• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 9 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 15 °C

İstihbarat zafiyeti veya yönetimsizlik!

Nahit DURU

Temmuz 2015'den buyana bir acıyı unutmadan, diğerini yaşıyoruz. Aslında bu acılar bize yaşatılıyor, izlenen yanlış politikalar sonucu. Hem iç politikada, hem de dış politikada. 

Ankara'da 28 insanımızı yitirdiğimiz saldırıyı PYD'nin yaptığı iktidar tarafından açıklandı, sorumlu da bulundu. Olayın sabahında bombalamayı kimin yaptığını açıklayanlar, bu kişi Türkiye'ye girdiğinde izlemediler mi?

Herkesin nefes alışını bile takip edenler, -emniyet, MİT, jandarma, askeri istihbarat örgütleri- sosyal medyayı izleyip, insanları mahkemeye verenler, burada acze mi düştüler. Yoksa, sosyal medyayı izlemekten, teröristleri takibe fırsat mı bulamadılar? Bombacı Salih Necar elini kolunu sallayarak geliyor, çalıntı arabayı kiralıyor, istihbarat örgütleri habersiz. 

Olacak iş mi bu? 

Saldırıyı PYD yaptığı iddiası doğru ya da yanlış. Bu işin doğrusu nasıl olsa ortaya çıkar.  

Düşünün, askeri personeli taşıyan araçlar Ankara'nın merkezinde bombalanıyor, 28 ölümün, 61 yaralının sorumlusu hemen ilan ediliyor PYD... 

Aylardır insanlarımız  korku içinde, sınırlarımız elek haline gelmiş, sığınmacı adı altında teröristler her yerde kol geziyor. Patlamalar peş peşe geliyor. Sorumlu yok. İktidarın açıkladığı kişi ve gruplar suçlu.

Ülkeyi yönetenlerin hiç sorumluluğu, suçu yok, onlar pür-i pak... Sorumsuz yetkililer. 

Anımsayınız, Ekim 2015'de yüzün üzerinde yurttaşımızın ölümüne neden olan bombalama sonunda sorumlu bulunmuş Ankara Emniyet Müdürü görevden alınmıştı. Şimdi kim görevden alınıp, olayın üzeri örtülecek?

Sanki ülkeyi, AKP iktidarı yönetmiyor. Bu durumda söylenecek fazla bir şey yok. O zaman "biz yönetmiyoruz, yönetemiyoruz" deyip çekip gitmek, bu işi yapacaklara, sorumluluğunu taşıyabilecekler bırakmak çözüm olmaz mı? 

28 insanımızın yaşamını yitirmesi yalnızca PYD'ye bağlanabilir mi?

Başbakan, Milli Savunma, İçişleri ve izlediği yanlış politika nedeniyle Dışişleri Bakanının, başta MİT olmak üzere, emniyet, askeri, jandarma istihbarat örgütlerinin hiç mi suçu yok. 

İktidar saldırıyı yalnızca kınıyor, olayı gerçekleştirenlerin saptandığını söyleyip, sorumluluktan kurtulmaya çalışıyor.

Bunca insan yaşamını yitirmiş. Sorumlu yalnızca PYD... İktidar nerede?

Sorumlu devlet adamları için istifa diye bir müessese var, bir çok ülke de hatta Türkiye'de daha önce uygulayan...

Daha önce yazmıştım, Kahramanmaraş katliamından  sonra İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı'nın bakanlıktan istifa etmesi, Sivas'ta yaşanan vahşetin arşından SHP Genel Başkanı ve Başbakan yardımcısı Erdal İnönü'nün siyaseti bırakmaya karar vermesi...

Sorumlular istifa eder mi? Mümkün değil. Etmezler, edemezler.

Gelelim bir başka konuya. 

25 Temmuz 2013, 4 Ekim 2014, 20 Haziran 2015 tarihleri size ne anımsatıyor? 

PKK'nın Suriye kolu olarak ilan edilen, Ankara'da 28 insanımızı katlettiği açıklanan PYD'nin lideri Salih Müslim'in Türkiye'de konuk edildiği, yerlere halı serilerek karşılandığı tarihler. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba şu soruyu yöneltiyor saldırıdan birkaç gün önce:
" Şimdi PYD ve YPG mevzilerini bombalayanlara şu soruyu sorma hakkımız var. ...Daha birkaç ay öncesinde Müslim'i Ankara'da ağırlayan ve Suriye'nin geleceği için pazarlığı yapan hükümete sormak gerekiyor. PYD, sizin için şimdi mi terörist oldu? Peşmergenin Kobani'ye transferine öncülük eden bu hükümet değil miydi? Madem Müslim terör örgütü lideri, PYD de terörist örgüt, o zaman Ankara'da Müslim ile yaptığınız görüşmeleri açıklayın."

Bu görüşmeleri gerçekleştirenler, ne konuştuklarını açıklayabilirler mi? Asla..

İstifa edebilirler mi, o da mümkün değil. 

28 insanımızın şehit olmasının ardından, Diyarbakır ve Şırnak'tan 7'si asker biri polis 8 güvenlik elemanımızın acı haberi geldi.

Bu nereye kadar sürecek, her gün acı üstüne acı yaşamaya devam mı edeceğiz?

Terör sorununun bir yanında bizler de yok muyuz?

Kendimize, "bu kadar kötü yönetilmeyi hak edecek ne yaptık" diye sorsak ve verdiğimiz oyların sonucunda iktidara getirdiklerimizin sayesinde her gün acı haber aldığımızı sorgulasak.

İş o zaman acı üzerine acı yaşamayız belki...

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.