• BIST 109.050
  • Altın 153,015
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 17 °C
  • Adana 18 °C
  • Antalya 17 °C

Kadına karşı şiddetle topyekün ve süreğen mücadele

Kadına karşı şiddetle topyekün ve süreğen mücadele
Görevimiz böylece ortaya çıkmaktadır…

Mustafa İlker Gürkan

Gün geçmiyor ki… Dün giderken yeni gün geliyor ki… Bir anmanın, bir anımsatmanın 'günü' olmasın. ‘Sevinçle dolu olmalı’ denilecek, denilebilecek günlerimiz bile, yaşanan gün de; hüzün çağrıştırıyor!

Bugün 25 Kasım 'Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Dayanışma Günü'… Kadına yönelik Şiddetin başlıca faili; 'erkek egemen kültür' içinde yetişen, yoğrulan, biçimlenen insanlarımız ve faaliyetleridir.

Kadına yönelik şiddetin bir başka somut nedeni ise; insan toplumunun ve toplumun temeli olan ailenin neo liberal sosyo-ekonomik sistemde dağılıp adeta toz duman edilmesidir…. Yanı sıra sözcüğün eksiksiz anlamıyla devrimci bir sıçrama gerçekleştiren bilimsel ve teknolojik gelişme…  Binlerce yıldır süregelen erkek egemenliğine son vermiş. Temel insan faaliyetindeki dayanıklılık süreklilik gereksinim öne çıkmış… Zaman içinde ve toplumsal ilerleme birlikte, kadın cinsi için avantaja dönüşmüş… ‘kaba güce’ bir başka deyişle ‘zor’a dayanan erkek egemenliği dengelenmiş, erkek cinsi ‘güç’ avantajını yitirmiştir.

Sitemin dayattığı işsizlik ve pahalılık (enflasyon) gittikçe artan biçimde yoksullaşmaya yol açıyorken… Kitle propaganda araçları bir avuç varlıklı insanın ışıltılı hayatını her gün medyada ve hatta TV kanallarında kitlelerin evlerinin içinde gözlerine sokmuştur.

İşte bütün bu nedenlerle; erkeğin yeniden kendini kabul ettirmek, bir anlamda “gücünü göstermek hırsı”, hemen yanındaki kadına yönelik “gününü göstermek” biçimine dönüşmüştür. Bunun en bariz içgüdüsel (Burada hayvani demek kaba olabilir diye bu deyimi kullanmıyorum) görünümü kadına karşı şiddet olarak ortaya çıkmıştır. Çıkmaktadır…

İhtiyaçlar yeni buluşların ve ilerlemenin anasıdır. Kaba güç ile sağlanan üstünlük ise “anlamayı ve anlatmayı” dışlar “İtaat etmeyi ve ettirmeyi” öne çıkarır. Sonuç her zaman her yerde ve herkes için aynıdır; cehalet.. Erkek cinsi bütün toplumla birlikte onca bilgilenmesine rağmen kültürel bir çoraklık ortamına düşmüştür. 'Tahsilli cehalet' teriminin yeni zamanlarda sık kullanılıyor olması bundandır.

Görevimiz böylece ortaya çıkmaktadır… Neoliberalizmle salt sosyo-ekonomik bir mücadele yeterli değildir… Muhafazakarlık adı altında sürdürülen bir kültür, kadına karşı şiddetin başlıca etkenidir. Çalışmak, para kazanmak toplumuzda küçümsenmeyecek bir kesimce, kadın için 'ahlaki zafiyet' olarak görülmekte.. Bunu açıkça ve yekten söyleyemeyenler kadınlarımıza hiç yoktan yakıştırmalar yaparak, kadının toplum yaşamından uzaklaşmasını sağlamaya çalışmaktadırlar. Bütün bu ve daha başkaca sayılamayacak nedenle “Kadının Özgürleşmesi” için, Kültürel, Sanatsal, Ahlaki ve benzeri mücadele de yapılmalıdır… Kim ne derse desin bu alanda yasal daha ötesi konunun niteliğine uygun özellikte polisiye müdahalede gündeme alınmalıdır. Öyle ki; madem kadına karşı şiddet bu kadar yaygın ve rahatsız edicidir…

Sırf bu amaçla; ilkokullardan başlayan bir eğitim programı düzenlenmeli… 'Kadın-erkek eşitliği' (ya da başka adla) bir ders olarak okutulmalıdır. Vurgulayalım: ilkokul birinci sınıftan itibaren… Okullarında ve sonrasında özel eğitim programları ile yetiştirilen 'kadın polisi' kurulmalıdır. Kadına karşı şiddet konusunda medyaya özel destek verilmeli, gerekirse de özel hükümler ihdas edilmeli ve uygulanmalıdır.

Kadına karşı şiddetin önlenmesi için mücadele ve dayanışma.. Bir yaşama biçimidir… Okulda okurken, sokakta gezerken, işyerinde ya da tarlada / bahçede çalışırken, yemek yerken, parkta dinlenirken, vitrinleri seyrederken, bir yere giderken ya da gelirken vesaire, vesaire… Bir yaşam biçimi; kadına karşı şiddetin olmadığı bir dünyayı kurana kadar topyekun ve süreğen mücadele.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)