• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 10 °C
  • Adana 10 °C
  • Antalya 17 °C

Katliamlar serbest, katledilenleri anmak yasak!

Kahramanmaraş Valiliği, Aralık 1978 katliamının 37'inci yıldönümünde anma etkinliğine izin vermedi. Vali, anma talebinin halkı olduğunu, ancak açıklayamayacağı nedenlerle bu yıl da etkinliklere izin verilmediğini söyledi.

Semih Savaşal/ABC Gazetesi

Türkiye’yi 12 Eylül 1980 askeri darbesine götüren en önemli Kortrgerilla-CIA tertiplerinden biri olan ve dinci/mezhepçi faşistlerin sokak gücü olarak kullanıldığı Maraş katliamının (19-24 Aralık 1978) bu kentte anılması yine yasaklandı. Böylece AKP iktidarının “açılım” siyasetlerinin sahteliği ve iki yüzlü karakteri bir kez daha ortaya çıktı.

Kahramanmaraş Valiliği, katliamın 37’inci yıldönümü olan 19 Aralık’ta yapılacak anma törenine izin verilmeyeceğini duyurdu. Valilik tarafından Pirsultan Abdal Kültür Derneği Maraş Şube Başkanı Salman Akdeniz’e gönderilen yazıda, TCDD Gar Meydanı’nda yapılması planlanan, “1978 Olaylarında Ölen İnsanları Anma” konulu toplantının, “Toplumsal gerginliğe yol açarak, kamunun genel huzurunu onarılamayacak derecede bozacağı” ileri sürüldü.

Katliamı kınamak, kardeşliğe zarar veriyormuş!

Kahramanmaraş Vali Yardımcısı’nın imzası ile yapılan açıklamada devamla, “Gerçekleştirilmesi düşünülen etkinliklerin kardeşçe barış içinde yaşamakta olan vatandaşlarımızın huzur ve güvenini bozacağı”  gerekçesiyle yasaklandığı da vurgulandı. Bildirime göre yasaklama kararı, “18.12.2015 Cuma günü saat 08.00’den 26.12.2015 Cumartesi günü saat 17.00’e kadar” geçerli olacak.

Bu karar üzerine görüşlerine başvurduğumuz Salman Akdeniz, Valiliğin kararının haksız ve hukuksuz olduğunu, Alevilerin olduğu kadar Sünni vatandaşların da bu katliamla yüzleşmesi gerektiğini söyledi.  Akdeniz; katledilerek sürülmüş, doğduğu toprağa yabancılaştırılmış, ruhunda onarılmaz tahribatlar açılmış insanların bu ülkenin bir parçası olduğunun görmezlikten gelindiğini belirterek, “Onlar acı çekerken toplumsal huzur da sağlanamaz” dedi. Pirsultan Abdal Kültür Derneği Maraş Şube Başkanı Salman Akdeniz şöyle devam etti:

 “Yasaklar bu yarayı daha da kanatıyor, toplum geçmişiyle yüzleşmeden iyileşmesi de gerçekleşmez.”

Maraş Katliamının yıldönümlerinde Türkiye ve birçok ülkede anma törenleri düzenleniyor. Ancak, katliamın gerçekleştiği yerde, Maraş’ta 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra bir anma etkinliğinin düzenlenmesi, ilk olarak 2010 yılında, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi (İAKMC) Başkanı İsrafil Erbil’in girişimleriyle gündeme geldi.

 

İngiltere’de yüzbinlerce Maraşlı Alevi var

İngiltere’de yaşayan Alevilerin Maraş Katliamını anmaktaki ısrarının somut nedenleri bulunuyor. Bu ülkede yaşayan Türkiye göçmeni Alevilerin sayısının 300 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Bu sayının ağırlıklı bir bölümü de Maraş Katliamı'ndan sonra göç etmek zorunda kalan vatandaşlarımızdan oluşuyor. İngiltere’de 2013 yılında bir çatı örgütü olarak kurulan ve kısa adı BAF olan Britanya Alevi Federasyonu, bugün Londra merkez olmak üzere toplam 12 ayrı kentte açılan Cemevleri ile faaliyet yürütüyor.  BAF Başkanlığına seçilen İsrafil Erbil, 2010 yılından itibaren her yıl Aralık ayında İngiltere’den kalabalık bir heyetle Maraş’a gelerek anmalara katılıyor.

Yasaklamayla ilgili ABC’nin sorularını yanıtlayan Erbil, “Bu oyunun her yıl oynandığını ve her yıl polis şiddetine maruz kaldıklarını” belirterek, katliamın bir insanlık suçu olduğunu, orada ölenleri anmanın ise insani bir görev olduğunu söyledi. Bu görevi yerine getirmeye kararlı olduklarını da vurgulayan Erbil, İngiltere'deki Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün (Charity Commission)  İngiltere’de bulunan Cem Evleri’ni birer ibadethane ve Aleviliği de kendine özgü bir inanç olarak resmen tanıdığını anımsattı.

İngiltere’de Alevi Parlamento Grubu kuruldu

İsrafil Erbil, Türkiye genel kamuoyunda pek bilinmeyen bir gelişmeye de dikkat çekerek, kısa süre önce İngiliz Parlamentosun’da partiler üstü bir Alevi parlamento grubu (All-Party Parliamentary Group-APPG) kurulduğunu belirtti.  İngiliz Milletvekilleri, Joan Ryan, Gareth Thomas, Kate Osamor, Katherine West, David Barrowes, David Lamny, Meg Hillier tarafından kurulan grubun, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden (TBMM) CHP Ankara Milletvekili Zeynep Altıok, CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey ve HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan’ın katılımı ile kuruluş ilanını gerçekleştirdiğini bildirdi.

Kuruluş ilanından hemen sonra, Valiliğinin yasaklama kararı üzerine, alınan kararın yeniden gözden geçirilmesini isteyen bir karar aldığını belirten Erbil, bunu Kahramanmaraş Valiliğine gönderdiğini de açıkladı.

Maraş Valisi; ‘Aslında haklısınız ama...’

İsrafil Erbil, Kahramanmaraş Valisi Mustafa Güvençer’in Alevi kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan on beş kişilik bir heyeti dün kabul ettiğini belirterek, görüşme hakkında bilgi verdi. Vali ile görüşmede bugüne kadar Alevilerin birçok anma gerçekleştirdiğini, bu anmalarda kimsenin zarar görmediğini, kendilerinin de Maraş’lı olduğunu ve Maraş’ı keyfi olarak terk etmediklerini anlattıklarını belirten Erbil, “Göçmek zorunda kaldığımız ülkelerde kurduğumuz örgütlerle bu davanın takipçisi olduğumuzu vurguladık” dedi. İngiltere’den getirdiği mektubu Vali’ye ilettiklerini belirtti.

Erbil, Vali Mustafa Güvençer’in heyetin huzurunda İngiltere’de alınan kararın kendisine mail olarak ulaştığını belirterek, “Aslında taleplerinizde haklısınız, ama bazı nedenlerle bu kararı almak zorunda kaldık” dediğini aktardı. Vali’nin, “yasaklama kararının nedenlerini açıklayamayacağını, açıklasa da sonucun değişmeyeceğini” bildirdiğini ifade eden Erbil, “alınan kararın mutlaka uygulanacağının” özellikle belirttiğini de söyledi.

Erbil, 1978’de Maraş’taki Alevi katliamıyla bugün IŞİD’in Suriye ve Irak’ta yaptığı katliamlar arasında analoji kurarak, bunların aynı kökten geldiğini, Maraş Katliamı’nı anarak başka ülkelerde gerçekleştirilen Maraş’ları da lanetlediklerini vurguladı. 

Maraş Katliamı anmasına gidenler şehre alınmadı
Maraş Katliamı’nın 37’nci yıldönümü nedeniyle, katliamı kınamak ve yaşamını yitirenleri anmak üzere düzenlenecek etkinlik için kente gelen Alevi kurum ve örgütlerine ait araçlar, polislerce kent girişinde durduruldu.

Anma etkinliklerini yasaklama kararı alan valiliğin emri ile kent girişlerinde jandarma ve polis kontrol noktaları oluşturuldu.

Adana, Antep ve Kayseri karayolları üzerinde asker ve polislerce kurulan bu kontrol noktalarında, yabancı plakalı otomobil ve toplu taşıma araçları durduruldu, araç içerisinde yer alan kişilerin kimlik kontrolleri yapıldıktan sonra kente girişlerine izin verildi. Anma için kente gelenler ise durdurularak geçişleri engellendi.

Kent girişlerindeki engelleme nedeniyle polis ve askeri yetkililerle yapılan görüşmeler sonucu, sadece Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Sözcüsü Hülya Yer, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Hacı Bektaş Veli Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Avrupa Alevi Dernekleri Federasyonu yöneticileri ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Erdal Ataş’dan oluşan bir grubun kente girişlerine izin verildi.

Girişlerine izin verilen heyet, katliamın yaşandığı Yörük Selim Mahallesi’ne giderek sembolik bir anma töreni düzenledi.

ARALIK 1978'DE MARAŞ'TA NE OLMUŞTU?

Maraş olayları, 19 Aralık 1978’de, milliyetçi duyguları okşayan “Güneş Ne Zaman Doğacak” filminin gösterildiği Çiçek Sineması’na, daha sonra bir ülkücünün yerleştirdiği ortaya çıkan tahrip gücü düşük bir bombanın patlatılmasıyla başladı. Emniyet güçlerinin pasif kalmasıyla tırmanan dinci grupların yürüttüğü saldırılar 24 Aralık gününe kadar sürdü. 

Solcuların ve Alevilerin "camileri bombaladığı" yalanı yayıldı. Çevredeki Sünni köylerden gelen kalabalıklar Maraş’taki yobazlarla birleşerek harekete geçmişti. Bir bölümü İstanbul ve Ankara’dan kente daha önce gelen ülkücü militanlar ve kimlikleri tespit edilmeyen istihbaratçıların yönetimdeki bu güruha, “Alevilerin mallarının verileceği”nin vaat edildiği mahkeme aşamasında ortaya çıktı.

Önce, Tüm Öğrentmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER) üyesi iki solcu öğretmen öldürüldü. Ardından öğretmenlerin Merkez Cami'nde düzenlenen cenaze törenine saldırıldı. Daha önceden çeşitli bahanelerle işaretlenen solcu ve Alevi yurttaşların evlerine, dükkânlarına yönelen saldırılarla katliam doruğa çıktı. Solcuların, CHP’lilerin ve Alevilerin ev ve işyerleri tekbirler getirilerek tahrip edildi, yağmalandı ve yakıldı.

Resmi verilere göre olaylarda 111 kişi öldü, binin üzerinde insan yaralandı, 522 ev ve 289 işyeri tahrip edildi. Resmi olmayan rakamlara ve iddialara göre ise katliamda yaklaşık 250 kişi öldü. Bazı cenazeler köylerde bekletilmeden defnedildiği için kayıt altına alınamadığı belirtildi. Cinayetler İŞİD’i aratmayacak hunharlıkta gerçekleştirildi. Alevilerin yüzde doksanı Maraş kent merkezini terk etmek zorunda bırakıldı.

Maraş katliamının ardından dönemin CHP Hükümeti 13 ilde sıkıyönetim ilan etmek zorunda kaldı. Ardından kurulan Süleyman Demirel'in başkanlığındaki Adalet Partisi (AP) azınlık hükümeti, sıkıyönetimi 26 vilayete yaydı. Böylece ülkenin yarısında (67 il vardı) fiilen askeri idare kurulmuş oldu. Sıkıyönetim kapsamına alınan illerin sayısı aşama aşama arttırıldı.

Bülent Ecevit’in ölmeden önce Can Dündar’a verdiği belgeler ve dönemin İçişleri Bakanlarından Hasan Fehmi Güneş’in açıklamaları, katliamda dinci/mezhepçi kalkışmanın ve ülkücülerin yanı sıra, MİT’in ve Amerika’nın (CIA) rolünü ortaya koyuyordu. Maraş Katliamı, 12 Eylül’e giden yolda bir kilometre taşıydı ve 12 Eylül’ün en önemli gerekçelerinden biri olarak kullanılmıştı.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)