• BIST 109.633
  • Altın 156,528
  • Dolar 3,8676
  • Euro 4,5585
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 17 °C
  • Adana 18 °C
  • Antalya 18 °C

IŞİD'e destek veren Ortodoks Kilisesi'nin karanlık sicili

IŞİD'e destek veren Ortodoks Kilisesi'nin karanlık sicili
Aydın Tonga, IŞİD için 'Tanrısız, seküler medeniyete alternatif bir medeniyet' diyen Rus Ortodoks Kilisesi’nin sicilini çıkardı.

Aydın Tonga/Araştırmacı Yazar
Sahip olduğu dini/inanç paradigması ile dünyayı adeta bağnaz bir bataklığa çevirmeye çalışan IŞİD’e Rus Ortodoks Kilisesi’nin, açıkça destek verdiğini basında çıkan haberlerden okuduk. Öyle ki Rus Ortodoks Kilisesi'nin internet sayfasında röportajı yayınlanan patrik Kirill, IŞİD’e katılanları “dürüst insanlar” ve "Allah etrafında toplanmış ve dini kuralları takip eden inançlı insanlar topluluğu” olarak nitelendirdikten sonra anılan örgütün kurmaya çalıştığı halifeliği de “Tanrısız, seküler medeniyete alternatif bir medeniyet” olarak gördüğünü ifade ediyor.

Röportajı "Dünyayı nasıl inşa ettiklerine bir bakın, günahkar bir dünya. Biz sizi tanrının dünyasını inşa etmeye çağırıyoruz" sözleri ile sürdüren Krill’in anılan mülakatı oldukça konuşulacağa benziyor.. [i]

Şaşırdık mı peki?

Hıristiyan inancın kanlı tarihini anımsadığımızda elbette bu düşüncelere şaşırdığımızı söyleyemeyiz. Lakin yine o tarihin canlandırılması niyetiyle dile getirilen bu sözlerin, insanlık için büyük bir tehlike oluşturduğu ve kınanması gerektiği ise açıkça ortadadır.

Zira Krill’in savunduğu düşüncelerin yol açtığı sonuçları görmek için, geçmişe bakmak yeterlidir. İşte o geçmişte, Hıristiyanlık inancına mensup olmayanların, dinden dönenlerin ve dini emirlere uymayanların sapık, sapkın olarak ilan edildiğini ve insanların ateşte yakılmak dahil büyük işkencelerden geçirilerek katledildiğini görüyoruz. O kadar ki İmparator II.Friedrich söz konusu dini zihniyeti egemen kılmak için şu yasayı bile çıkarabilmiştir. “Bütün sapıklar kanun dışı sayılacaktır; bunlardan tövbe etmeyenler ateşte yakılacaktır; gene sapıklığa dönenler idam edilecektir. Bunların mallarına el konulacak, evleri yakılacak, ikinci göbeğe kadar çocukları maaşlı hizmetlere alınmayacaktır; ancak babalarının sapıklığını haber verenler ile diğer sapıklığı bildirenler, hükmün dışında bırakılacaktır.”[ii]

Krill’in “günahkar dünya” diye isimlendirdiği dünyaya geçmişte verilen ceza sistematiği budur işte. Aynı şekilde IŞİD’in din paradigması da böyle bir dünyayı tasavvur etmektedir. Ve biri İslam diğeri Hristiyan dünyasını temsil eden bu iki din anlayışının ortak noktası taassup odaklı inanç anlayışı ile bağnazlığı esas alan din yorumudur!

Yazımızın sınırları çerçevesinde Hıristiyanlık tarihinde bu yorumun hangi ibretlik olaylara sebebiyet verdiğini birkaç örnekle aktaralım. Örneğin bu anlayışa göre dinden dönenlere çarptırılacak cezalardan biri de “ateşte yakılmaktır” ve bu ceza 1676 yılına kadar yürürlükte kalmıştır. Yine dönemin egemen din paradigması uyarınca kilisenin tezlerine aykırı fikir öne süren bilim insanlarına ağır işkenceler yapılmış, kimi sürgüne gönderilmiş, kimi hapis cezasına kimi de sözde mahkemelerce idam cezasına mahkûm edilmiştir. Öyle ki, Hıristiyan filozof ve bilim insanı Bruno ve Vanini bu mahkemelerce “dinsizlik” suçlamasıyla yakılmıştır.

Örneğin Vanini ateşte yakılmadan önce dili koparılmış sonrasında bu vahşet uygulanmıştır, yıl 1619’dur. Ünlü bilim insanı Galileo Galilei ise yakılmaktan “düşüncelerini inkar” ederek kurtulmuş ama buna rağmen kitapları yasaklanmış ve ölene kadar ev hapsinde tutulmuştur.”[iii]

Bütün sorunları ve elbette bu sorunların çözümünü “ilahi bir kabul” üzerinden açıklamaya çalışan kilise bu dönemde hastalıkların kaynağını “şeytanın şerri ve tanrının gazabına” bağlamıştır. Ve dönemin din adamları şu sözleri söylemekten kendilerini alamamışlardır:

Aziz Paul: Bütün hastalıkları iblisler yaratır.

Origen: Açlığa, kısırlığa, havanın bozulmasına, salgın hastalıkların yayılmasına yol açanlar cinlerdir. Cinler, alt atmosferin bulutları arasına gizlenerek dolaşır ve kendilerini tanrı olarak gören kafirlerin sunduğu kan ve tütsülerle gelirler.

 Dahası Papa VIII. Innocent: 1484 yılında büyücü kadınlara kasırga, don, dolu, sel gibi afetlerin oluşmasında rol oynadıkları gerekçesiyle cadı avı başlatmış ve binlerce kadın bu cadı avı süresince işkenceye tabi tutulmuştur. Yine Kilise hastalıkların kaynağını ilahi sebeplere dayandırdığı için çiçek ve kolera aşısı gibi aşıların yapılmasına karşı çıkmış, bu hastalıklara karşı aşılanmanın, Tanrıyı kızdıracağını savunmuştur. [iv]

Söz konusu tarihin ibretlik, insanlık dışı ve kanlı geçmişini değil bir yazıda bir kitapta bile anlatmak yetersiz kalabilir. Bu anlamda anılan tarihin en çarpıcı hadiselerinden biri olan ve Papa Leo tarafından 35 maddelik bir bildiri halinde yayınlanan “Taxa Camerae” listesinden bahsederek örnekleri burada sonlandırmak istiyoruz. İşlenen suçun bir miktar para ile affedileceğini söyleyen bu listeye göre;

Bir bakireyi iğfal eden rahibin 2 pound 8 şilin ödemek suretiyle günahından kurtulması mümkündür.

Bütün davalardan kurtulmak ve yasak ilişkilerini rahatça sürdürmek isteyen zinakar bir kadın, bu isteğinin gerçekleşmesi için papaya 87 pound 3 şilin ödeyecektir.

Tecavüz, soygun ve kundakçılık suçlannın bedeli 131 pound 7 şilindir

Tecavüz, soygun ve kundakçılık suçlannın bedeli 131 pound 7 şilindir

Dinsel sapkınlar fikirlerinden dömnüş olsalar da 269 pound ödemeleri gerekmektedir. Yakılmış, asılmış ya da herhangi bir şekilde idam edilmiş bir sapkının oğlunun itiban 218 pound 16 şilin ödeme yapmadığı sürece iade edilmez. [v]

Liste böyle uzayıp gidiyor. Yoruma gerek bırakmayacak ölçüde bütün insani, ahlaki sınırları geride bırakarak, böylesine utanç verici bir anlayışı kabul eden Kilise odaklı bu din yorumu, ancak teokratik bir zeminde hayat bulabilmiştir.. Kendilerini Tanrının temsilcisi olarak gören totaliter din zihniyetinin doğal sonucu budur çünkü.

Elbette, Hristiyan tarihi ortaçağdan, günümüz Hristinyan din yorumları da Patrik Krill’in yorumlarından ibaret değildir. Örneğin tarihe baktığımızda Thomas Münzer, Aziz Gregory, Aziz Gregory gibi görüşleri ile toplumu aydınlatan hatta topluma önderlik eden Hristiyan din adamları ile de karşılaşmaktayız. Öyle ki şu kıymetli sözün sahibi Aziz Gregory’den başkası değildir: “Dünya, üzerine doğmuş herkesin ortak malıdır ve bu yüzden dünyanın tüm ürünleri hiçbir ayrım olmaksızın herkese aittir.”[vi]

Beşeriyet tarihi, insanlığın ortak akıl, bilim ve evrensel etik ilkelerle ilerleme gösterdiğini, inancın ancak özgürlükçü bir formda yaşam bulduğunda kitlelere zarar vermediğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu bağlamda gerek IŞİD gerekse de Patrik Krill, insan merkezli dünyadan uzak, bağnaz, teokratik değerlerle yaşama baktıkları için, onların suretinde kurulacak bir dünyada nefes almak mümkün olmayacaktır. Gerek ülkemiz gerekse de dünya tarihi bu durumun ibretlik örnekleri ile doludur.[vii]    

[i] http://haber.sol.org.tr/dunya/ortodoks-kilisesinden-skandal-aciklama-isidlilerin-cogu-durust-142976

[ii] Burry’den aktr. Aydın Tonga, Derin İslam, Doğu Kitabevi, 2015

[iii] Aydın Tonga, Derin İslam, Doğu Kitabevi, 2015

[iv] A.g.e

[v] Hakan Olgun, Katolik Kilisesi'nin Enoüljans Uygulaması Ve Protestan Reformuna Etkisi, OMÜ

[vi]Alan Woods,  Marksizim ve Din.

[vii] Mustafa Solak, Atatürk’ün Bakanı Şükrü Kaya, Kaynak yay.2015

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
  • Neden Atatürkçü Oldular?14 Kasım 2017 Salı 21:18
  • Tarih Erdoğan'ı hep yalanlıyor!14 Kasım 2017 Salı 15:12
  • Erdoğan ve Atatürkçülük12 Kasım 2017 Pazar 16:47
  • Ahmet Bey’in Atatürk Düşmanı Öğrencileri11 Kasım 2017 Cumartesi 16:31
  • Utanmazlık!10 Kasım 2017 Cuma 18:20
  • Atatürk’e Hakaret Eden Fethullahçıları Korumayı Bırakın!09 Kasım 2017 Perşembe 19:59
  • Haddini Bil Fethullahçı Şaklaban Engin Ardıç Efendi!08 Kasım 2017 Çarşamba 13:51
  • Nazlıgül Üsteğmen kendini neden vurdu?06 Kasım 2017 Pazartesi 18:21
  • İyi Parti’nin İşlevi: Tarihi Tekerrür Ettirmek03 Kasım 2017 Cuma 17:19
  • İyi Parti alternatif mi?31 Ekim 2017 Salı 12:55
  • 123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)