• BIST 102.488
  • Altın 200,756
  • Dolar 4,8421
  • Euro 5,6715
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 28 °C
  • Adana 33 °C
  • Antalya 31 °C

Kıbrıs: Tam zamanı yumuşak karnımıza vurmanın

Noyan UMRUK

Neden tam zamanı?

Çünkü ülke, terör, yolsuzluk, hukuksuzluk, toplumsal kamplaşma ile karnına yumruk yemiş boksör gibi devlet krizi içinde kıvranmakta…

Ekonomik gidişat hiç açıcı değil. Türk lirasındaki devalüasyon %40’a varınca kredi faizleri katlandı; Kredi Derecelendirme Kuruluşları ile başımız belada… Devlet krizi ve Trump’ın çok uluslu sermayeyi Amerika’ya çağıran söylemleri, FED’in faiz politikaları ile kuruyan sıcak para muslukları “ekonomik sorunu” büyütmekte ve ülkeyi iyice köşeye sıkıştırmakta…

Üç dört cephede mücadele veren askerimiz moral ve disiplin, donanmamız ise bunlara ilaveten yetişmiş personeli açısından deprem yaşamakta…

Böylesine yumuşatılmış boksöre kim vurmaz?

İşte, tam bu sırada Kıbrıs’ta liderler, en kısa sürede, 'her konuda uzlaşı sağlanmadan, hiçbir konuda uzlaşı yoktur' ilkesi çerçevesinde anlaşmaya zorlanmakta…

Yumuşak karnımız üzerine oyunlar…

Artık yumuşak karnımız güneyimiz… Kıbrıs ve 932 kilometrelik sınırı ile güneydoğumuz…

Güneydoğu sınırımız sorunlar yumağına dönüştürüldükten sonra Şimdi Kıbrıs’a çullanmaktalar. ..

Bölgenin sınırlarını yenileme stratejilerine hala engel olabilen taşları büyük ölçüde temizledikleri kanısındalar…

Şimdi sıra Kıbrıs’ta …

Neden Kıbrıs?

Kıbrıs Doğu Akdeniz’de devasa bir uçak gemisi olması nedeniyle küresel güçler için stratejik açıdan, doğal gaz potansiyeli ile ekonomik açıdan çok önemli…

Ama Türkiye için, yumuşak karnına bir hançer gibi uzanan konumu ve küresel güçlere karşı ulusal onur duruşu olması nedeniyle hem stratejik, hem de moral açıdan daha da önemli.

Ancak, başka bir büyük önemi daha var, Kıbrıs Türkleri ve Türkiye için… D. Akdeniz’deki ciddi doğal gaz ve petrol yatakları… Cadı kazanına dönüştürülmüş D. Akdeniz’in doğal gaz yataklarında Kıbrıs Rum kesimi ile müşterek tatbikatlar yapan başta İsrail olmak üzere bazı sahildar ülkeler çokuluslu şirketlerle -hazır donanmamız kızaktayken- fink atabilmekte…(1)

unnamed-(2)-080.jpg

Yeni sürece eski sorular…

Şimdi gelin, yeni anlaşma taslağın bazı sorularla somutlaştıralım:

* Kıbrıs’ta ABD’nin de kullandığı iki İngiliz Üssü Dikelya ve Ağrotur (Akrotiri)1960 anlaşmalarına göre tam bir “Bağımsız Devlet” statüsünde iken (2) ve bu devletin şimdi bir de “Kıta Sahanlığı” oluşturulmuşken Türklerin can güvenliğinin yegâne teminatı olan Türk askeri adadan çıkartılıyor mu?

* KKTC devletliğinden, Kıbrıs Türk halkı milletliğinden vaz geçirtilip, “azınlık” statüsüne düşürülüyor mu?

*İki federe devlet, iki federal parlamento yerine başkanlığı dönüşümlü bile olmayan tek parlamento ile soydaşlarımızın konumunun, 1974 öncesi gibi korumasız sığıntı statüsüne dönüştürülmesi nasıl önlenecek?

* Türkiye, 1960 anlaşmaları ile elde ettiği hayati önemdeki garantörlük haklarından vaz geçirtiliyor mu?

* Jeolojik kopuşun sonucu İskenderun körfezine bir hançer gibi uzanan Dipkarpas’ın, ayrıca Maraş ve Güzelyurt’un Rumlara teslimi öngörülüyor mu?.

*19 adacık sessiz sedasız işgal edilmişken, harita olarak mevcut durumda adanın yüzde 36’sı Türk tarafına aitken, Annan Planı’nda bile yüzde 29 olan bu oran daha geri gidilerek, Türk tarafının toprak pozisyonu, yüzde 25’ e çekiliyor mu?

*Ayrıca anlaşma gerçekleşirse, Rumların 1974 öncesi mülkiyet haklarının tanınarak, mahkeme niteliğinde özel komisyon kurulması kararı ile KKTC’deki 30 bin dönümün tazminat ve takas yöntemiyle el değiştirmesi sureti ile 1 milyon 520 bin dönümü ise doğrudan Rum sahiplerine iade edilirken, bu günümüzdeki KKTC topraklarının yüzde 76’sının Rum uyruklulara iadesi anlamına gelirken, bu durum topraklarının yüzde 80’i eski Rum mülkü olan KKTC’de kaosa yol açarken, muhalefet milletvekilleri, Rum ve Türklerin mülk konusunda karşı karşıya gelmesinin iç savaşa yol açacağı uyarısı yaparken, yabancılar da dahil Kuzey Kıbrıs’taki mülk sahipleri endişeye kapılırken sizler neler yaptığınızın gerçekten farkında mısınız?

*Doğu Akdeniz’deki doğal gaz yatakları üzerinde Kıbrıs Türklerinin Deniz Hukukundan doğan hakları gözetilip, sağlam esaslara bağlanıyor mu?

*Annan Planını referandumda onaylayan Türk tarafına söz verilmesine rağmen uygulamaya geçirilmeyen mali yardımın anlaşmaya varılması halinde başlatılması ve Kıbrıs Türklerinin sadece 200.000 kişilik bölümü için Avrupa vatandaşı sayılma havuçlarını hepimiz için küçük düşürücü bulmuyor muyuz?

Sonuç: Onlar için yumuşak karnımıza vurmanın tam zamanı ise, bizim için de “One minute” gibi ucuz şovlar yerine, 12 Ocak’ta “Yetti gari…” deyip bu uğursuz masayı devirmenin tam zamanı değil midir?

Ucuz kabadayılıkların ciddi tavırlara dönüştürülmesi zamanlarındayız…

İşte size gerçekten ciddi bir sınav…

(1)Umruk; “Ege ve Kıbrıs sorunlarının perde arkası”, Aydınlık G., 01.09. 2011ve “Doğu Akdeniz cadı kazanı” Aydınlık G., 08.09. 2011

(2) CIA’in yayınladığı “World Factbook 2005”e göre https://www.cia.gov/library/publications/the-world-fact-book/index.html

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)