• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 15 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 17 °C

IŞİD, Saray'ın G-20 oyununu bozdu

Doğan YURDAKUL

AKP iktidarı Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan oldu!

Antalya Belek’te bugün başlayacak olan G-20 zirvesi için ne planlamışlardı?

Batı’ya Suriye’li sığınmacıları “pazarlayacak”, karşılığında Türkiye’de kurulacak mülteci kampları için yardım alacak ve vize kolaylığı isteyeceklerdi. “Stratejik derinlik” dış politikası, önce AB’nin “gerileme raporu” şokunu yaşadı.

Ardından da Başbakan’ın seçim kampanyası sırasında  bir konuşmasında dili sürçerek söylediği gibi “DAEŞ (IŞİD)’in ihanetine” uğradı. Paris’te yedi ayrı yerde eşzamanlı olarak yaşanan IŞİD katliamları, Türkiye’den hesap sorulacak biçimde gündemi değiştirdi. Batı elbette kendi ektiğini biçiyor, kendi yarattıkları IŞİD canavarı şimdi onları vuruyor. Ama...

“CANLI YAYINDA YIKIM”

Saldırıyı üstlenen katliamcılar, hava operasyonlarına en fazla destek veren ülkelerden biri olmakla suçladıkları Fransa’ya “Charlie Hebdo” saldırısından çok daha kanlı ikinci bir ders verdiklerini söylüyorlar (Anımsarsanız, Davutoğlu o saldırıdan sonra yapılan uluslararası protesto yürüyüşüne katılmış ve ön sıralarda poz vermeye gayret etmişti).

Katliam görüntülerini Fransız kanallarından izledim. Kurtulanlardan biri olayın “la mort endirect (canlı yayında ölüm, yıkım)” gibi olduğunu söylüyordu.

Le Monde gazetesinin bir muhabiri Bataclan konser salonundaki katliamı evinin penceresinden cep telefonuyla kaydettikten sonra yaralılara yardım etmek üzere olay yerine koşmuş, o da yaralanmıştı. Sivil insanların can çekiştiğini, kurtulanların yaşadıkları şoktan titremelerini görmek yürekleri sızlatıyordu.

Bu görüntülere bakıp “onlar da Ankara katliamına seyirci kalmışlardı” demek çok büyük bir vicdansızlık ve insafsızlıktır.

Hele hele “Paris merkez, patlayacak herkes” diye tweet atan “saraytrollere” söyleyebilecek hiçbir söz bulamıyorum. Artık bu “intikamcı” tekerlemenin anlamını, milyonlar beklediğiniz Avrupa’lı turistlere herhalde bir biçimde açıklarsınız!

AL SANA SALTANAT

G-20 hazırlıkları tamam. Belek’e 13 bin kişinin gelmesi bekleniyor. Obama “beyzbol sopasını” bırakıp golf sopasını alacak, “altın vuruş” yapacak.

Turizm şirketleri bayram ediyor, Antalya Belediye Başkanı Menderes Türel zirvenin ekonomiye 200 milyon euro (600 milyon TL) katkıda bulunacağını hesaplıyor. Ama şimdi, Paris katliamından sonra turizmin ne kaybedeceği hesaplanmıyor.

Antalya Havalimanına 60 uçaklık, günlük misafirler için de 34 uçaklık park alanı yapıldı. Acil durumlarda müdahale için havadan-havaya füzelere sahip F-16 uçakları hazır bekletiliyor.

Gazeteler ve televizyonlar  Antalya’ya ilk gelen Suudi Arabistan heyetinden renkli resimli haberler verdiler:

“Suudi heyeti için geceliği 800 Euro’dan başlayan 546 saray odası hazırlandı. Kral Salman ve Prens Telal’a ait özel eşya havalimanından da 16 kamyonla kalacakları otele nakledilmişti. Kral Salman ve koruma heyeti için ise zırhlı 65 Mercedes de getirtildi.”  

Suriye ateşine odun taşıyanların başında gelen Suudiler, sanki Beştepe Sarayına “saltanat öyle olmaz böyle olur” der gibiydiler.

SEN DE Mİ BRÜTÜS?

Fransız televizyonlarında konuşan uzmanların çoğu Türkiye’yi ve iktidarı suçluyor. Ağzını açan, IŞİD’e Suudi-Katar-Türkiye yardımından sözediyor. Bakalım göçmenler için “at pazarlığı” yapmayı tasarladığınız G-20 zirvesinde bu ağır töhmetin altından nasıl kalkacaksınız?

Başından beri destekledikleri İslamcı terör, dış politikadan ekonomiye AKP’nin G-20 zirvesinden bütün beklentilerini bir gecede yerle bir etti.

İşe bakın ki, daha iki gün önce  Batı’ya “Suriye ateşine odun taşıyan herkes çok yakında kendini aynı ateşin içinde bulunmaktan kurtaramayacaktır” denmesinden “az sonra” Paris’te 128’e (200’e yaklaşması bekleniyor) suçsuz insan katledildi.

O sözler, “dostça bir ikaz” olarak söylenmiş olsa da, daha mürekkebi kurumadan IŞİD katliamı nedeniyle bütün Batı tarafından “zamanlaması manidar” bir “tehdit” olarak algılanması kaçınılmazdır.

G-20 gündemine “Gelin eğit-donat yapalım, terörden arındırılmış bölgeyi ilan edelim ve bu işi çözelim” formülünü sokuşturmak isteyenlerin karşısına, şimdi büyük olasılıkla IŞİD’e “MİT tırları” ile silah ve cephane gitmesini, sınırların IŞİD militanları tarafından yol geçen hanı gibi kullanılması çıkarılacaktır.

Fransa Cumhurbaşkanı Hollande Antalya’ya gelmeyeceğini açıkladı. AB temsilcilerinin geleceği de kuşkulu.

Stadyumdaki canlı bombadan Suriye pasaportu çıktığı belirtiliyor. Fransız polisi eninde sonunda katliamcıların yol haritasını saptayacaktır, dilerim ki Türkiye’den gitmiş olmasınlar.

Siz daha Diyarbakır, Suruç, Ankara katliamları için kılınızı kıpırdatmazken, Paris Başsavcısı Fransız kamuoyunu rahatlatacak açıklamalar yaptı: katliamcıların ayak izlerini titizlikle inceliyorlar.

İslamcı terörün bütün Avrupa’da ırkçılığı ve İslamofobiyi yükseltmesi de yanınıza kâr kalacak!

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)