• BIST 102.602
  • Altın 192,894
  • Dolar 4,6318
  • Euro 5,4611
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 32 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 30 °C

Kılıçdaroğlu: Devlete sızmadılar, planlı bir şekilde yerleştirildiler

Kılıçdaroğlu: Devlete sızmadılar, planlı bir şekilde yerleştirildiler
CHP'nin çağrısıyla, İzmir'de Gündoğdu Meydanı'nda Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi'ni düzenledi. Mitingde konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu "Bu yapı devlete sızmadı, planlı şekilde yerleştirildi" dedi.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra, CHP, İstanbul Taksim'de Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi düzenlemişti. Bir milyonu aşkın yuttaşın katılımıyla gerçekleşen bu mitingten sonra, CHP, İzmir'de Gündoğdu Meydanı'nda Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi'ni düzenlendi. CHP lideri Kılıçdaroğlu İzmir'de düzenlenen Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi'nde konuştu. İzmir mitingine de yine bir milyonun üzerinde yurttaş katıldı.

Mitinge demokratik kitle örgütleri, meslek birlikleri, sendikalar ve sosyalist grup ve partiler de destek verdi. Coşkulu geçen mitingden sonra değerlendirme yapan bazı gözlemciler, "Alanlar, tekbir sloganlarıyla cumhuriyetin kazınımlarına saldıran gericilere bırakılmadı" dediler.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu mitingde bir konuşma yaptı. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının satırbaşları şöyle:

"İzmir Türkiye Cumhuriyeti’nin dünyaya açılan kapısıdır. İzmir Türkiye’nin en kucaklayıcı şehridir. İzmirli, hiç kimsenin etnik kimliğine bakmaz. İzmirli bilir ki, insan tanrının yarattığı en değerli varlıktır.

"15 Temmuz 2016 demokrasi tarihimizin çok önemli bir tarihidir. Bir grup, darbe girişiminde bulundu. Bu darbe kime yapıldı? Bu darbe, cumhuriyetimize ve demokrasimize yapıldı. Cumhuriyet tarihimizin en kanlı darbesidir bu darbe. Darbeyi gecenin saat 11’inde öğrendim. Arkadaşlarıma şu talimatı verdim. ‘Derhal meclise gidiniz, çalışmaya başlayınız. Parlamento çalışmalıdır’ dedim. Vekillerimiz parlamentoyu asla terk etmedi.

galeri-170.jpg

"Hiç kimse unutmasın, TBMM’nin temeli salonlarda değil, cephelerde atılmıştır. Size parlamentonun tarihinden bir anektod anlatmak isterim. Tarih 22 Temmuz 1921. Polatlı’dan Ankara’ya top sesleri gelir. Meclis açıktır. Düşmana karşı mücadelenin yöntemleri tartışılır. Meclis’i Kayseri’ye taşıyalım denir. Bir milletvekili, Dersim milletvekili Diyap Ağa, kürsüye çıkar ve şöyle söyler. Biz buraya kaçmaya değil, dövüşerek ölmeye geldik. Eğer meclisi taşımak istiyorsanız buyurun gidin. Tek başıma da kalsam bayrağım ve vatanım için son kurşuna kadar savaşırım. Son kurşunu da kafama sıkarım’ diyor. Sevgili Diyap Ağa ruhun şad olsun.

"Cumhuriyeti acıyla, göz yaşıyla, gazilerimizle, şehitlerimizle kurduk. Kanımız, canımız var temellerinde. Ordunun içinde yuvalanan bir grup, demokrasiye kast edecek, ilk duyduğumuz andan itibaren karşı çıktık. Her türlü darbeye karşı çıkmaya devam edeceğiz.

"Gazi Mustafa Kemal boşuna söylemiyor, cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Biz birilerinin kölesi, kulu değiliz, Türkiye Cumhuriyeti’nin özgür bireyleriyiz. Hiç kimse unutmasın, bugün hükümet olanlar da unutmasınlar, eğer o makamlarda oturuyorlarsa, onları o makamlara getiren Mustafa Kemal’in cumhuriyetidir. Kimse unutmasın bu gerçeği.

“TÜM DARBELERE KARŞI ÇIKMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

"Osmanlı heveslilerine seslenmek istiyorum. Osmanlı’da herkes padişahın kuluydu. Kimse düşüncesini açıklayamazdı. Cumhuriyet dedi ki, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan her yurttaş, özgür vatanın özgür yurttaşladır. Elbette Osmanlı’yı kötülemiyoruz, elbette tarihimizle gurur duyacağız. Ama M. Kemal ve arkadaşları Osmanlı’yı da aşarak bir cumhuriyet kurdu. Bunun farkına varmalıyız.

"Egemenlik padişahın, sultanın değil, kayıtsız şartsız milletindir diyoruz. M. Kemal cumhuriyeti kurdu ama çok önemli bir başarıyı dünyanın gündemine getirdi ve Türkiye Cumhuriyeti bütün mazlum ülkelerin örnek aldığı bir cumhuriyet oldu. Bizim mücadelemizin temelinde yatan da bu anlayıştır.

"Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlar sağlam temeller üzerine inşa ettiler. Onlar hangi gerekçeyle Osmanlı’nın çöktüğünü biliyorlardı. Modern cumhuriyeti kurdular.

"Cumhuriyetin kurucu değerleriyle oynamayın, dedim. Türkiye Cumhuriyeti kurucu ayarlarına dönmek zorundadır dedim. Çünkü o ayarlar insanlarımıza saygınlık kazandıran değerlerdir. Bu darbe demokratik, laik, sosyal hukuk devletine karşı yapılmış bir darbedir. O nedenle biz, kimden, nereden gelirse gelsin, tüm darbelere ve tüm dikta anlayışlarına karşı çıkıyoruz, karşı çıkmayı da sürdüreceğiz.

“CAMİYE, KIŞLAYA, ADLİYEYE SİYASET GİRMEYECEK”

"Laiklik, din ve vicdan özgürlüğü demektir. İnanca saygı demektir. İnsana saygı demektir. Kışlaya siyasetin girmesini asla kabul etmiyoruz. O nedenle diyoruz ki, camiye, kışlaya, adliyeye siyaset girmeyecek. Siyasetin girmeyeceği yer buralar olacak, buralar adalet dağıtacak.

"Laik bilimsel eğitimin önemi ortaya çıktı. İşi ehline teslim edeceksek aklın kullanılması lazım. Körü körüne sadakat, darbeye zemin hazırlayan düşüncedir. Profesörü, hakimi, generali var ama bir kişiye itaat ediyorlar, bir kişiden talimat alıyorlar, onlar akıllarını kiraya vermiş kişilerdir. Tanrı’nın bize verdiği en güzel şey akıldır, aklımızı kullanmalıyız.

“ELİN OĞLU MARS’A UZAY ARACI GÖNDERİYOR”

"Bakara Suresi’nin 44. ayeti; “Aklınızı kullanmıyor musunuz?” diyor Yüce Yaradan. Elin oğlu Mars’a uzay aracı gönderiyor, biz darbeyi tartışıyoruz. Biz de aklımızı kullanmalıyız.

"Devlette yükselmenin yolu bir cemaate üye olmaktan geçmemelidir. Bir partiye üye olmaktan, akraba olmaktan geçmemelidir. Bilgiden, birikimden, tecrübeden geçmelidir. O işi en iyi yapan insanların devlet yönetiminde görev alması lazım. Bu darbe girişimi bu gerçeği önümüze koymuşsa, başta iktidar partisi, herkesin bu gerçeği düşünmesi lazım.

"Bu darbe girişimi medya özgürlüğünün ne kadar önemli olduğunu öğretti. Ne yapıyorlardı? Medyaya baskı yapıyorlardı. Ama bugün medya özgürlüğünün ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Size bir sır vereyim, ben de 6 yıl sonra benim vergilerimle çalışan TRT’ye konuk oldum. 6 yıl sonra.

"Deniyor ki, bu FETÖ var ya, bunlar devlete sızmış deniyor. Hayır, devlete sızmadılar, adım adım planlı bir şekilde devlete yerleştirildiler. Bu gerçeği bilmemiz lazım. O nedenle söylüyorum, siyaset kurumunun özeleştiriye ihtiyacı var.

"Şu sorunun cevabını aramak zorundayız: Nasıl oluyor da devletin üniversitesine, yargısına, danıştaya, polise, askere kim nasıl yerleştirdi? Hükümet edenlerin bu soruyu önce kendi vicdanlarına sormaları gerekir. Bu sorunun yanıtını bekliyoruz. TBMM’de kurulan araştırma komisyonunun adam gibi çalışmasını bekliyoruz.

"Sadece devlete yerleşmediler, devletin kurumlarını sindirmek için yargıyı sopa olarak kullandılar. Sadece İzmir’den örnek vereceğim; Alaçatı, Güzelbahçe ve İzmir Büyükşehir Belediyemiz… Makamlar basıldı, belgeler toplandı. O yargılama kararlarını verenler şimdi hapisteler.

"Belediye başkanımız 400 küsur yılla yargılanırken birileri alkış tutuyordu, bugün gerçekler ortaya çıkmış durumda. Soruyorlar, FETÖ bunu yaptı, neden olağanüstü tepki vermiyorsunuz? Belediye başkanlarımızın verdiği cevap var; devlet kin, öfke, intikam duygusu ile değil, hukukun üstünlüğü ilkesi içinde yönetilir.

“DEMOKRASİ HALKIN SAHİP ÇIKTIĞI REJİMİN ADIDIR”

"Darbeciler elbette yargılanmalı. Kim parlamenter demokratik sistemimize, TBMM’ye kast etmeye yelteniyorsa elbette yargılanmalıdır. Emir komuta zinciri içinde hareket eden erleri linç edenlerin de aynı anlayışla yargılanması gerekiyor.

"Demokrasi, kadın erkek eşitliği, hukukun üstünlüğü, medya özgürlüğü, insana saygı, aç ve açıkta kimsenin olmaması, her insanın düşüncesini özgürce dile getirdiği bir rejim demektir. O nedenle üzerine titriyoruz. Demokrasi halkın sahip çıktığı bir rejimin adıdır.

"Bir hatırlatmayı vicdan borcu kabul ediyorum; parlamentodan OHAL yetkisi alındı ama hiç kimse anayasayı çiğneyip OHAL’i kişisel emelleri için kullanmamalıdır. Hukukun üstünlüğüne inanmamız lazım. Kimse ordumuzla bu kadar uğraşmamalıdır. Ordunun saygınlığı korunmalıdır. Bu coğrafya tekin bir coğrafya değildir. Ne kadar güçlü olursak sözümüz o kadar geçer. OHAL’de KHK’larla devleti inşa etme yanlışına kimse düşmemelidir.

MİTİNG ÖNCESİNDEN NOTLAR

"CHP, Taksim’in ardından İzmir’de “Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi” gerçekleştiriyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla Gündoğdu Meydanı’nda gerçekleştirilen miting, saat 19.30’da başladı. Sendikalar, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının da destek verdiği mitinge katılmak isteyenlere belediyeye ait kent içi toplu ulaşım araçları ücretsiz hizmet veriyor. Parti bayrakları yerine Türk bayraklarının getirileceği mitingde AKP ve HDP temsilcilerinin de yer aldı.

"15 Temmuz darbe girişiminden sonra, halk sokaklara çıktı ve darbe girişimini engelledi. Birçok yerde insanlar dışarı çıkarak “demokrasi nöbeti” mitingleri düzenledi ve düzenlemeye devam ediyor. CHP, İstanbul Taksim’de Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi düzenledi, yüz binlerce insan Taksim’e gelerek, darbeye hayır dedi. Şimdi de İzmir Gündoğdu Meydanı’nda dev bir miting gerçekleştiriliyor. Yine yüz binlerce insan Gündoğdu Meydanı’na gelerek darbeye hayır dedi."

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)