• BIST 108.827
  • Altın 154,122
  • Dolar 3,8359
  • Euro 4,5239
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 17 °C

Kayserili pazarlığına Avrupa da tepkili: AB ruhunu sattı ve temsil ettiği değerlere ihanet ediyor

Kayserili pazarlığına Avrupa da tepkili: AB ruhunu sattı ve temsil ettiği değerlere ihanet ediyor
AB ve Türkiye sığınmacı krizi ile mücadelede anlaşmaya vardı. Türkiye bugünden itibaren Yunanistan'a yasa dışı yollardan geçen mültecileri geri almaya başladı.

Alman basınında hafta sonunda çıkan haber ve yorumlarda sığınmacıların Türkiye’ye iadesi konusu ağırlıkta. Cumrbaşkanı Erdoğan’a yönelik eleştiriler de Alman basınında geniş yer buluyor.

AB-Türkiye arasında varılan anlaşma uyarınca bugünden itibaren yasa dışı yollarla AB ülkelerine giriş yapmış sığınmacıların Yunanistan'dan Türkiye'ye iadesine başlandı ve ilk mülteci kafilesi Yunanistan'ın Midilli adasından İzmir'in Dikili ilçesine geri gönderildi. Geri gönderilen her sığınmacı karşılığında Avrupa Birliği, Türkiye'deki mülteci kamplarından yasal yollardan bir Suriyeli sığınmacıyı kabul edecek. Uygulama sürecinin başlangıcına hukuki, alt yapısal ve güvenlik konularındaki kaygılar eşlik ediyor.

Deutsche Welle Türkçe servisinin derlediği habere göre ise, Alman basınında hafta sonunda çıkan haber ve yorumlarda da sığınmacıların Türkiye'ye iadesi ağırlıkta. Basın özgürlüğü konusunda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yönelik eleştiriler de göze çarpan bir diğer konu.

Tagesspiegel gazetesi Avrupa’nın bir numaralı gündem maddesi sığınmacı sorununu ele alıyor. Gazete Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziére’nin Türkiye modelini örnek gösterdiğini yazıyor:

“Şayet sığınmacılar Akdeniz'i geçerek yeni rotalar üzerinden gelmeye devam ederse, Kuzey Afrika ülkeleriyle de Türkiye gibi anlaşmanın yoluna gitmemiz gerekir. Örneğin İtalya'dan iade edilecek mülteciler için Kuzey Afrika’da sığınmacı kabul merkezleri kurulabilir. Bunun karşılığında da bu ülkelere insani yardım yapılabilir”.

Saarbrücker Zeitung da Alman Federal Meclis Başkan Yardımcısı Claudia Roth’un sığınmacıların Türkiye'ye iadesiyle ilgili açıklamalarına yer veriyor. Roth, ‘AB’nin ruhunu sattığı' görüşünde:

“Sığınmacıların Türkiye’ye iadesi durdurulmalı. Konu sığınmacıların korunmasından ziyade sığınmacılardan korunmak boyutuna geldi. Sayın Merkel’in aylar önce bahsettiği ‘insani himayecilik' tamamen unutulmuşa benziyor. AB ruhunu sattı ve temsil ettiği değerlere ihanet ediyor. Avrupa'da dayanışma içerisinde ortak bir sığınmacı kabul mekanizması oluşturularak kapılarını bu insanlara açacak yasal yollar bulunması gerekiyor. Sorumluluk duygusunun hala var olduğu ülkeler bu konuda öncü olmalı. Buna Almanya da dâhil”.

Spiegel Dergisi bu hafta son dönemde kendisini hicveden video klip yüzünden Almanya’ya yönelttiği itirazlarla gündeme oturan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı taşımış kapağına. Cumhurbaşkanı Erdoğan için özel bir dosya hazırlanan bu sayıda Erdoğan, geçmişten günümüze farklı yönleri ile ele alınıyor. ‘Boğaz’ın çılgın adamı’ başlıklı dosyada dikkat çeken bazı bölümler şöyle:

“Türkiye, AB ve Almanya, kendini Erdoğan'ın ellerine teslim etti: Kendisinden sığınmacı krizine çözüm bulması isteniyor. Ancak hiciv meselesiyle şimdi Erdoğan’ın nasıl bir düşünce yapısına sahip olduğu ortaya çıktı. Kendisini yakından tanıyanlar, Avrupa konusunda endişelenmekte haklı… Erdoğan, AB zayıf olduğu için güçlü. AB liderleri ve özellikle de Merkel sığınmacı krizini nasıl aşacaklarını bilmedikleri için ona ihtiyaç duyuyor. AB’nin, sınırların kontrolü ve kabul edilecek sığınmacı sayısı konusunda mutabakata varması gerekiyor. Ancak bu olmadığından AB'nin kirli işlerini yaptıracak; sığınmacıları püskürtüp geri yollayacak birine: Erdoğan’a ihtiyacı var. Ve kirli işleri halledenler genellikle beyefendilerden çıkmaz.”

Extra 3 adlı Alman mizah programında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hicvedilmesinin yankıları sürüyor. Bir süredir Türkiye'de muhalif basın organlarına baskı uyguladığı gerekçesiyle eleştirilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir eleştiri de Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz'dan geldi. Bild am Sonntag gazetesine konuşan Schulz, “Türkiye ile sığınmacı krizi konusunda işbirliği yapıyoruz ama bu yüzden sessiz kalmak zorunda değiliz” diyerek sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Sırf bir ülkenin cumhurbaşkanı karikatürize edilişinden rahatsız oluyor diye Almanya'da demokratik hakları sınırlamamızı istemesi, kabul edilemez. Hiciv, demokrasi kültürünün temel taşlarından ve ‘siyasetçiler, -ki buna Türk Cumhurbaşkanı da dâhil- bununla yaşamayı öğrenmek zorunda… Ben Erdoğan’ı uzun süredir iyi tanırım açık konuşur ve kendisiyle açık konuşulunca da bunu anlar... Erdoğan'ın şunu açıkça anlamasını sağlamalıyız: Bizim ülkemizde demokrasi var. Bitti. Sığınmacı sorunu konusunda birçok ülkeyle işbirliği yapıyoruz ve bunların arasında demokrasi abidesi sayılamayacaklar da var. Hem biz anlaşmayı Türkiye Cumhuriyeti ile imzaladık Sayın Erdoğan ile değil.”

GERİ İADE ANLAŞMASININ DETAYLARI
Bu plan uyarınca 20 Mart Pazar gününden itibaren Yunanistan'a yasa dışı yollardan geçen mülteciler Türkiye’ye geri gönderilebilecek. Bunun için Türk yetkililerin Yunan adalarında, Yunan yetkililerin de Türkiye'de görev yapması öngörülüyor. Anlaşmanın uluslararası hukuka uyması amacıyla, sığınmacıların toplu halde gönderilmeyeceği, Yunanistan’ın her vakayı inceleyeceği belirtiliyor. Varılan mutabakat çerçevesinde sığınmacıların 4 Nisan'dan itibaren Türkiye'ye alınmaya başlanacağı bildiriliyor. Dün gece anlaşmaya eklenen yeni bir maddeye göre, sığınmacıların geri gönderilmesi işleminde Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği de yardımcı olacak. Tüm masraflar AB tarafından karşılanacak.

ab-001.jpg

İlk etapta en fazla 72 bin Suriyeli kabul edilecek

Yunan adalarından Türkiye’ye geri gönderilen her Suriyeli sığınmacı için, Türkiye’den bir Suriyeli sığınmacı AB’ye verilecek. Öncelik kadınlara ve çocuklara verilecek. Ayrıca daha önce Yunanistan'a yasa dışı yollardan girmeyen ve bunu denemeyenlere de öncelik tanınacak. Bu bire bir değişim uygulamasında Türkiye'den AB'ye yerleştirilecek sığınmacı sayısı ilk etapta en fazla 72 bin olacak. Bu sayı aşıldığı takdirde uygulama askıya alınacak.

Türkiye-AB arasında varılan anlaşmaya göre, 'Mali ve Bütçe Hükümleri' başlıklı 33. faslın haziran ayına kadar açılması ve diğer fasıllarla ilgili olarak da hazırlık çalışmalarının hızlandırılması öngörülüyor.

Vize serbestisi için 72 kriter

Anlaşma öncesinde sık sık gündeme gelen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize serbestisinin Haziran 2016'da yürürlüğe girmesi amacıyla çalışılacak. Türkiye'nin gerekli adımları atması halinde nisan sonunda Avrupa Komisyonu değerlendirmesini açıklayacak. Türkiye’nin bunun için 72 kriteri yerine getirmesi gerekiyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu bu konuda 37 kriterin şimdiden yerine getirildiğini belirtti.

Avrupa Komisyonu, Türkiye'ye mülteciler için verilecek olan üç milyar euroluk yardımın tahsisi için bir hafta içinde bir liste hazırlayacak. İlk projelerden sonuç alındığında ve ilk üç milyarlık yardımın harcanması durumunda AB, 2018 sonuna kadar 3 milyar Euro daha verecek.

AB ve Türkiye, Suriye'de ve özellikle Türkiye sınırına yakın yerlerde insani durumun iyileştirilmesi için işbirliği yapacak. Türkiye, yasa dışı göçü engellemek için gerekli adımları atacak ve komşularıyla işbirliği yapacak.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)