve toplumcu bir odak oluşturan İnsancıl 305’inci sayısı, felsefeci Prof. Dr. Betül Çotuksöken’in, “Antropontoloji Açısından İnsan-Eğitim İlişkisi Üzerine” başlıklı önemli değerlendirmesi ile başlıyor.

Berrin Taş, geçen ay yitirdiğimiz Sennur Sezer’in şiirlerini yazıyor, şair bilinci ve duyarlığıyla.

Özellikle günümüz Türkiye’sinde, sanatçının siyasi erkin yanında, onun en büyük destekçisi olarak yer aldığını ifade eden Cem Çomunoğlu görüşlerinin temelini, “Sanatçı- İktidar İlişkisi: Yan Tutmak” adlı yazısıyla açıklıyor.

Mürşide Uysal A. Kadir’i (Abdülkadir Meriçboyu) yaşamında kısa bir gezinti yapıyor. Bu öyle gezinti ki, Uysal’ın sözleriyle “İnsanlığın, siyasal durum olumsuzluklar içindeyken nasıl ayakta durduğu” sorusunun yanıtının arandığı bir gezinti.

B. Sadık Albayrak ise, “Küçük burjuva Sinemasının Sonu: Bunaltı ya da Zavallılar” yazısıyla Zeki Demirkubuz’un “Bunaltı” filmini eleştiriyor.

Ben Kimim köşesinde bu ay Prof. Dr. İzzettin Önder var. Önder, kendi yaşamından kimi kesitleri anlatıyor. Gerçekliğe Katkı köşesinde ise, Deniz Demirdöğen, “Direnmenin Ustası, Acının Piri” diye adlandırdığı Şükran Kurdakul’u anlatıyor. Hasan Akarsu, şair Berrin Taş’ın “Akşam yalnızlığı” adlı yapıtını değerlendiriyor.

Tahir Şilkan’ın “Sabahçı Kahvesi” öyküsünde insanı “gerçekçi” bir biçimde okuyoruz.

İnsancıl Dergisinin vazgeçilmez köşelerinden Berrin Taş, “Hep Yolda”sında bu ay kimi şairler üzerine yazıyor. Öteki köşe ise felsefeci ve eleştirmen Cengiz Gündoğdu’nun “Yıldız Güncesi”. Günce’de bu ay Mekke’de vinçin devrilmesinden Aristoteles’e, Sennur Sezer’den Ankara katliamına uzanan süreçleri değerlendiriyor. İçinde yaşadığımız karanlığı aydınlığa çevirmek için Gündoğdu şöyle diyor;

“... Milyarlarca insan çalışıyor...üretiyor. Bir avuç insan bu üretime el koyuyor. İşçinin çarpıtılmış bilinci bunu olağan görüyor. İşçinin çarpıtılmış bilinci bunu olağan görüyor.

Bütün eğitim kurumları bu çarpıtılmış bilinci pekiştiriyor. O zaman iki yol kalıyor çarpıtılmış bilince ya burjuva uygarlığının çarkına gireceksin ya da kendini parçalatacaksın...

Buna karşı benim ne diyeceğim belli. Çarpıtılmış bilinçleri  düzeltmek için aydınlanma savaşımı...”

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)