• BIST 108.615
  • Altın 145,221
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 27 °C

Kerameti iktidardan menkul liberallerde akıl fikir arayanlar

Kerameti iktidardan menkul liberallerde akıl fikir arayanlar
'Adam' iktidarla girebildiği her türlü ilişkinin içindedir; iktidarın kanallarında dolarla maaş alıp program yapmakta, her gün bir iktidar borazanı kanalda izleyicilere 'evrenin sırları'nı anlatmakta, iktidarın 'sol' yandaşı olarak ideoloji üretmektedir.

Taylan KARA
[email protected]

Bir bilinç hastalığı: kerametbulmaoyunu... 

Her şeyde “keramet” bulmak, popüler bir solcu hastalığıdır. Yeterince karıştırılırsa her şeyde “keramet” bulabilirsiniz. 

“Adam”(1), yıllarca iktidara övgüler düzer,  iktidar partisinin gençlik kollarında ders verir; sen onda “keramet” bulursun.

“Adam”, sultan kahvaltılarında reçellik yapar, sen onda hala “keramet” bulursun.

“Adam” Metin Lokumcu’ya ergenekoncu imasında bulunur, M.Lokumcu’nun çevresindekilere darbeci der (2); sen onda “keramet” bulursun.

“Adam” en şiddetli saldırılarda iktidarın gönüllü PR malzemesi olur, “akil adam” olarak halka iktidarı parlatır, sen onda “keramet” bulursun. 

“Adam” iktidarla girebildiği her türlü ilişkinin içindedir; iktidarın kanallarında dolarla maaş alıp program yapmakta, her gün iktidar borazanı kanallarda izleyicilere “evrenin sırları”nı anlatmakta, iktidarın “sol” yandaşı olarak ideoloji üretmektedir. Sen, böyle bir “ifrazat”ı bile karıştırıp “keramet” buluyorsun. 

“Adam”, dünyanın en alçak mezhep savaşının arefesinde, “yargıdaki Alevi vesayeti”nden söz etmişti (3). Şimdilerde tu kaka ilan edilse de zamanında, hayvanat bahçesine seçilecek hayvanların bile malum bir gruptan olması için neredeyse mülakatla alındığı bir dönemde, bir devletin bütün organlarının kılcallarına kadar tek bir cemaate kapalı gişe sunulduğu bir zaman diliminde, “keramet bulunan adam”ın aklına Türkiye’de cemaat diye gele gele Alevi cemaati gelmekteydi. Sen bunda bile “keramet” bulabildin. 

Ne denebilir ki sana? Bulduğun şeyin “keramet” olmadığını nasıl anlatmalı? 

“Adam”, 15 yıl sivil toplum-vesayet edebiyatı yapmış ve sonunda ulaştığı nokta hükümet destekçiliği olmuştu. Sen onda “keramet” bulmuştun.

Avrupa’da 40 yıl önce yenmiş, yutulmuş, bitmiş düşüncelerle geviş getiren bu “fikir acentaları”na yıllarca büyük düşünür muamelesi yaptın. Yıllarca kendi yayın organlarını sonuna kadar bu “geviş getirici”lere açtın. Taşrada birçok destekçin için adeta bir var olma sembolü olan gazetelerini bu “gevişken”lere açtın, sayfalarını bu kusmuklarla yıkadın, okurlarının bilincine bu kusmukları pompaladın. Bizzat senin yayın organlarının sayfalarında sana ve değerlerine küfretmelerine izin verdin. 

Yıllardır “keramet” arıyorsun, yüzlercesini buldun da. 

Romanlarında, senin “kavgamızda yaşıyor” ya da “ölümsüzdür” diye her yıl andığın kahramanlarının aslında birer psikopat, seks manyağı kişiler olduğunu yazan küfür romancısı, yıllardır senin başucu yazarındı. Öğlen mezarı başında anıp “ölümsüzdür” diye slogan attığın yoldaşının, zavallı bir korkak olduğunu öğrendin o “demokrat” yazarın başucundaki romanından. İdam sehpasında kendi taburesini tekmeleyen kahramanlarının, bu küfür romanlarında aslında korkudan altına işediğini okurken hiç utanmadın. Bu aşağılık yalanlar, bu iğrenç küfür romanları seni hiç rahatsız etmedi. Çünkü sen “keramet avcılığı” yapmaktaydın. Bütün değerlerini aşağılayan, bütün kahramanlarına hakaret eden küfür romanlarını “başyapıt! başyapıt!” diye göklere çıkardın. 

Adam bildiğin bir arabesk şarkıcısıydı. Çok dinlenmekte, kasetleri çok satmaktaydı. Açıktır ki bu durum senin için bir nitelik belirtisi olamaz. Adam, “sevelim, sevilelim”,  “dünya hepimizin” diye iki suya tirit cümle söylediğinde, sen hemen kendi derginin kapağına koyup adama Marx muamelesi yaptın. Sayısız kez senin dergilerine kapak oldu, gazetelerinde söyleşi yaptın, sıradan şarkılarındaki derin “keramet”ler üzerine zorlama yazılar yazdın. Bulduğun şeyin “keramet” olmadığını anlaman için iktidarın kahvaltısında muktedirle el ele, göz göze mi görmen gerekiyordu? Yanılan o arabesk şarkıcısı değil sendin, sensin, hep sensin. 

Yanılgın hep bu “keramet arayışı” içinde olmandan kaynaklanmaktaydı. 

Yazar, Orhan Kemal’in sanat anlayışıyla taban tabana zıt bir yerdedir. Her fırsatta toplumcu gerçekliği aşağılamakta, toplumcu gerçekçiliğin karşıtı olduğunu hiç mi hiç saklamamaktadır. G. Lukacs için, “Macar köylüsünü başımıza estet diye çıkardılar” ifadesini kullanan, Orhan Kemal ile taban tabana zıt bir yazarın Orhan Kemal’in sanat anlayışına tamamen zıt romanında bile “keramet” bulup bu romana Orhan Kemal ödülü verdin. Bu kitabın, “Gezide ölenlere ithaf edildiğini görmek”, “keramet” bulman için yeterliydi belki.

Piyasa edebiyatının aparatı sıradan yazarların roman diye çıkardığı beşinci sınıf gülünç kitapları yıllarca “başyapıt” diye okurlarına pompaladın, onlara ödüller verdin. “Keramet ihtiyacı”nı yıllarca bu “büyük muhalif”! edebiyatçılardan karşıladın. On yıllarını hapiste geçiren sayısız yazarın, hiçbir hükmü olmadan yıllarca hapiste kalan sayısız insanın gık demeden hapis yattığı bir ülkede, bu piyasa yazarları ödenmemiş çek nedeniyle bile mahkemeye düştüğünde, bu durumu onların “muhalif”liğinin bedeli olarak yorumladın; bunu düşünce suçu olarak yansıttın ve böylece gerçekten bedel ödeyen onlarca-yüzlerce insana hakaret ettin. Gerçekten bedel ödemekte olan yazarlar için tek satır bile yazmamışken bu sahte muhaliflerin öksürmelerini bile manşetten verdin. Yeni kitabının çok satması amacıyla planlanmış suya tirit demeçleri, her an çark edilebilecek elastik sözleri, hesap kitap yapılarak söylenmiş sevimli “muhalif” sözleri, “ünlü yazardan hükümete sert eleştiri” diye yazdın. Avrupa fonlarıyla yazılmış akmaz kokmaz yazılarını, okurlarına  “muhalefet manifestosu” ya da “ünlü yazar iktidara rest çekti” diye sundun.  

Bunların birer vasat edebiyatı üreteçleri, toplumu aptallaştıran ve estetik beğenilere tecavüz eden berbat yazarlar olduğu anlaman için 30 yıl geçmesi mi gerekiyordu? 

Bu yazı uzatılabilir, “keramet arayışı”nın yüzlerce örneği isim isim, olgu olgu verilebilir, onlarca sayfa daha yazılabilir.

Ancak şimdi anlayabildin. 
Acaba anlayabildin mi?  

Yıl oldu 2016... Şimdi bile bunca şey olmuşken, 2016 yılında, “AKP otoriterleşiyor mu?” başlıklı bir yazı yazdığında, “helal olsun adama/kadına” diyerek “keramet bulmak” için eşelemeye devam ediyorsun. 

Bulduklarının “keramet” olmadığını anlaman için bu kişilerin illa ki iktidarın danışmanı mı olması gerekiyordu? 

Bulduklarının “keramet” olmadığını anlaman için illa iktidarın bakanı mı olması gerekiyordu? 

Bu “keramet” bulma arayışı ile karıştırdıkça ortalığa yaydığın dayanılmaz kokunun sorumlususun. 

Artık “keramet” aramaktan vazgeçmedikçe bu dayanılmaz kokuda senin de payın olmaya devam edecek. Nesneleri ve kavramları adlarıyla çağırmayı öğrenmedikçe, bu katlanılmaz kötülük iklimi ağırlaşarak bilinçlerimiz üzerinde tepinmeye devam edecek. Ne dersin? Artık bu “kerametbulmaoyunu”na son verme zamanı gelmedi mi?

----------------------
1. Adam: Burada kullanılan “adam” sözcüğü, sözlük anlamıyla değil, Murat Belge’nin linkteki yazısında Metin Lokumcu hakkında kullandığı anlamıyla kullanılmıştır. 
http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/murat-belge/potsdam-dan/16445/
2. http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ezgi-basaran/bu-hukumetten-beklentim-kalmadi-artik-1054992/
3. http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/murat-belge/cemaat-ve-yargi/8855/

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)