• BIST 101.090
  • Altın 200,828
  • Dolar 4,7878
  • Euro 5,6116
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 27 °C

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a 'Başkanlık' resti

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a 'Başkanlık' resti
Olay yaratan 'Kan dökülür' sözünden geri adım atmayan CHP lideri, Erdoğan'a hodri meydan dedi: Buyursunlar yapsınlar bakalım. Nasıl yapıyorlar? Bu kadar açık, net!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Böyle bir başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz" sözleriyle başlayan tartışma gittikçe büyüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Kılıçdaroğlu'nun açıklamasına sert sözlerle yanıt vermiş,"Milletine ve Meclis'ine ihahet etmiştir. Kan dökmek diktatörlerin, zalimlerin bazen de meczupların işidir. Ana muhalefetteki şahsın bunlardan hangisi olduğunu ben milletimin takdirine bırakıyorum. Bu şahıs daha önce siyasi sapıklık emareleri göstermişti. Şimdi de siyasi sapkınlık işaretleri veriyor. Er ya da geç bu milletin önüne yeni anayasa ve başkanlık sistemi gelecek. Kan ticaretine soyunanlar boşuna heveslenmesin, Kızılay dışında bir yere kan vermeyiz" yorumunu yapmıştı.

CHP lideri, kendisine açılan soruşturma ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan gelen eleştirilere "Türkiye'yi bir kişinin iki dudağı arasına asla teslim etmeyeceğiz, onların geleneğinde kan dökme vardır. Gezi olaylarından sonra 'Yüzde 50'yi evlerinde zor tutuyorum' diyordu, yani bırakırsam onların tamamını katledecekler diyordu. Diktatörlük tanımı yapmış, kendisini anlattığı için teşekkür ediyorum" yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin kaderiyle oynarsa, bu kolay olmaz, kan dökülmeden bunu yapamazsınız, kan dökülmeden bu iş olmaz. Söylediğim bu. Bu istismar ediliyorsa, yani 'Biz bunu yapabiliriz' mi demek istiyorlar. Buyursunlar yapsınlar bakalım. Nasıl yapıyorlar? Bu kadar açık, net!" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun Almanya yolunda gazetecilere yaptığı açıklamalar şöyle:

"KENDİSİNİ ANLATTIĞI İÇİN TEŞEKKÜRLER"

(Erdoğan'ın eleştirilerine ilişkin olarak) Bir demokrasi mücadelesi veriyoruz, demokrasi mücadelesinin bedel ödenmeden başarı kazandığı hiçbir ülke yoktur, Türkiye'yi bir kişinin iki dudağı arasına asla teslim etmeyeceğiz, onların geleneğinde kan dökme vardır. Gezi olaylarından sonra 'Yüzde 50'yi evlerinde zor tutuyorum' diyordu, yani bırakırsam onların tamamını katledecekler diyordu. Bunu anlatmak istiyordum asıl. Diktatörlük tanımı yapmış aynı tanıma aynen katılıyorum. Ve Erdoğan'a teşekkür ediyorum. Kendisini anlattığı için.

"ERDOĞAN'IN SAVCILARI BİZİ KORKUTMAZ"

(Kendisi hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin olarak) Erdoğan'ın savcıları bizi korkutmaz ve yıldıramaz. Teröre yardım yataklık yaptılar diye dilekçe verdik cesaret edip soruşturma açamadılar, bunlar cumhuriyetin savcısı değil, Recep Tayyip Erdoğan'ın savcısı bunlar bizi korkutmazlar. Savcıların görevi birilerine uşaklık yapmak değildir. Biraz daha ağır konuşayım, savcıların görevi benim gibi demokrasi ve cumhuriyeti savunmaktır.

"BUYURSUNLAR YAPSINLAR BAKALIM"

('Böyle bir başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz' sözleriyle başlayan tartışmaya ilişkin olarak) Gayet açık ifadem. Türkiye'de demokrasi mücadelesi kolay verilmemiştir. Acı, gözyaşı, idamlar vardır. Eğer Türkiye Cumhuriyeti'nin demokraside kat ettiği mesafeyi, bir kişinin iki dudağı arasına hapsetmeye kalkarsanız, bir kişi milletvekili listelerini yaparsa, yargıya talimat verirse, Türkiye'nin kaderiyle oynarsa, bu kolay olmaz, kan dökülmeden bunu yapamazsınız, kan dökülmeden bu iş olmaz. Söylediğim bu. Bu istismar ediliyorsa, yani 'Biz bunu yapabiliriz' mi demek istiyorlar. Buyursunlar yapsınlar bakalım. Nasıl yapıyorlar? Bu kadar açık, net!

"BU BEDEL BUGÜN BÖYLE YARIN BAŞKA BİÇİMDE ÇIKAR"

Şimdi siz bütün kazanımları bir tarafa atacaksınız, her şeyi bir kişi belirleyecek. 'Efendim ben oy aldım her şeyi yaparım.' İstediğiniz kadar oy alın her şeyi yapamazsınız. Bunu yapmanız için, buna karşı çıkanların tamamını ezmeniz ve yok etmeniz gerekir. Demokrasi çoğunluğun baskı kurduğu rejimin adı değildir, azınlıkların hakkını koruyanların rejimdir. Aydınlar bildiri imzaladı diye hapse girdiler. Bedel ödeniyor burada. Bu bedel bugün böyle yarın başka bir biçimde çıkar. (Bedel anlamında mı kullandınız sorusu üzerine) Elbette. Bedel ödettirilirse bu insanlara yaptırabilirsiniz.

"NASIL YORUMLANDIĞI ÖNEMLİ DEĞİL"

İktidar tarafından nasıl yorumladığı umrumda değil çünkü onlar bildiklerini okuyorlar.Türkiye'de bir dikta yönetimi var, yüzde 49,5 oy alan hükümetin başbakanı istifa ettiriliyorsa bunun neresi demokrasi. Davutoğlu'nun hakkını biz savunuyoruz, çok sevdiğimiz için mi? Hayır, demokrasi adına savunuyoruz. Ona oy veren 23 milyon kişinin hakkını savunmak için savunuyoruz. O, makamını bırakarak bedel ödedi. İnsanlık tarihi, demokrasi için bedel ödeyen insanların tarihidir. Başbakanlar, Deniz Gezmişler asılarak bedel ödedi. Bunların hepsi bedeldir.

"SÖZ DÜELLOSU İLE SONUÇ ALINMAZ"

(Cumhurbaşkanı'nın terör tanımının değiştirilmesi talebine karşı yaklaşımı söz konusu) Karşılıklı söz düellosuyla sonuç alınmayacağı görüldü. AB ile arada sorun varsa konuşulması, orta yolun bulunması lazım. Karşılıklı konuşarak ya da restleşerek sorun çözmek mümkün değil. Türkiye kendi söyleminde haklı olabilir ama izah etmesi lazım.

"SAYGINLIĞIMIZA GÖLGE DÜŞÜRÜYOR"

Türkiye'nin AB ile ilgili şikayetleri olabilir. Mesajı vermesi gereken ülkenin Başbakanı. AmaCumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı, Dışişleri Sözcüsü gibi konuşuyor. Sen Dışişleri Bakanı mısın? Birikimi olmadan, kafasına estiği gibi konuşuyor, Türkiye'nin saygınlığına gölge düşürüyor. Terörle mücadele hükümetin görevidir. Cumhurbaşkanı, kendisi yapıyormuş gibi meydana çıkıyor. İçişleri Bakanı mısın, Jandarma Genel Komutanı mısın?

"O KOLTUKTAN AYRILMALI"

(AK Parti'nin partili cumhurbaşkanlığı teklifini haziranda Meclis'e sunmaya hazırlandığı söyleniyor) Erdoğan'ın isteğini yerine getirme talebinden kaynaklanıyor. Siyasetle uğraşan kişi aklını başkasına kiraya vermez. AKP milletvekilleri aklını birikimini saraya kiraya vermiş durumda. 'Ben bana oy verenlerin cumhurbaşkanıyım, oy vermeyenin değilim' diyor. O zaman o koltuktan ayrılmalı.

"BAHÇELİ PARLAMENTER SİSTEMİ SAVUNMALI"

(MHP lideri Bahçeli'nin açıklamaları, partili cumhurbaşkanlığına destek vereceği şeklinde yorumlandı) Başka partinin içişleri ile ilgili açıklama yapmak istemiyorum ama Bahçeli'nin demokratik parlamenter sistemi savunması gerektiğini düşünüyorum. Sağduyunun egemen olacağına inanıyorum. (MHP'nin eleştirilen politikası parti içi tartışmayla bağlantılı olabilir mi?) Olabilir, o konuda yorum yapmak istemiyorum.

"TÜRKİYE'Yİ İDARE EDEMİYORUM DİYE SEÇİME GİDEBİLİR"

(Erken seçim olur mu?) AKP 317 milletvekili çıkarmasına karşın hala ülkeyi yönetemiyor. 'Ben Türkiye'yi idare edemiyorum, başka bir ekip bulun' gerekçesiyle erken seçime gidebilir.

"FİRENİN CHP'DEN OLACAĞINI KİM SÖYLEYEBİLİR?"

(Dokunulmazlık önerisi konusunda CHP'den fire olur mu?) Oylamada grup kararı alınamıyor. Her milletvekili vicdanıyla oy kullanacak. Firenin CHP'den olduğunu kim söyleyebilir, AKP ve MHP'den fire olmayacağını kim garanti edebilir? AKP dokunulmazlıklar kalksın diye değil, kalkmasın diye getirdi. Salt çoğunlukla dokunulmazlığı kaldıracak bir düzenleme yapabilirken neden 367'nin peşinde koşuyorsunuz? Bunu da dokunulmazlık kalkmasın diye yapıyorlar. Referandum toplumda ayrıştırma yaratır, gerginliği artırır.

"SAVCI PİYON"

(Baykal'la ilgili kaset soruşturmasında savcıya ifade vermeye gitmeyeceğinizi söylediniz, neden?) Zaten televizyon programında görüntüsü, ses kaydı var, oradan alıp kullansınlar, savcı isterse çözebilir. (Neden bunca zamandır kaset olayı çözülemedi sizce?) AKPkarıştı, CHP de karışsın istiyorlar. Savcı bu işin piyonu. Komployu kuran kişinin Erdoğan olduğunu biliyorum. Çünkü Erdoğan görüntüyü izlerken kameraya alınıyor. Asıl ifadesi alınması gereken Erdoğan. 'Siz hangi gerekçeyle izlediniz, size bunu getiren kamu görevlisi için ne yaptınız' diye sorması lazım. Sormuyor. Ne biliyorsam samimiyet içinde anlattım. Bunları biliyorum, başka bir şey bilmiyorum. (Baykal'ın açıklamaları olayda sizin de sorumluluğunuz varmış gibi algılandı) Baykal'ın öyle bir düşüncesi olmadığını biliyorum.

"DAVUTOĞLU'NUN İSTİFASINI ANLAMIYORLAR"

Almanya temaslarımda Türkiye'den duydukları kaygıları ifade ettiler. Dokunulmazlığın kaldırılmasıyla, bazı milletvekillerinin hapse atılmasıyla Türkiye'de gergin bir atmosferin ortaya çıkabileceği kaygılarını paylaştılar. Başbakan değişimi konusunu sordular. Bir kişinin iradesiyle Davutoğlu'nun istifaya zorlandığını ve kabul ettiğini söyledik. Anlayamıyorlar. 'Ortada fol yok yumurta yok. Bir kişi istedi diye mi istifa ediyor' diyorlar. Evet, dedik.

DAVUTOĞLU DUYARLI BİR İNSANDI

(Başbakan'a hakkınızı helal etmeniz tartışma yarattı) Ben, Davutoğlu'nun direnmesi gerektiğini söyleyip üzerine de gittim. Ölen insanların ardından, hiç tanımadığımız insan bile olsa hakkınızı helal edersiniz. Davutoğlu, yolsuzluklara bulaşmayan birisiydi, yolsuzluklar konusunda duyarlılığı olan bir insandı, böyle bir özelliği vardı. O açıdan AKP içinde farklı kimliğini olan birisiydi.

"HERKES GENEL BAŞKAN OLABİLİR"

(CHP'de bir liderlik yarışı mı var? Muharrem İnce hazırlanıyor, Baykal liderliğe aday olabilir mi?) Olabilir. Muharrem Bey geçmişte aday oldu. Baykal'ı bilmiyorum. Ama Baykal da her CHP'li de genel başkan adayı olmak isteyebilir. Diğer partiler gibi 'neden genel başkan adayı oldun' diye kelle uçuracak değiliz. Madem demokrasiyi savunuyoruz, herkes genel başkan adayı olabilir.

- Herkes bıyık bırakıyor: (Yeni başbakanla ilişkiniz nasıl olur?) Genel Başkan adaylarının bağımsız iradeleriyle ortaya çıkıp 'aday olmak istiyorum' demesi lazımdı. 'Bıyıklı olacak' denildi adaylar bıyık bırakmaya başladı. Şimdi herkes Erdoğan'ın kapısının önünden ayrılmıyor, 'en düşük profilli benim, beni seçin' diyorlar. Seçilen kişiyi elbette kutlarız. Başbakan olarak konuşmak isterse elbette 'kapımız kapalıdır, görüşmeyeceğiz' diye özel düşmanlık ilişkisi olmaz. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)