• BIST 108.953
  • Altın 144,293
  • Dolar 3,4840
  • Euro 4,1157
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 29 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 31 °C

İÜ'de solcu akademisyenler görevden alınırken cemaatçi hocalarla derse devam!

İÜ'de solcu akademisyenler görevden alınırken cemaatçi hocalarla derse devam!
İstanbul Üniversitesi'nde 'FETÖ ile mücadele' adı altında çıkarılan KHK'lar ile 'solcu-muhalif' akademisyenler hedef alınırken, FETÖ ile bağlantısı olan akademisyenler görevlerini sürdürmeye devam ediyor.

Türkiye’nin en köklü üniversitelerinden biri olan İstanbul Üniversitesi, son dönemde adından akademik başarılarla değil, KHK’lerle görevden alınan akademisyen haberleriyle geliyor. Odatv'den Sami Menteş'in haberine göre, ‘FETÖ’yle mücadele’ adı altında çıkarılan KHK’ler nedense solcu oldukları bilinen akademisyenlere vuruyor. Oysa bugünlerde üniversite, Cemaat bağlantılarıyla bilinen isimlerin kollanmasını konuşuyor.

DERNEK KAPATILDI AMA AFİŞLERİ DUVARDA

Akademisyenler görevden alındıkları zaman bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Açıklamada “Bunlara karşı mücadeleye başladığımız ilk zamanlarda bu tasfiye hülyasındakilerin akıl hocaları FETÖ’cülerdi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinden İstanbul Üniversitesi’ne bunların kumpaslarını hep birlikte yaşadık, bunlara karşı hep birlikte mücadele ettik. Hep aynı üniversitelerden şimdi kimileri ihraç edilen kimileri hala görevinin başında olan akademisyen görünümlü kumpasçıların paraşütle getirildiğini gördük. İktisat Fakültesi Mezunlar Cemiyeti gibi köklü kurumların karşısına İKDER gibi KHK’yla kapatılan derneklerin kurulduğunu gördük. Bunlar bugün kapatılsa bile yöneticileri hala rektör yardımcısıdır, afişleri hala okulumuzun duvarlarındadır” ifadeleri yer aldı.

Açıklamada İKDER olarak bahsedilen dernek; İstanbul İktisatçılar Derneği. “Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı” olduğu gerekçesiyle 23 Temmuz’da yayınlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatıldı. Ancak bu karar onları durdurmadı. 29 Ekim’de yayınlanan KHK ile solcu akademisyenler görevlerinden alınırken bu dernek okulun duvarlarına astığı afişlerle “İstanbul Üniversitesi ile birlikte 2-4 Aralık tarihlerinde İslam Ekonomisini Yeniden Düşünmek başlığı ile bir sempozyum” düzenleyeceklerini duyuruyorlardı.

ic1-009.jpgic2-004.jpg

Peki KHK ile kapatılan bu dernek bunu nasıl yapabiliyordu? Hemen açıklayalım:

Derneğin hali hazırdaki Yönetim Kurulu’nda sayman görevini yürüten Prof.Dr. Halis Yunus Ersöz mevcut İstanbul Üniversite Rektör Yardımcısı. Yine bu derneğe bağlı Sebahattin Zaim Araştırma Merkezi (SEZAM) Yürütme Kurulu Başkanlığı’nı yapan ve derneğin kurucularından olan Prof.Dr. Sedat Murat halen görevdeki bir diğer rektör yardımcısı.

Yani halihazırda Üniversite'yi yöneten kritik iki isim bizzat Cemaat bağlantısı nedeniyle kapatılan bir derneğin yöneticisiydi.
 

BELEDİYEDEN ATILDI ÜNİVERSİTEDE İŞE BAŞLADI

İstanbul Üniversitesi’nde olanların devamı da var. Bir belediyeden bol miktarda ‘FETÖ bağlantılı yayınevinden kitap ve hatta Fethullah Gülen kitabı aldırdığı’ için uzaklaştırılan bir isim İstanbul Üniversitesi’nde işe alınır mı?

Bugünkü Türkiye'de "olmaz" diyorsunuz!

İstanbul Arnavutköy Belediyesi Kültür Müdürüyken Şubat 2016 yapılan ihalede belediyeye ‘bol miktarda FETÖ bağlantılı yayınevi kitabı ve hatta Fettullah Gülen kitabı aldırdığı için’ belediyeden uzaklaştırılan Nedim Taktak hemen İstanbul Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’nda görevlendirildi.

Kısacası Cemaatçi olduğu iddiasıyla AKP'li belediyeden kovulan isme İstanbul Üniversitesi yönetici olarak kapılarını açıyordu.

HEMEN EMEKLİ ETTİLER

Bununla da bitmedi olanlar. Başbakanlığın aksi yönündeki kararına rağmen Gülen Cemaati’yle ilgili olduğu değerlendirilen bazı personelin emeklilik işlemleri hızla tamamlandı. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Edebiyat Fakültesi Dekanlığı’na tekrar atanması uygun bulunmayan Prof. Dr. Mustafa Özkan ve İktisat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Arif Yavuz’un emeklilik işlemleri gerçekleştirildi. İki isim KHK gazabına uğramasın diye hızla emekli edildi.

GENEL SEKRETERİN CEMAATİN İMAMIYLA İLİŞKİSİ

Gelelim en kritik noktaya. İstanbul Üniversitesi’nin Genel Sekreterlik görevini Metin Küçük yürütüyor. Metin Küçük’ü anlatmaya başlamadan önce bir geçmişe gitmekte fayda var: 12 Temmuz tarihinde Hava Harp Okuluyla İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü arasında bir işbirliği protokolü imzalandı. Bu protokol darbe girişimi sonrası iptal edildi.

Odatv’nin de haberleştirdiği İstanbul Üniversitesi’nin eski öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ahmet Atilla Şentürk üniversitedeki Cemaat yapılanmasıyla ilgili yaptığı açıklamada “İstanbul Üniversitesi artık yeterli öğretim üyesi üretemiyor mu ki Sakarya Üniversitesinin Fetullahçı kadrolarını gizli saklı yollardan İstanbul Üniversitesine devşirip duruyorsun? Adil Öksüz'le yakınlığı olan ne kadar kripto varsa. İstanbul Üniversitesine alınıyor. Bu nasıl iş? Diyelim koskoca İstanbul Üniversitesi bir genel sekreter çıkartamadı ve Efkan Ala abinizin de hatırını kıramayıp Metin Küçük'ü genel sekreter yaptınız. İyi de kardeşim İ.Ü. Sakarya Üniversitesinin çöplüğü mü?” ifadelerini kullanmıştı.

Şentürk’ün açıklamarı bununla kalmadı. Rektör Mahmut Ak’la da ilgili iddialarını açıklayan Şentürk şöyle dedi:

“Sayın İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Hava Kuvvetleri İmamı Adil Öksüz'le yakınlık dereceniz nedir? Adil Öksüz Rektörlüğe hangi sıklıkla gelip gidiyordu? Geldiği zamanlarda neler görüşüyordunuz? Hava Harp Okulu eski komutanı darbeci paşa Fethi Alpay'la yakınlaşmanızda Adil Öksüz'ün bir rolü oldu mu?”

Şimdi tekrar Metin Küçük’e geri dönelim. İdari hakimken önce Sakarya Belediyesi’ne oradan Sakarya Üniversitesi’ne daha sonra da İstanbul Üniversitesi’ne gelen Metin Küçük’ü ziyarete Adil Öksüz’ün 15 Temmuz öncesi birden fazla sefer geldiği İstanbul Üniversitesi’nde bilinen bir gerçek.

Burada Adil Öksüz’ün de bir dönem Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğretim üyesi olduğunu hatırlatmakta yarar var.

Şimdi bazı soruları sormanın zamanı geldi:

‘FETÖ’yle mücadele ettiğini’ iddia edenler, solcu oldukları bilinen akademisyenleri görevden alırken, yazıda bahsettiğimiz isimler nasıl görevlerini devam ettirebiliyor?

Bu isimler üniversitenin en kritik noktalarında hala görevlerine devam ederken, hükümet KHK’lerle muhalif akademisyenleri görevlerinden alarak mı ‘FETÖ’yle mücadele’ edecek?

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)