• BIST 107.599
  • Altın 151,871
  • Dolar 3,7038
  • Euro 4,3543
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 24 °C
  • Antalya 19 °C

Kılıçdaroğlu: Kendi çocuklarınızı cepheye gönderecek misiniz?

Kılıçdaroğlu: Kendi çocuklarınızı cepheye gönderecek misiniz?
Kemal Kılıçdaroğlu partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda Başbakan Ahmet Davutoğlu'na cevap verdi. Kılıçdaroğlu Davutoğlu'na, "Kendi çocuklarınızı cepheye gönderecek misiniz?” diye sordu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda Başbakan Ahmet Davutoğlu'na cevap verdi. Kılıçdaroğlu Davutoğlu'na, "Kendi çocuklarınızı cepheye gönderecek misiniz?” diye sordu.

Grup toplantısında Başbakan Davutoğlu’nun eleştirilerine cevap veren Kılıçdaroğlu, “Kimse milliyetçiliğimiz test edemez. Biz milliyetçiliğimizi Kıbrıs’ın Beşparmak Dağları’na yazan bir partiyiz” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, AKP hükümetini Suriye’de YPG mevzilerini bombalayarak Türkiye’yi savaş sokmakla suçlayan Kılıçdaroğlu, “Kendi çocuklarınızı cepheye gönderecek misiniz?” diye sordu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satırbaşları;

“Cerattepe’de mücadele var. Orman katledilecek altın için. Artvin halkı istemiyor. Neden zorla yapıyorsunuz? Birileri para kazanacak diye tabiatı yok ediyoruz?

Bütün dünya duyarlı, bir tek birileri duyarlı değil. Çünkü onun tek derdi para.

CHP Artvin halkının yanında. Çöpten kağıt toplayan arkadaşlarım da burada. Yolsuzluk yapmıyorsunuz, birilerini kandırmıyorsunuz. Çoluk çocuğunuzun rızkını sağlıyorsunuz. Bu imkan elinizden alınmak isteniyor. Unutmayın, CHP emekçi sınıfların, ezilenlerin yanındadır.

“KARDEŞİM DEDİĞİN ESAD’A NİYE SALDIRDIN?”
Gelirken Davutoğlu’nu dinledim. Milli muhalefet istiyormuş. Lafa bakın. Acaba Davutoğlu milli kelimesinin anlamını biliyor mu? Milli olmak Türkiye’yi dünyadan soyutlamak demek değildir. Milli olmak Türkiye’ye dünyada itibar kazandırmak demektir. Durup dururken kardeşim dediğin Esad’a niye birden saldırdın? Bodrum’da beraber tatil yapıyordunuz. Seçimlerden önce, “Bizi tek başına iktidara getirin, şehit mehit gelmeyecek” dediler. Tarihin en yoğun şehit süreci. Halkına yalan söyleyen parti milli olabilir mi?

Terör örgütü şehirleri silah deposuna döndürürken valilere “Dokunmayın” talimatı veren iktidar milli lafını ağzına alabilir mi?

“TÜRKİYE’Yİ SAVAŞA SOKMAK İSTİYORLAR”
Milliymiş. Herkes Türkiye’yi savaşa sokmak istiyorlar, bunlar da teşne. Kendi çocuklarını da gönderecek misin cepheye? O zaman sana milli diyeceğim. Kimse milliyetçiliğimiz test edemez. Biz milliyetçiliğimizi Kıbrıs’ın Beşparmak Dağları’na yazan bir partiyiz. “CHP bizim yanımızda dursun” diyorlar.

“İYİ ŞEYLER YAPTIĞINIZDA HER ZAMAN YANINIZDA OLURUZ”
“Yurtta barış, dünyada barış” diyoruz. Siz iyi şeyler yaptığınız zaman her zaman yanınızda dururuz. Sıfır sorun dediler, hiç itiraz yaptık mı? Hayır. O dönem Antep’ten Hatay’a bütün oteller, lokantalar doluydu. Haftasonunu geçirmek için Suriye’den, Irak’tan, İran’dan insanlar Türkiye’ye geliyordu. Hiçbirimiz “Bu ne rezalettir” demedik. Memnun olduk, bu politikanın sürdürülmesi gerektiğini söyledik.

“DURUP DURURKEN ESAD’LA KAVGA ETTİLER”
Mart 2011. Birdenbire çatışmalar çıktı, durup dururken Esad’la kavga ettiler. “Efendim, sen neden İhvancıları kabul etmiyorsun, neden yer vermiyorsun?” Pan-İslamizm hareketini, yani “Bütün İslam coğrafyasını biz yöneteceğiz” diye ortaya çıktılar. “Sakın” dedik, bizi dinlemediler. “Ortadoğu’ya girmeyin” dedik. “Nasıl bataklık dersiniz” dediler. 

TIR’larla silah gönderdiler. Ne kadar cihatçı varsa, Nusra’cılar, IŞİD’ciler hepsi Türkiye üzerinden gittiler. Kamplar kurdular. “Siz bilmezsiniz, biz biliriz” dediler. Sonra ne oldu? IŞİD 70 ilden militan toplamaya başladı. Tamamı bu hükümetin gözleri önünde oldu. Kadınların boğazı kesildi, gencecik çocuklar öldürüldü, türbeler, camiler havaya uçuruldu. Vahhabilik aldı başını yürüdü. Her türlü çanağı tuttular.

“NEDEN SURİYE’NİN İÇ İŞİNE KARIŞIYORSUN?”
Neymiş, “Esad gitsin”miş. Neden karışıyorsun iç işlerine. Yanlış yapıyorsun. Milli politika diyorlar, bu politikanın adı gayrımilli politikadır. Suriye’de Kürtler var, Türkmenler var, Araplar var. Hepsi kardeşimiz, akrabaları Türkiye’de. Neden düşman ilan ediyorsun, yazık günah değil mi?

Bir ülkeyi yönetenlerin o ülkenin yakın tarihini bilmeleri gerek. Ortadoğu tarihini bilmen gerekir. Kendi ülkesinin talihini bilmeyen Türkiye’yi batağa sürükler. Sayın Davutoğlu, tarihten vazgeçtim. Halit Rıfkı Atay’ın Zeytindağı kitabını oku. Bütün ayrıntıları var Ortadoğu’nun tarihinin. Neden Türkiye o bataklığın dışına çıkmıştır, bütün ayrıntıları görürsün. Kendi tarihimizi bildiğimiz için bu eleştirileri yapıyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti kuran kadronun lideri. Libya’da, Suriye’de, Filistin’de çarpıştı. Osmanlı döneminde Ortadoğu’daydı. Ya İnönü?”

“NE BAYIRI KALDI NE BUCAĞI”
Türkiye şu anda yönetilmiyor. Bir rüzgara kapılmış gidiyoruz. Yönettiklerini sanıyorlar ama arkalarından birileri onun zembereğini kuruyorlar, farkında değiller. Bayırbucak’tan bahsediyorlar, ne bayırı kaldı ne bucağı kaldı, haberleri yok.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)