• BIST 105.201
  • Altın 146,875
  • Dolar 3,4732
  • Euro 4,1693
  • İstanbul 33 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 34 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 31 °C

Işıklar henüz sönmeden

Torun Ahmet TÜRKMEN

Dün Cumhuriyet gazetesi “Işıklar sönerken” başlığı ile çıktı. Ne de çok günümüz Türkiye’sini anlatıyor bu cümle. Evet, gerçekten ülkemizde ışıklar bir bir sönüyor. Gökyüzü, her an üzerimize ölüm yağdıracak gibi puslu ve sisli.

Ölüm ummadığımız bir an ve yerde kendisini "ben buradayım" diye ortaya koyuyor. Bazen bir servis otobüsünün içinde, bazen el ele tutuşmuş iki gencin beyinlerinde. Bazen de koskoca bir ilin tüm sınırlarında.

Acıya dayanıksız yüreklerimiz kan ağlıyor. İnsanlığımız yerlerde sürükleniyor.

"Alışın" diyor biri. "Alışın. Teröre, şiddete, zulme". "Ben böyle istiyorum" diyor.

"Endişelenmeyin ve alışın. Ve beni asla sorgulamayın. Ben iktidarımı ancak bu sayede sürdürebilirim" diye düşüyor aynı kişi. "Beni sakın sorgulamayın, sorguladığınız anda tüm hışmımı sizden çıkarırım" diye tehdit ediyor.

Başka birileri de çıkıyor “Sen benim üzerime bomba atarsan ben de senin ülkenin insanının  üzerine bomba yağdırırım” diyor. Aslında aynı şeyleri söylüyorlar, yapıyorlar. Sanki ortaklık kurmuşlar gibi. Sanki kan üzerinde pazarlıkta anlaşmışlar gibi.

Ve sonuç; Binlerce insanın kanı, gözyaşı. Sönen umutları. Gökyüzü karartılmaya çalışılan koskoca bir ülke.

Birileri de “Bu kan yetmez daha fazla dökmelisin” nidaları ile bu kandan pay istiyor.

Tablo bu. PKK- AKP el ele vermiş ülkeyi kan gölüne çeviriyorlar. Adeta aynı çanağın içinden besleniyorlar. Son Ankara katliamı ve yapılan açıklamalar bunu tartışma götürmeyecek bir şekilde ortaya koyuyor. Her iki taraf da tam bir mahalle kabadayısı gibi davranıyor. Irkçılığı, Şiddeti arttırarak, Türk- Kürt çatışmasının zeminini güçlendiriyorlar. Amed futbol takımına koskoca bir şehirde yatacak bir yer verilmemesi örneğinde görüldüğü gibi çatışmanın boyutunu siyaset dışı alanlarına taşıyorlar.

Kısaca, her iki kesim de kendi hedeflerine toplumu ayrıştırarak, şiddeti, baskıyı tüm topluma yayarak gerçekleştirebilecekleri konusunda tam bir mutabakata varmış gibi gözüküyorlar. Diğer bir deyişle diktatörlük hedefiyle, ayrı bir devlet kurma hedefini çakıştırıyorlar.

Olan kime oluyor? Türk’ü ile, Kürt’ü ile top yekün halka. Bir taraftan 90 yıllık cumhuriyet Türkiye’sinin tüm kazanımları yok edilirken, diğer yandan demokratik Kürt hareketinin onlarca yıllık kazanımı büyük oranda yok ediliyor. Her iki halkın birlikte yaşama iradeleri ipotek altına alınıyor.

Bir olgunun altını da özellikle çizmek gerekiyor. HDP kesin bir şekilde yol ayrımına gelmiş gözüküyor. 7 Haziran seçimlerinin sonrasında olduğu gibi terörün ve şiddetin yanında yer alacak ya da Kürt halkının ve kendisine destek vermiş olan sol çevrelerinin beklentilerine cevap vererek “Türkiyelileşme” politikalarına geri dönecek. Bu doğrultudaki eğilimin güçleneceğini varsayabiliriz.

Burada temel soru bu gelişmeler karşısında teslim olup olmayacağımız. Şiddete, zulme karşı mücadele kararlılığımızı sürdürüp sürdüremeyeceğimiz. Burada hep beraber ülkemiz geleceğinin nasıl olacağının kararını vereceğiz.

Gücü, sadece bizim güçsüzlüğümüzden gelen siyasi iktidara karşı başarı kazanmamak için hiç bir neden yoktur. Aslında devletin bile sağlıklı yönetilmediğini görmeliyiz. Beceriksizlik, yönetim zaafiyeti had safhada. Baskı mekanizmaları dışında basit devlet yapılanmasının bile doğru işlemediği ortada.

Bugün demokratik muhalefetin en acil sorununun önderlik sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuda öne çıkabilecek güç olarak CHP gözüküyor. HDP’nin PKK’nın baskısı ile son dönemde izlediği yanlış politikalar sonucunda kendisinden uzaklaşan, en az 5-6 puan olduğu tahmin edilen kitlenin toparlanmasının önemi düşünüldüğünde bu durum daha da büyük önem taşıyor.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)