• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 28 °C

Kemal Okuyan: TKP'liler yuvaya dönün!

Kemal Okuyan: TKP'liler yuvaya dönün!
Komünist Parti (KP) İstanbul'da 'Karanlığa meydan okuyoruz' etkinliği düzenledi. Etkilikte konuşan Kemal Okuyan, harekette 2014 yılında meydana gelen ayrışmayı anımsatarak, "İşte parti burada, bütün TKP'li yoldaşlarımızı çağırıyoruz; yuvaya dönün" dedi.

Komünist Parti'nin (KP) Bostancı Gösteri Merkezi'nde gerçekleştirdiği 'Karanlığa Meydan Okuyoruz' etkinliğine büyük ve coşkulu bir kalabalık katıldı. Salonun bütünüyle dolduğu etkinliği çok sayıda partili de ayakta izledi. Etkinlikte bütün  eski TKP'lilere "Partiye, yuvaya dönme" çağrısı yapıldı.

Etkinlikte son konuşmayı yapan KP Merkez Komite üyesi ve hareketin entelektüel liderlerinden Kemal Okuyan, Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) 2014 yılında yaşadığı ayrışma süreci ile ilgili tartışma yaratabilecek açıklamalar yaptı. 

Etkinliğe konuk olarak katılan Yunanistan Komünist Partisi Siyasi Büro Üyesi Yorgos Marinos da bir konuşma yaptı. Marinos, KP'ye destek verdi ve katılım çağrısı yaptı.

'DOĞRUDUR YAZIK ETTİK'

Kemal Okuyan, TKP'nin bölünmesine ilişkin kendilerine yapılan 'yazık ettiniz' eleştirilerinde haklılık payının olduğunu vurguladı. Partinin sorunlarının geçmişten geldiğini belirten Okuyan, "Doğdurur yazık ettik ama bazı şeylerden kaçamazsınız, TKP'nin birliği 2014'ten önce bozulmuştu. TKP, kendi bünyesinde birden fazla partiyi barındırır hale gelmişti" dedi. 

'BU PARTİ SYRİZA'NIN ÖNÜNE YATANLARI GÖRDÜ'

"TKP'li olan tüm yoldaşları yuvaya geri dönmeye çağırıyoruz" ifadelerini kullanan Okuyan, kendisine yönelik kimi tepkiler için, "Benim bulunduğum partide olmam diyen bir yoldaşıma dün parti rozetini ben taktım, önemli olan samimi bir muhasebe ve TKP hattına bağlılık, gerisi teferruattır. Bu parti Syriza'nın önüne yatanları gördü, bizim geçmişimizde böyle şeyler yoktu" diye konuştu.

Okuyan'ın konuşmasının önemli bölümleri şöyle: 

"Sizlerle memlekete, partiye, mücadelemize dair ne düşündüğümüzü paylaşmak istiyorum. Hemen başa malum şahsı koyacağım, Erdoğan'ı. Erdoğan nereden geldi, hepsi oradaydı. Erdoğan'ın önünü kapamak şık olmaz diyen Deniz Baykal'dı. Liberaller hükümet oldu ama iktidar olamadı diye yardım etti. Kürt siyaseti oh olsun askerden kurtuluyoruz diye destek oldu. Ilımlı İslam Erdoğan'a yakıştırıyorlardı. Erdoğan'ın arkasında her şeyden önce sermeye duruyordu. ABD duruyordu, AB duruyordu. Aradan geçen süre içinde herkes oradaydı, bir tek biz yoktuk. 2002'den bu yana bir tek komünistler yerinden oynamadı, mücadele etti. Şimdi bize Erdoğan'a karşı birlik olalım diyorlar."

BİZ BAŞKA TARAFIZ

"Erdoğan gidecek. Dünya sisteminde çatlak var, blok da çatladı. AKP koalisyonu dağılacak, gidecek. Biz halkımızın örgütlü gücüyle ilgiliyiz, bu çatlaklarla değil. Biz Erdoğan'ı Erdoğan yapan güçlerle de kavgalıyız. Erdoğan'ın alternatifi yok diyorlar. Türkiye'de patron sınıfı ve ABD Erdoğan'dan başkasını bulamaz diyorlar, bu bir ahmaklık. Kapitalistler uşak bulmakta zorlanmazlar. HDP'yle CHP'yle solculuk ya da Erdoğan karşıtlığı yapmayacağımız (bir hat), bizden bunu istiyorlar. Bizim birliğimiz başka, sermeyanin birliğinde solcuların işi yok. Bizim birliğimiz burada, sokakta, fabrikada. Biz başka tarafız."

1 MAYIS'TA ERDOĞAN'LA HESAPLAŞACAĞIZ

"Erdoğan'a tanrı diyenler oldu. Evet, hırsızlığın, katilliğin tanrısı olabilir, bu tanrıyı yer yüzünden biz kovacağız! Başkan yapmayacağız ama olsan da olmasan da gidiyorsun, gideceksin. İşçi arkadaşımız söyledi, Türkiye'de işçiler var. Adına Yavuz Sultan Selim köprüsü dediler, Yavuz Sultan Selim öldürmeye devam ediyor, o inşaatta 80 işçi öldü. Bu işçilerin sesinin daha yüksek çıkması için bu partinin görevi var, ilk göreve bunu yazacağız. Bu görev Türkiye'nin işçi sıfını partisinindir.

"1 Mayıs yaklaşıyor. Bazen kavga ederiz Taksim için, bazen Kadıköy'de on binlerle buluşuruz, gün olur Türkiye'nin her yerinde buluşuruz, bazen de geçen yıl yaptığımızı yaparız, hadi oradan diktatör deriz, Taksim'e çıkarız. Bizim için öncelik işçi sınıfının mücadelesinin büyümesidir. Biz 1 Mayıs'ı 2 Mayıs'a bağlarız. Bu yıl da öyle yapacağız. Taksim'e de hazırız,  başka yerde on binlerle toplanmaya da hazırız. Bizim adımıza kimse karar veremezl, Türkiye'de işçi sınfı adına konuşacak tek bir örgüt yoktur. Maalesef şanlı bir geçmişi olan DİSK'in de yapamayacağı bir şey bu. Milyonlarca işçiyi örgütleyerek mi konuşuyor DİSK? Biz 1 Mayıs'ın hakkını vereceğiz, Erdoğan'la hesaplaşacağız. 

ALTAN TAN'LA, EKMELEDDİN'LE, SELO BAŞKANLA KAYBEDERSİNİZ

"Türkiye'de yüzde 50, yüzde 50 deniliyor AKP için. İş geldi çocuk tecavüzlerini savunmaya. Kapitalizm toplumu çürütüyor, biz bu insanları da kurtaracağız kapitalizmden ama diğer yüzde 50'yi, bütün bunlar isyan edenler, Haziran'da sokağa çıkanları düşüneceğiz önce. Çünkü kendimize ait sandığımız alanı da kaybetmeye başladık. Altan Tan'lara, Ekmeleddinlere oy verdirerek, Selo başkan dedirterek kaybediyoruz bu enerjiyi. Biz devrimciyiz, devrimler bazen toplumun önemli bir kesimine karşı yapılır. Bu mümkündür. En büyük aydınlanma hamlesi sosyalizmle olacak. O insanlara biz de gücüz diyerek ayağa kalkabiliriz. 

"Zaman zaman bize duyarsız deniliyor. Boş verin ne denildiğini, bizim ne dediğimiz önemli. Bir Altan Tan tartışması var. Altan Tan kimdir, Refah Partili istikrarlı, tutarlı bir gericidir. HDP'nin Altan Tan'ları yeni bünyesine çektiği söyleniyor. Yıl 1996, 1995'te bizim partimizle emeğin sesiyle Kürt halkının sesini buluşturmak için bir bloğa katıldık, o zaman küçük bir partiydik. O seçimde istedikleri oyu alamadılar, ben ve bir yoldaşım tam 20 yıl önce Taksim'de lüks bir otelde yapılan toplantıya katıldık. Karşımızda Kürt hareketini temsilen Altan Tan ve Mehmet Metiner vardı toplantıda. Biz, dostlarınız buysa biz sizin dostunuz değiliz dedik ve toplantıyı terk ettik. Demek ki yeni bir şey yok, dostlukları sürüyor. Bunlar rastlantı değil.

"Efkan Ala ve Hakan Fidan dostunuzsa biz düşmanınınız. ABD'yle dostsanız biz yokuz diyoruz.

"Biz komünistiz, komünistin dili, dini olmaz.

"Biz Kürt siyaseti karşısında Türkiye soluna yakışır bir tutum sergiledik. Bu tutum 2016'da geriye dönük olarak da doğrulandı, 1996'dan bu yana doğrulandık, haklı çıktık.

2014'TE BİR KRİZ YAŞADIK

"Şimdi biraz partimize gelelim. 2015 yılı partimiz açısından çok zorlu sınavlarla geçti. 2014'te kriz yaşadık, 2015'te Türkiye'nin Komünist Partisi burada demek için buluştuk. Bizi çok zor iki seçim sınadı. 2002'de ilk kez seçime girdiğimizde çok çalıştık, çok sesimiz çıktı, çok ilgi gördük ama bir şey açıktı, seçimler devrimcilere pek yaramıyor.

"Biz 2002'de kimsenin ön görmediği kadar düşük bir oy aldık. TKP adıyla ilk seçimimizdi, o akşam bir durduk, normal biz de insanız. Toplantı yapıyorduk, odamızın kapısına bir mesaj atıldı, yoldaşlar biz sizi yine de seviyoruz diye. Şimdi bakın, bu bir siyasi tavır değildi, bu bir yoldaşlık hukukunun tesiriydi. Oradaki o pusula, seçimler bize boyun eğdirmez mesajıydı. Seçim akşamı çıktık, mücadeleye asıl şimdi başlıyoruz dedik.

2011 yılı, hani 500 bin boyun eğmeyen aradığımız ve gene çok düşük aldığımız seçimden sonra 2002'deki ruh gitmişti, bunu açık yüreklilikle söylüyorum. Bu partimizdeki ilk sinyaldi, bazı yoldaşlarımız altüst oldu. Çok şaşırtıcı çünkü komünistler asla seçim sonuçlarına göre tavır almaz. 2011'de partimizde bir virüs yayıldı, inanmamak! Haziran seçimlerinden sonra önümüze bir tablo konuldu, Komünist Parti 13 bin oy aldı. Güldük! Şaka gibi bir oy aldık ama bir tek yoldaşımız inancından bir milim şaşmadı. O gün Altan Tan ve benzeri gericilere sevinenler, Komünist Parti düşük oy aldı diye halaya durdu. Biz o gün dedik, artık partimiz Türkiye Komünist Partisi olmuştur.

"Büyük ihtilalci Lenin başarıdan korkmayan bir devrimciydi, ancak büyük düşünmek için geçici başarısızlıktan da korkmayacaksınız der, seçimler vız gelir, biz ülkenin Komünist Partisiyiz. Seçimlere bel bağlayan bir parti değiliz, Türkiye'de solun ayarı bozuldu, Meclis hayalleriyle doldu. Biz bunu bundan sonra da yapmayacağız. Yapılmayacağının kanıtı KKE'dir, onlar o kürsüden değil fabrikadan taşıyacağız işçileri iktidara diyor."

'YUVAYA ÇAĞIRIYORUZ'

"Haziran'da TKP olduk biz. Dostlarımız yazık ettin diyorlar, 2014'te büyük fırsatlar vardı partimiz için. Doğdurur yazık ettik, ama bazı şeylerden kaçamazsınız TKP'nin birliği 2014'ten önce bozulmuştur. TKP, kendi bünyesinde birden fazla partiyi barındırır hale gelmiştir. Buna izin verseydik, alışsaydık bizi çok daha kötüsü bekliyordu. TKP'nin gittiği yoldan başa yolu isteyen, arzu edenler varmış, haklarıdır. Öte yandan TKP'nin kendi bildiği yoldan yürüme hakkı vardır, biz bu yoldan devam edeceğiz.

"Biz 2014'te kişisel nedenlerle bu partiyi krize sokmadık, farklı yollardan gitmek istediğimiz için kriz çıktı. Bugün TKP'yle alakası olmayan bir şey ana rahmine düştüğünde bunu kesip atmak zorundaydık, o zaman örgütsel sorunlarımız yok, bizim böyle sorunlarımız yoktur diyenler, sonra o çocuk sosyal demokrat, oportünist olunca dediler ki, biz onla hesaplaştık. Biz hata yaptık denilir buna, hesaplaştık değil. TKP'nin enerji kaybetmesine neden olduktan sonra biz sağ sapmayla hesaplaştık denilemez. Bizim kültürümüz önce kendileriyle alakalı bir değerlendirme yapmayı kılar. TKP'nin geleneğinden gelenler bu değerlendirmeyi yaptık, bu hatanın bir daha olmaması için. Bunu başkalarından da bekleriz.

"Şimdi çağrımız, Türkiye Komünist Partililere, siyasette kin olmaz, mutlak ayrılık diye bir şey de yoktur. Bizi ilgilendiren TKP çizgisiyle ortaklık ve samimiyettir. Bu olduğu sürece partimiz Türkiye'de bütün komünistlerin partisidir. TKP'li olan tüm yoldaşları yuvaya geri dönmeye çağırıyoruz.

"O kişinin bulunduğum partide olmam diyen -o kişi benim- bir yoldaşıma geçen gün rozeti ben, kendim taktım. Önemli olan samimi bir muhasebe ve TKP hattına bağlılık, gerisi teferruattır. Bu parti Syriza'nın önüne yatanları gördü, bizim geçmişimizde böyle şeyler yoktu. TKP adı bizim partimizin hakkettiği bir addır. Biz her ne yapıyorsak haklı olmak zorundayız, şu anda hangi kriterde olursa olsun bütün bunlara baktığımızda sonuna kadar hakedilmiş bir isimdir TKP adı, yaygınlık, siyasi etkinlik biz bu hakkımızı tabii ki kullanacağız.

"Biz 2014 yılında çok yakışıksız başlayan ama sonrasında herkesin imrenerek baktığı bir ayrışma yaşadık, yine öyle olsun diyoruz. TKP'lilere çağrımız budur, birleşme yok, komünistlerin birliği partinin tekleşmesiyle oldur. TKP'liler partimize katılacak. Yoldaşlar yolumuzda yürüyoruz, herhangi bir dış çalışma yapmadık, bu toplantıyı örgütledik. Şunu görüyoruz, partimiz yolunda güvenli adımlarla devam ediyor devrim ve sosyalizm mücadelesine. Burada bize şu soruyu soruyorlar, ne kadar yalnız yürüyeceksiniz, yoldaşlar biz yalnızlık meraklısı değiliz ama bazen bunu göze alıp çoğalırsınız. Biz bunu göze aldığımız için bugün bu kadar kalabalığız ve çoğalacağız.

"Sosyalist Türkiye'yi göreceğiz, ortak irademizle göreceğiz."

Etkinlik, Kemal Okuyan'ın konuşmasından sonra "Komünist Şarkıcılar" grubunun konseriyle sona erdi.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)