• BIST 97.533
  • Altın 145,687
  • Dolar 3,5750
  • Euro 3,9909
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 25 °C
  • Antalya 21 °C

Jeremy Gara sadece Arcade Fire’dan ibaret değil

Jeremy Gara sadece Arcade Fire’dan ibaret değil
Grammy Ödüllü Arcade Fire, enstrümanlarla elektronik müziği harmanlıyor.

Grammy Ödüllü Arcade Fire, enstrümanlarla elektronik müziği harmanlıyor. Sahneye klasik bir Rock grubu gibi sadece bateri, gitar ve solist olarak çıkmayan grup, şarkıya göre harp, mandolin, synthesizer kullanıyor. Grubun bateristi Jeremy Gara kalabalık içinde kaybolmaktan şikâyetçi, “Arcade Fire ile çalıyorum, o kadar” diyor. RedBull.com Gara’yla Polonya’da buluştu. 

Arcade Fire, 2001’den günümüze çoklu enstrümanla müzik yapan Kanadalı bir Indie Rock grubu. Sahne performanslarıyla öne çıkan Arcade Fire, 2015 yılında çıkardığı Reflektor adlı albümle Grammy Ödülü’nü kazandı. Grubun bateristi Jeremy Gara ise adının Arcade Fire’ın gölgesinde kalmasından şikâyetçi, “Sadece Arcade Fire ile çalıyorum, o kadar” diyen Gara’nın dört farklı grupla yürüttüğü albüm çalışmaları bulunuyor. Polonya’nın başkenti Varşova’da verdiği solo konserin ardından RedBull.com’a konuşan başarılı baterist, grubun planlarından, solo kariyerine pek çok konuda önemli açıklamalarda bulundu. 
 

Solo projen Limn için ne zaman müzik yapmaya başladın?

İlk sesleri yaklaşık dört yıl önce kaydettim ve elimdeki en eski kayıtlar da onlar. Son üç-dört yıldır kısa parçaları bir klasöre kaydettim. 2015 sonbaharında, Arcade Fire’ın turnesini tamamladığımızda projem biçimlenmeye başladı. Bodruma kapandım ve çalışmaya başladım. Bir ay boyunca yoğun bir şekilde çalıştım. 
 

Solo projen var ama Arcade Fire başta olmak üzere birçok başka müzisyenle günlük olarak işbirliği yapıyorsun. Solo albüm fikri nereden geldi?

Aslında sürekli başkalarıyla çalmamın Limn’in tamamen solo albüm olmasının sebeplerinden biri olduğunu düşünüyorum. Arcade Fire ile çalıyorum, grup arkadaşlarımın neredeyse bütün yan projelerinin içindeyim ve ergenliğimden beri beraber çaldığım şarkıcı-söz yazarlarıyla da çalmaya devam ediyorum. İşbirliklerini çok seviyorum. Yardım etmeye de, çalmaya da bayılıyorum. Bu sebeple eğer kendime ait bir şey yaratırsam, bunu hiç kimseden yardım almadan yapmaya karar verdim. Sözümü de tuttum, Limn’de benden başka hiç kimse yok. Limn’e dışarıdan değen tek el ‘mastering’i yapan Halge Sten, o da sadece gerçek bir dahi olduğu için.
 

Tek başına çalışmak senin için nasıl bir duyguydu?

Olağanüstü. Eskiden punk grupları ve sanat ekipleriyle çalardım ve hâlâ bateri çalıyorum, ama solo, sadece kendin için çalmanın, bundan zevk almanın, daha yaratıcı olmanın nasıl bir his olduğunu unutmuşum. Buna tekrar alıştığımda o hisse tekrar âşık oldum. Kulaklığımı takıyorum, telefonumu kapıyorum ve büyü başlıyor. Bu müthiş. Nasıl olduğunu unutmuşum, şimdi tekrar hatırlamaya çalışıyorum.
Saha kayıtları da kullandın. Onları özellikle albümün için mi kaydettin?
Seslerin bazılarının nereden geldiğini tam hatırlamıyorum. Saha kayıtlarını çok ciddiye almıyorum, özel bir ekipmanım yok, sadece telefonum var. Ne zaman ilginç bir ses duysam telefonumla onu kaydediyorum. 
Bu yaklaşımı iki müzisyene borçluyum. Biri Sufjan Stevens. Bir röportajında Michigan’ı kaydederken teknoloji hakkında en ufak bir fikrinin olmadığını, bu yüzden kayıtların içine ettiğini, daha düşük bit oranlarıyla, neredeyse MP3 kalitesinde kaydettiğini söylemişti. Ama kimin umurunda? Çünkü mükemmel bir albüm ve parçalar harika. İkinci kişi Wolf Parade ve Moonface’ten Spencer Krug. O da sık sık kayıtların kalitesine hiç aldırmadığını ve müziğinde önemli olanın duygular olduğunu söyler. Müziğim üzerinde çalışırken duyguları hissedinceye kadar seslerimi işler, onlara ‘masaj yaparım.’
Ambient müzikle ne zaman ilgilenmeye başladın?
Hatırlamıyorum. Hep o tür müzikle ilgili oldum. Tam bir müzik delisiyim ve plak satın alma bağımlısıyım. Kanada’nın başkenti Ottawa’da büyüdüm. Orası bir hükümet şehri ama neyse ki birkaç harika müzik mağazası vardı. Çalışanları kütüphaneci gibiydi, daima sana yeni ve heyecan verici şeyler göstermeye hazırlardı. Plak almaya başlar başlamaz mümkün olan bütün müzik türlerini dinlemeye başladım.
Bir sonraki albümün tamamen farklı olabilir mi?
Sanırım, ama öyle olmak zorunda da değil. Şimdilik o tür müzik bendeki güçlü duyguları tetikliyor. Belki de günlük hayatta bir Rock grubunda bateri çaldığım için tam tersi beni çekiyordur. Arcade Fire ile çalmak da duyguları harekete geçiriyor, ama sahnede on insanla beraber olmak ve birlikte çok enerji dolu bir şey yaratmak tamamen farklı türde bir his. O da harika, ama farklı.
Evet, sonraki albümüm tamamen farklı olabilir. En sevdiğim müzisyenlerden Groper o da  sürekli değişiyor ve kendini yeniden yaratıyor. Son albümü sadece piyano müziği… Enerji farklı olsa da hâlâ o, ama bunu gözden kaçırmak kolay. Benim için Grouper harika bir ilham kaynağı. Ne istiyorsa onu yapıyor, bu arada kendine sadık kalıyor ve daima kişiliğini duyabiliyorsun.
Bir gün onunla çalmak ister miydin?
Elbette, o muhteşem, ama varlığımdan haberi bile yok. 
Öyle mi düşünüyorsun?
Evet, öyle düşünüyorum. (gülüyor) On civarı konserini izlediğimden hiç haberi yok. 
Turneye çıkmak hakkında hislerin nedir? Arcade Fire ile en büyük festivallerde ve devasa stadyumlarda çalıyorsun, solo performansların ise küçük mekânlarda gerçekleşiyor.
Ben aynı zamanda bir dinleyiciyim. Plaklar satın alıyor ve konserlere gidiyorum. Niş müziği çok severim, gerçekliğini biliyorum. Kaç kişinin onu dinlediğini ve konserlere gittiğini de biliyorum. O kadar da çok değil, cahil değilim. Beklentim yok. Herhangi bir yerde çalma şansım olursa çok seviniyorum. İnsanlar müziğe ve yeni deneyimlere açık olduklarında da mutlu oluyorum. Çaldığım müzik, ‘ambient’larım ve drone’larım’ hâlâ popülerlik kazanıyor. Açıktır ki asla Arcade Fire kadar popüler olmayacağım. Ayrıca Arcade Fire hayranlarının konserlerime gelmelerini ya da yaptığım şeyi sevmelerini de beklemiyorum.
 

Polonya’nın başkenti Varşova’daki konserin Arcade Fire’dan Jeremy’nin performansı olarak duyuruldu. Grubunun gölgesinde kalmak seni gücendiriyor mu?

Gerçeklik bu. İyi mi kötü mü bilmiyorum, ama durum böyle. Arcade Fire ile çalıyorum, o kadar. Kendim için yaptığım müziğin insanları korkutmadığını, onlara sert gelmediğini düşünmeyi seviyorum. Öte yandan, biri sadece Arcade Fire’ın bateristiyim diye konserime gelirse belki de daha önce hiç duymadığı bir şey duyacaktır. Fakat biri bir Rock grubunun bateristinin bir solo performansını görmek için gelir ve bunun Arcade Fire’a hiç benzememesine şaşırırsa bir sorunumuz var demektir, çünkü beklediği müzik asla aynı olmayacaktır. Arcade Fire sahnede on beş kişi demek, haliyle benim tek kişilik konserlerim tamamen farklı bir deneyim sunuyor.
 

Gelecekte müzik dünyana birini kabul edebileceğini düşünüyor musun?


Sonraki albüm için bir planım yok. Bir kez daha tamamen tek başıma müziğim üzerinde çalışıyorum. Kendi ismimle bir albüm daha çıkarırsam, onda da sadece ben olurum. Başka bir işbirliği yapmaya karar verirsem, yeni bir projeye başlarız. Daha önce de dediğim gibi, başkalarıyla çalmaya bayılıyorum, ama kendi başıma çalışmak benim için özel. En azından şimdilik tamamen yeni bir deneyim. Şimdiye kadar beş ya da altı konser verdim.
 

Bu durumda, daha uzun bir turneye çıkmak istemez misin?

Kesinlikle. Ne yazık ki bu pek kolay değil, çünkü Arcade Fire planlarımın çok önemli bir parçası, üstüne üstük çok da gizemli bir parça. Nerede konser vereceğimizi, ne zaman başlayacağımızı ya da bitireceğimizi bilmiyorum. Görünüşe göre Arcade Fire bu Nisan’da turneye başlayacak ve Nisan 2019 civarı turneyi bitirecek. Bu arada solo çalabilirim, yürütmeye çalışabilirim. Aslında Arcade Fire’dan Jeremy olmanın avantajlarından biri, insanların konserimi düzenleme riskini almaya hazır olmaları. (En azından gerçekten boktan bir şey kaydedinceye kadar.) Böyle bir şey yaparsam bir daha hiç turneye çıkmayacağım.

En çok kiminle işbirliği yapmayı seviyorsun?

Beraber çalışmaktan hoşlandığım insanlarla çalışmayı tercih ediyorum. O kişilerden biri ve en iyi dostlarımdan biri Michael Feuerstack. Yaklaşık on albüm çıkardı ve 20 yaşımdan beri beraber çalıyoruz, hâlâ da en sevdiğim söz yazarlarından biri. Şu anda başka bir albüm üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca Arcade Fire’dan Tim Kingsbury ile Sam Patch adı altında yaptığı bir albümü bitirmek üzereyim ve kesinlikle birkaç konser veririz. Geçen yıl Sara Neufeld ile çok güzel bir albüm kaydettim. Müzik çalmayı seviyorum, herkesle çalarım… Tamam, bu doğru değil. (gülüyor)
Aralık’ta Colin Stetson ile Polonya’nın Katowice şehrinde çaldım. Genelde bunu yapmam, ama bir kereye mahsus Shahsaz Ismaily’nin yerine geçtim. Ismaily, Colin’in grubunda bas, gitar ve synthesizer çalan kayda değer bir müzisyendir. Górecki’nin 3. Senfonisini kendi şehrinde çalmak benim için bir hayalin gerçekleşmesiydi. Colin’in yorumunun olumsuz eleştiriler aldığını, orkestra için bestelenen orijinalle karşılaştırıldığında aşırı modern olduğunun söylendiğini biliyorum, ama dikkatle dinlerseniz onun yorumunun Górecki’ye çok saygı gösterdiğini hemen anlarsınız. Bateri içermesi çok güzel olmadığı anlamına gelmiyor. Birkaç kere çaldım, çok benzersiz bir müzik. Onu Polonya’da o insanlarla çalmak olağanüstü bir deneyimdi. Hayatta aşırı şanslıyım.
 

Bir sürü albüm alıyorsun, koleksiyonundaki en sevdiğin albüm hangisi?

İyi soru. Gelmiş geçmiş en sevdiğim albüm hâlâ The Cure’dan Disintegration. Bu albümü ezbere biliyorum. The Cure’u ilk canlı izlediğimde 12 yaşındaydım. Her yakınıma geldiklerinde konserlerine giderim. İlginç olan şu ki, o benim en sevdiğim albüm, ama en sevdiğim plak değil. 
Arcade Fire’ın yeni albümünün parça sırasına karar verdiniz mi?
Hayır, henüz değil, ama hepsini kaydettik. Albüm bu yıl piyasaya çıkacak. Şimdilik miksliyoruz ve hangi şarkıları albüme alacağımıza karar veriyoruz, çünkü aslında ihtiyaç duyduğumuzdan daha fazla parçamız var. Ama neredeyse bitirdik. Çıkış tarihini bilmiyorum, ama yakında çıkacağını umuyorum. Popüler bir grup olduğumuzu biliyorum ve doğrusunu söylemek gerekirse, bir kurala uyuyoruz: Müziğin hazır olduğunu hissedinceye kadar kaydetmeye devam ediyoruz.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)