• BIST 108.953
  • Altın 144,354
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1079
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 25 °C
  • Antalya 25 °C

İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç: Erhan Tuncel ile makamımda görüştüm

İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç: Erhan Tuncel ile makamımda görüştüm
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink Cinayeti'ne ilişkin 2'si tutuklu 35 sanıklı davanın 15. duruşmasında tutuksuz sanık Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ifade verdi.

Duruşmada ifadesi alınması için kürsüye çağrılan sanık Engin Dinç'in, kimlik tespiti yapıldı. İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç kimlik sorgusunda, Ankara'da oturduğunu ve 6 bin 500 lira da aylık geliri olduğunu belirtti. 1989 yılında genç bir komiser yardımcısı olarak göreve başladım. Şimdiye kadar devletimizin hizmetinde değişik noktalarda görev yaptım" dedi.

Engin Dinç, Hrant Dink'in öldürülmesine üzüldügünü, Dink Ailesi'ne ve yakınlarına üzüntülerini belirtmek istediğini söyledi.

"İSTİHBARATÇI MANTIĞIYLA OLAYA MÜDAHİL OLDUM"
Dinç, "Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde 15 Temmuz 2004 tarihinde göreve başladıktan bir ay sonra McDonalds'a bomba atılması olayı oldu. İstihbaratçı mantığıyla olaya müdahil oldum. Bu grup bu eylemi yaptığına göre takip etmemiz gerektiğini belirttim. Eylemi gerçekleştiren grubu takibe aldık, ilgili arkadaşlarım Erhan Tuncel'i buldu" dedi.

Yardımcı İstihbarat Elemanı olan Erhan Tuncel (tutuksuz sanık ) ile yapılan görüşmenin sonunda hazırlanan raporunu mahkemede okuyan Engin Dinç, "Bu fikir düşünce aşamasındaydı. Bu fikri şahsın aklından çıkarmaya çalışıyoruz. Bu bilgi geldikten sonra Türkiye ve dünya kamuoyundaki tepkiyi de düşünerek bunu yazıya çevirdik. Dink'in öldürülmesi konusu daha düşünme aşamasındayken gerekli birimleri bilgilendirdik" dedi.

DİNÇ: AHMET İLHAN GÜLER'E, 'BAKIN BU ŞAHSI KORUMAK LAZIM' DEDİM

"Yasin Hayal'in İstanbul'da ses getirecek eylem yapacağı" bilgisinin yazılı olduğu raporu okuyan Engin Dinç, "Yazılan yazıdan bir polis, bir istihbaratçı ne anlar? 6 kişinin yaralanması eyleminden bahsediyoruz. Kasten öldürmekle suçlanıyorum. Ahmet İlhan Güler'i 4 kez aradım aynı gün. Kendisi aramadığımı söylüyor ama... Ahmet İlhan Güler'e, "Dink'in hedef olarak seçildi, bu şahsı korumak lazım. Bizim burada bir grup var bu adamı hedef seçti dedim' Bunu korumanız gerekir' dedim" dedi.


"BEN NORMAL VATANDAŞ DEĞİLİM Kİ DÖNÜP ARKAMI GİDEYİM"

İstihbarat Daire Başkanlığı'na atandıktan sonra Dink Cinayeti'nin aydınlatılması konusunda yetkili kılındığını söyleyen Dinç "2006 yılının HTS kayıtlarını sisteme yükledik. Ahmet İlhan Güler ile yaptığım görüşmelerimin kayıtları çıkmadı. Daha sonra TİB'in yazısında yaptığım 4 aramayı gördük. İddianamede, istihbarat Şube Müdürü'nün, diğer istihbarat müdürünü aramasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu söyleniyor. Ama aramaması hayatın olağan akışına aykırıdır. Ben normal vatandaş değilim ki dönüp arkamı gideyim. Birine eylem yapılacak o nedenle arıyorum. (İstanbul istihbarat) Ben o dönem görevimi yaptığımı değerlendiriyorum. 15 Şubat 2006'da bilgi geldi, 16 Şubat 2006'da Ahmet İlhan Güler'i aradım. 17 Şubat 2006'da da konuyu resmi yazı ile bildirdik" dedi.

"BİZ DÜŞÜNCE AŞAMASINDA BİLGİYİ ALDIK VE BİLDİRDİK"

"Yasin Hayal'in il dışına çıkması halinde yardımcı istihbarat elemanına bunun peşinden ayrılmayacaksın şeklinde talimatımız vardı" diyen Dinç, "Biz düşünce aşamasında bilgiyi aldık ve bildirdik" dedi. "Bu paralel yapının biz çok darbesini yedik" diyen Engin Dinç, Trabzon istihbaratta görevliyken pasif bir göreve alındığını, bu görevden alma işleminin ise Paralel veya derin bir yapı tarafından yapıldığını düşündüğünü söyledi. Engin Dinç, "Ben 30 Haziran 2006 tarihinde Trabzon İstihbarat Şubesi'nden irtibatımı kestim. Reşat Altay'a başka ile tayin isteyeceğimi söyledim. Afyon'a gittim, 7 ay sonra da bu cinayet işlendi. Cinayeti haber kanallarından öğrendim. İstihbaratçı olarak bunu kim işlemiş olabilir diyerek Ahmet İlhan Güler'i aradım. Güler'e ulaşamadım. Ali Fuat Yılmazer'i aradım telefonu meşguldü. Telefonu açan başka bir şube müdür yardımcısına cinayette 'Yasin Hayal grubu vardı bunu takip edin' dedim. Bu konuyu Muhittin Zenit bilir' dedim. Biz samimiyetle görevimizi yaptık. Savcının 'bilgi gizlendi' şeklindek haksız ithamı ile suçlanıyorum" dedi.

"VAR OLAN EVRAKI SAKLAMAMIZ MÜMKÜN MÜ?"

12 Eylül 2006 tarihli evrağı sakladığı iddiasını da reddeden Engin Dinç, "Biz bu davayı aydınlatma konusunda gönüllüyüz. 10 kişilik ekip oluşturduk. Bütün evrak ve dosyaları incelediler. 2007 de mahkemeye verilen ve bizim gizlediğimiz denilen raporu bulduk. Bu evrakı tekrar savcılığa verdik. Var olan evrakı saklamamız mümkün mü? " diyerek söz konusu evrakı tekrar mahkemeye sundu.

"BU KONUYA VERDİĞİMİZ ÖNEMİ GÖSTERİR"

Dinç, Yasin Hayal'i takip edilmediği iddialarını kabul etmeyerek, Hayal cezaevinden çıktıktan sonra takibe aldıklarını, konuyla ilgili toplamda 46 tane yazışma yapıldığını belirterek, "Bu konuya verdiğimiz önemi gösterir. 'Niye operasyon yapmadınız diyorlar'. Cinayetten 7 ay önce göreviminden ayrıldım. Bu sırada düşünce ve niyet aşamasındaydı. Eylem aşamasına geçildiğini düşündüğümüzde bildiririz. O dönemde elimizden geleni yaptık. Eğer biz Trabzon'da kalsaydık hakikaten o dönemde kaderin de önüne geçilmez ama bu aşamaya getirmeden operasyonu yapardık diye düşünüyorum. Bu bizden sonraki arkadaşların cevap vermesi gereken husustur. Trabzon istihabrat şubesi içerisinden alınmam, paralel ya da derin yapının yapmış olduğunu düşünüyorum. Davayla ilgili aslında huzurunuzda sanık olmamam gerekirdi" dedi.

ÇAPRAZ SORGU

Dink cinayeti davasında öğle arasının ardından Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç'in çapraz sorgusuna geçildi.

Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç'e çapraz sorgusunda "Hazırladığınız raporda 'Dink'e yönelik ses getirecek eylem' değil de, 'Kesin öldürülecek' diye yazamaz mıydınız?" diye sordu. Dinç ise, "Bize öyle bir bilgi gelse öyle yazardık. 'Ses getirecek eylem' demiyoruz ama yazının tamamına baktığınızda anlaşılan o. McDonalds'ı bombalayan ve 6 kişiyi yaralayan bir kişi en az bunun gibi bir eylem yapacak diyoruz" şeklinde cevap verdi.

"ERHAN TUNCEL İLE MAKAMIMDA GÖRÜŞTÜM"

Soru üzerine Engin Dinç, yardımcı istihbarat elemanı sanık Erhan Tuncel ile hayatında bir kez makamında görüştüğünü söyledi. Dinç, "Erhan ile çalışan arkadaşlar bana elemanın isteksiz davrandığını, çok para istediğini, yalan söylediğini ve buluşmalara gelmek istemediğini söyleyip ilişiği kesmek istediler. Ben de 'Bu kadar bilgisi var. Niye keselim ilişiğimizi?' dedim. Neticede yasadışı örgütlerden haberdar olmak zorundayız. Bilgi akışının kesilmemesi, iletişim kopukluğunun giderilmesi için Nisan ayında şubeye çağırdım. Odaya aldım. 'Şikayetin ne?' dedim. 'Sorunun çözümü ile ilgili yardım edeceğim' dedim. Para verdim. Bir daha da görüşmedim kendisiyle" diye konuştu.

"JANDARMAYA BİLGİ VERMEDİM"

Üye hakimin, "Yasin Hayal ve o gruptaki kişilerin yaşadığı yer Pelitli Jandarma'ya bağlı. Bu istihbaratlar hakkında jandarmaya bilgi verdiniz mi?" sorusuna ise Dinç, "Olay henüz düşünme aşamasındaydı. Eylem aşamasına geçseydi önce terör şubeyle bu konuyu konuşurdum. Henüz çevresine böyle birşey yapacağını söylüyor. O yüzden jandarmaya bilgi vermedik" şeklinde cevap verdi. "Yasin Hayal'i takip ettiniz mi?" sorusu üzerine de Dinç, "Fiziki takip yapıldı. Arkadaşları daha sık takip edilecek diye uyardım. Telefonları da dinleniyordu. Yasin Hayal'in Trabzon'da işadamlarıyla görüştüğü, futbol maçlarına katıldığı, Bursa'ya gittiğine yönelik raporları hatırlıyorum. Bir insanı 7 gün 24 saat takip etmeniz mümkün değil zaten" dedi. Duruşmaya öğle arası verildi.

"BİZ BİTTİ DEMEDEN BİTMEZ" 

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili davaların birleştirilmesinin ardından bugün 15'incisi yapılacak olan duruşma öncesi, "Hrant'ın Arkadaşları" adlı grup basın açıklaması yaptı.

Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde toplanan, aralarında HDP Milletvekili Garo Paylan, gazeteciler Hayko Bağdat, Yetvart Danzikyan, Banu Güven'in de bulunduğu grup, "Hrant için adalet için" yazılı pankart açarak, "Biz bitti demeden bu dava bitmez" sloganları attı.

Grup adına basın açıklamasını gazeteci Banu Güven okudu. Hrant Dink cinayetinin üzerinden neredeyse 10 yıl geçtiğini ve bu davanın peşini bırakmayacaklarını belirten Güven, "Çünkü biliyoruz ki bu cinayetin karanlığını aydınlığa çıkardığımızda daha iyi bir ülkede yaşar hale geleceğiz. Bu toprakların yarını için katillerin peşini bırakmıyoruz" ifadesinde bulundu.
Ankara'da geçen yıl barış için sokaklara dökülen binlerce kişiye yönelik düzenlenen bombalı saldırının yıl dönümü olduğunu dile getiren Güven, "Hrant Dink ile aynı yolu yürüyen ve tıpkı onun gibi hayatını kaybedenlerin anısının önünde saygıyla eğiliyoruz" diye konuştu.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Rejim değişti mi değişmedi mi? Erdoğan bakın yine ne yaptı?23 Ağustos 2017 Çarşamba 17:13
  • Polise anlamazsa gözaltına alabilecek!23 Ağustos 2017 Çarşamba 15:58
  • Atatürk'ü eleştirmek isteyen Şamil Tayyar, eline yüzüne bulaştırdı23 Ağustos 2017 Çarşamba 15:00
  • 78 kuşağı önderlerinden Bülent Uluer hayatını kaybetti23 Ağustos 2017 Çarşamba 14:44
  • AKP'de bir istifa daha!23 Ağustos 2017 Çarşamba 14:40
  • TSK orayı terk mi ediyor?23 Ağustos 2017 Çarşamba 14:09
  • Atatürk'e 'Mason' dediği iddia edilmişti: Tutuklama kararı!23 Ağustos 2017 Çarşamba 12:35
  • Yandaş yazar Sedat Peker’e arka çıktı!23 Ağustos 2017 Çarşamba 12:19
  • Cübbeli'yi öldürme talimatı verilmiş23 Ağustos 2017 Çarşamba 12:17
  • Bozdağ'dan 'tutuklama' açıklaması23 Ağustos 2017 Çarşamba 12:04
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)