• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 25 °C
  • İzmir 31 °C
  • Adana 29 °C
  • Antalya 30 °C

İsrail neden IŞİD'i destekliyor?

İsrail neden IŞİD'i destekliyor?
"Yahudiliği alıntıladığımız hükümler temelinde yorumlayan İsrailliler pek tabi olarak kendi çıkarları için IŞİD gibi bir barbarlığı da kabul edeceklerdir. "

Aydın Tonga

Herzliya Konferansı’nda konuşan İsrail askeri istihbarat şefi Tümgeneral Herzl Halevi IŞİD’le ilgili şöyle dedi: “İsrail, Suriye’deki durumun IŞİD’in yenilmesiyle sona ermesini istemiyor”. Konuşmanın devamında Halevi neden böyle düşündüğünü de açıkladı. Buna göre oluşacak yeni dengeler nedeniyle IŞİD’i desteklediklerini açıkça ifade ediyordu Halevi. Generalin sözleri tam olarak şöyleydi: “Süper güçlerin bölgeden çekilerek İsrail’i Hizbullah ve İran’ın karşısında yalnız bırakması İsrail’i güç bir duruma sokar. Bu nedenle de kendimizi böyle bir pozisyonun içinde bulmamak için elimizden geleni yapmak zorundayız.”

Bırakın farklı din ve inançlara mensup olanları kendisi gibi inanmayan Müslümanları dahi ölümle tehdit eden ve ağır cezalara çarptıran; Müslüman ülkeleri de kâfir olarak gören, “put” gerekçesiyle bütün tarihi, kültürel değerleri kırıp geçiren bir zihniyet, İsrail’li Generale göre desteklenmeliymiş. Generalin bu cümleleri hiç kuşkusuz İsrail yönetiminden bağımsız olarak değerlendirilmemeli. Netice olarak, kendi çıkarlarını gözeterek, tarihsel süreç içerisinde binlerce insanın kanına giren bir ülke siyasetinden bahsediyoruz. Bu zihniyet elbette yeri geldiğinde aynı mantıkla, IŞİD gibi korkunç bir örgütü de destekleyecektir. 

İsrail’in ve elbet kimi Yahudilerin şiddeti bu ölçüde meşru görmesinin arkasında dinsel bir dayanak yatmakta mıdır peki? Diğer bir ifadeyle anılan zihniyet gerek bu örnekte olduğu gibi IŞİD’i desteklerken gerekse de kanlı saldırılarda bulunurken dinsel kaynaklardan mı beslenmektedir? Bazı din tarihçilerine ve araştırmacalar göre durum tam da böyledir. Yani şiddet eğilimli bir Yahudi, bu yöneliminin dayanağını “Tanah” adı verilen dinsel metinlerdeki ifadelerde bulmaktadır. Bakın anılan o dinsel metinlerde şiddet nasıl ele alınmış.

Birlikte okuyalım: “Tevrat, buzağıya tapan İsrailoğulları’nın nasıl cezalandırıldıklarını anlatırken şöyle der: “Ve Musa ordugâhın kapısında durup dedi: Rab tarafında olan bana gelsin. Ve bütün Levioğulları onun yanında toplandılar. Ve onlara dedi: İsrail’in Allahı Rab şöyle diyor: Herkes kılıcını beline kuşansın, ve ordugâhta kapıdan kapıya dolaşsın, ve herkes kendi kardeşini, ve herkes kendi arkadaşını, ve herkes kendi komşusunu öldürsün. Ve Levioğulları Musa’nın söylediği gibi yaptılar; ve o gün kavmdan üç bin adam kadar düştü. Ve Musa dedi: Bugün size bereket versin diye kendinizi Rabbe tahsis edin, çünkü herkes oğluna karşı ve kardeşine karşı kalktı. Ve ertesi gün vaki oldu ki, Musa kavma dedi: Siz büyük suç yaptınız; şimdi ben Rabbin önüne çıkacağım; belki suçunuz için kefaret ederim…”

Yahudiliği şiddet dini olarak gören yaklaşımlar bu noktada çok sayıda örneğe yer vermektedir. Buna göre, Yahudiler için bizzat Tanrı terör estirmiş, örneğin Tanrı, Yahudilerin Mısırdan ayrılmasına izin vermeyen Firavun kavmine karşı acımasız bir katliam düzenlemiş ve Tevrat’ın anlatımıyla çocuk, kadın, hayvan demeden Mısır’da kitlesel bir kıyım gerçekleştirmiştir. Yine bu dinsel metinlere göre Musa Peygamber, Medyenlilerle yapılan savaşta kadınları ve çocukları sağ bırakıp esir alan savaşçılara kızmış ve esirler arasındaki erkek çocukların ve evli kadınların da katledilmelerini emretmiştir. Benzer biçimde Peygamber Samuel’in Kral Saul’e Tanrı buyruğu olarak aktardığı sözler Tevrat’ta, şöyle yer almaktadır: “Şimdi git, Ameliki vur ve onların her şeyini tamamen yok et, onları esirgeme; erkekten kadına, çocuktan emzikte olan, öküzden koyuna, deveden eşeğe kadar hepsini öldür”. İsrailoğullarının ezeli ve ebedi düşmanı olan görülen Amelekililer ayrıca kökü kazınıncaya kadar öldürülmelidir ve bu durum Tevrat’ın 613 hükmünden biri olarak da kayıtlarda yerini almıştır. 

“Semavi Dinlerde Barış ve Şiddet İkilemi” kitabının yazarı Prof.Dr Kadir Albayrak’a göre de Eski Ahitte şiddet ve kavramı türevlerin barış ve türevlerinden fazla olması (65 defa) şirk koşanın ve Rabbin ismine küfredenin recmedilmesi, Musa Peygambere lanet edenin/ din adamına karşı çıkanın öldürülmesi, zina edenin öldürülmesi/yakılması, birisinin ölümüne sebep olanın öküzüyle birlikte öldürülmesi gibi hususlar Yahudiliğin şiddetle iç içe bir din olduğunu göstermektedir. Albayrak ayrıca Tevrat’ta geçen ifadelerde Tanrı’nın bizatihi bir komutan gibi ordunun başında yer aldığını ifade eder. Ve bu savaşların kaybını Tevrat, İsrailoğullarının günahlarından dolayı Tanrı’nın bir intikamı ve cezası şeklinde açıklar. Yahudi din adamları/kâhinler de savaşlarda aktif rol oynadığı ve birer din işleri subayı gibi askerleri cesaretlendirdiği ve onları savaşa teşvik ettiği düşüncesi de Albayrak’ın değerlendirmeleri arasında yer alır. 

Kendi bölgesinde oruç tutmayan insanları kırbaçlayıp kafese kapatan, eşcinselleri çatılardan atmak suretiyle yaşamlarına son veren, kimi bölgelerde tutukladığı kişileri sokak ortasında çarmıha gerip öldüren, kafeslere kapattığı esirleri bazen boğazlarını keserek bazen de kurşuna dizerek katleden, cariye pazarları kurup kadınları bu pazarlarda fiyat biçen IŞİD, hunharlığın ve faşizmin dinsel söylemlerle karşımıza çıkan yeni adıdır. Dolayısıyla böylesi bir örgütü hangi şart ve koşul altında olursa olsun desteklemek, bir yerde aynı suçlara iştirak etmekle eş anlamlı bir durumdur. İsrailli Generalin IŞİD yanlısı açıklaması bu anlamda kabul edilebilir değildir. Peki, Generalin söz konusu açıklamasın arkasında, Yahudi kitapların etkisi var mıdır? İşte bu sorunun cevabını aktardığımız örnekler sonrasında size bıraktık. Bize göre ise, Yahudiliği alıntıladığımız hükümler temelinde yorumlayan İsrailliler pek tabi olarak kendi çıkarları için IŞİD gibi bir barbarlığı da kabul edeceklerdir. 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)