• BIST 102.381
  • Altın 197,740
  • Dolar 4,7193
  • Euro 5,5360
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 28 °C
  • Antalya 24 °C

İslam ve şarap

Aslı Kayabal / İtalya

İslam dini alkollü içecekleri bütünüyle yasaklıyor mu? Kuran’da inananlara alkolden uzak durmaları öğütlense de, İslam dünyasında daha esnek yorumlar mevcut. Özellikle bazı Müslüman şairler ve teologların notlarında şarap, “şeytan işi” olmanın ötesinde olumlu dizelerle anılıyor.

İtalyan tarihçi Marco di Branco’nun ortaçağ kültürüne büyüteç tutan Medioevo dergisinin mart 2018sayısında yayımlanan araştırması, İslam dünyasında şarapla ilgili  yorumları aktarıyor okura.

İslam öncesi Arap toplumlarında alkollü içeceklerin tüketimi bir hayli yaygındı. Arap nüfusun yaşadığı coğrafyaya İslam kültürü hakim olunca, alkollü içecek içmek, sosyal ve bireysel anlamda sapkınlık kaynağı ilan edildi. Arapça şarap anlamına gelen “Khamr” ile başörtüsü diye çevrilen “khimar” sözcükleri arasında bir paralellik kuruldu. İslam düşüncesine göre şarap, ruhu gizleyen örtüyü kaldırıyor ve mantıklı güderek yargıya ulaşılmasını engelliyordu.

Marco di Branco, İslam dünyasında alkollü içecek tüketimine getirilen yasağın, birden bire uygulanmadığına, aşamalı bir şekilde hayata geçirildiğine dikkat çekiyor. Araştırma, Hz. Muhammed’in de şarabın cazibesine kayıtsız kalmadığını, Kuran’da yazılı bir ayette Müslümanlara günde bir kadeh şarap önerildiğini aktarıyor.

Kuran’ın II: suresinde şarap ve kumarın insana yarardan çok zarar verdiği, V.surede ise “şeytan işi’ olduğu vurgulanarak kesinlikle men ediliyor. Muhammed Şafi’nin (767-820) kurucusu olduğu Selefiler ve Medineli Malik İbni Anas’ın (709-715) önderliğindeki Sünni Müslümanlar, bütün alkollü içecekler bir yana mayalanmış hurma suyuna da yasak getiriyor. Ebu Hanife’nin (767) izinden giden Hanefilik mezhebi ise, şarap konusunda yasakçı bir tutum gütmüyor. Hatta peygamberin şarabın İslam dinince yasak edilmesinden önce bayramlarda kendisine sunulan bir kadeh şarabı reddetmediği öne sürülüyor.

Sultanlar şarabı seviyordu

İslam dünyası tarihçileri, çeşitli dönemlerde halifeler ve emirlerce getirilen yasaklamalara karşın şarabın Müslüman dünyasında bütünüyle göz ardı edilmediğine dikkat çekiyor. Yezidi halifesi döneminde  (642-683) sarayda müzik dinlendiği, düzenlenen şenliklerde şaraba da yer verildiği biliniyor. Birçok minyatür ve mozaik, İslam sultanlarının şaraptan hoşlandığını yansıtıyor.

Pers Ansiklopedisi’nin yazarı İbn Qutayba (828-889), IX. Yüzyılda kaleme aldığı  “İçecekler Kitabı”nda şarabı savunanlara karşı tavır alanlara yer verdi. Kuran’ı rehber edinen Qutayba, kitabında yasağa karşı gelenlerin yasa gereği para ve kırbaç la cezalandırıldığını anlatıyordu. Halife Ömer’e (634-644) atfedilen yasa, alkol tükettiği saptanan kişileri 80 adet kırbaçla cezalandırıyordu. Bu cezada içki içenin itirafı ve iki tanığın suçlananı içki içerken gördüğüne dair ifadesi rol oynuyordu.

basliksiz-1.png

İslam inanışında cennete atfedilen, pınarlarında şarap akan bağ-bahçe, mistik ve kutsal bir çerçevede sunulsa da gerçek yaşamda Müslümanların şarapla kurduğu ilişki cennet için tanımlanandan çok uzaktı.

‘Bir kadeh şarap, her derde deva’

Abbasi halifesi Harun Reşid’in sarayında (XIII-IX yüzyıl arasında) yaşayan Arap şairi Ebu Nuvas (750-810)  İslam kültürünün hakim olduğu bir ortamda şaraba ve kutsal yönüne adadığı şiirler kaleme aldı. Arap kökenli bir baba ve Pers asıllı bir annenin çocuğu olan şair, Bağdat’ta saray şairi oldu. Kadın-erkek eşitliğinden, aşktan söz eden şairin gündelik sorunlara çözüm olsun diye bir kadeh şarap önerdiği anımsatılıyor.

basliksiz-2.png

İtalyan tarihçi Marco di Branco’nun İslam kültüründe izini sürdüğü şarap, Pers şairi ve filozof Ömer  Hayyam’ın dizelerinde şarap, yaşamın tadıyla eşanlamlı bir simgeye dönüşüyor. Hayyam’a göre Kuran’da XLVII. Kitapta XV. surede yazıldığı gibi cennet, içinde su, süt, bal ve şarabın aktığı ırmaklarla çevriliydi. Şarap üzerine edebi bir kitap kaleme alan yazar Rakik el Qayrawani  ise, su ve sütü dürüstlüğün, balı arılığın, şarabı kutsallığın simgesi diye gördü.

Nizariler ve Aleviler, sonraki yıllarda, dini törenlerde şaraba yer vermeye başladı. Bu ritüellerde kutsal bir anlam yüklenen şarap, Hıristiyan dininde olduğu gibi mistik bir nitelik kazandı. Pers ve Sufi inanışında Tanrıya giden yolda ona ulaşmak için aşılan süreçte şarap metafizik bir rol üstlendi. Şiraz okulundan gelen İranlı şair Hafız (1324-1391) bu felsefi çizgide şiirler yazdı.

Ömer Hayyam’dan şaraba dair bir şiirle noktalayalım,

Çekmeyiz aşağılık dünyanın gamını 
Özleriz gül rengi şarabın canını 
Şarap dünyanın kanı dünya ise kanlımız 
Niçin içmeyelim kanlımızın kanını 

basliksiz-3.png

KURAN’DAN

İslam kültürünün şarapla kurduğu çelişkili ilişki Kuran’nın bazı surelerinde göze çarpıyor,

Sana şarap ve kumardan soruyorlar. De ki: İkisinde de büyük bir günah, bir de insanlar için bazı yararlar vardır; fakat günahları, yararlarından daha büyüktür.

(2/Bakara- 219)

İslam yasası alkollü içeceklerin tüketimini yasaklıyor,

Ey o bütün iman edenler! İçki, kumar, putlar, kısmet çekilen zarlar hep Şeytan işi murdar bir şeydir, onun için siz ondan kaçının ki yakayı kurtarasınız) /  Oysa ki şeytan, şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı zikretmekten ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Siz artık (bunlara) son verdiniz mi?

(Maide -90-91)

         

 

   

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)