• BIST 110.543
  • Altın 174,353
  • Dolar 4,0897
  • Euro 4,9883
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 22 °C
  • Antalya 24 °C

Kimyasal silah kullanımının dramatik evrimi

Noyan UMRUK

Suriye’de kimyasal silah kullanımı iddiaları, Truva savaşından günümüze kadar uzanan kimyasal ve biyolojik silah kullanımı tarihinin son evresi oldu.

TARİHTE NELER OLDU?
Homeros'un Odise destanında Truva savaşlarında uçları zehirlenmiş okların kullanıldığından bahsedilir. Bu, savaşlarda kimyasal madde kullanımına dair ilk tarihi bilgidir. Mitolojide Odise, eşi Penelope'nin âşıklarını Ithaca’da ucu zehirli oklarla ile öldürtmektedir.

1764’de ABD’de yerlilere dağıtılan çiçek virüsü taşıyan battaniyeler de Kızılderili katliamı sürecinin bir evresi... ABD’nin arşivlerinin açılmasından ısrarla kaçındığı türlü, çeşitli yöntemlerle bir asrı aşkın sürdürdüğü Kızılderili katliamının son evresinde, 1854’de A.B.D. Başkanı Franklin Pierca’nın toprak talebine bakın Reis Seattle nasıl yanıt veriyor.

“Biz Kızılderililer, bir su birikintisinin yüzünü yalayan rüzgârın yumuşak sesini, yağmurun temizliğini ve kokusunu,  yağmurlarla yıkanıp temizlenmiş, çam ormanının kokusunu taşıyan rüzgârı severiz. Hava önemlidir bizim için. Beyaz adam için bunun önemi yoktur. Bu toprakları da bizden alacak olursanız, çocuklarınıza havanın kutsal olduğunu öğretmeniz gerekir.”

Tüm savaşlarda olduğu gibi I. Dünya Savaşı'nda da AR-GE yoğunlaştı; kimyasal silahların sıklıkla kullanımının yolu açılmış oldu. Her iki cephede de askerler zehirli gazlardan genellikle körleşerek etkilendi...

II. Dünya Savaşı'nda ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt,  mihver güçlerinin kimyasal silah kullanmaları durumunda hardal gazının misilleme olarak kullanılacağını söyledi. 2. Dünya Savaşı'nın sonlarında Hiroşima, Nagazaki bir yana napalm içerikli oksitleyici maddelerin karışımından yapılmış yakıcı bombalar ile Tokyo'da 106 kilometrekarelik alan küle çevrildi.                                                          

Auschwitz ve Nazi kamplarındaki Yahudi esirleri öldürmekte kullanılan ziklon B gazının hesabını Nazi komutanı Adolf  Eichmann Şubat 1961'deki davada verdi.

1960 Mayıs'ında Almanya'nın Kiel kentinde Nazilerden kalan sinir gazı stokları bulundu.

1950’li yıllarda Kore'de, yöneltildiği canlı ya da cansız hedefleri cayır cayır yakan napalm bombaları ve göz yaşartıcı gazlar bol bol kullanıldı.

1962 – 1971 Vietnam savaşında ABD, Vietnamlıların gizlenmesini ve ormanlardan yiyecek sağlamasını önlemek için yaprak dökücü kimyasalları kullandı.

En az 5.000 Kürt sivilin öldüğü Halepçe Katliamı son yıllardaki en ağır kimyasal katliam olarak tarihin karanlık sahifelerinde yerini aldı. Halepçe katliamı İran-Irak 8yıl Savaşları sırasında, 1986-1988'de Saddam’ın K. Irak’taki El-Enfal isyanını bastırma operasyonunun bir parçasıydı. Katliamdan kaçan yaklaşık 460 bin Kürt sınırımıza yığıldı; bunun yaklaşık 51 bin kişisi ülkemize sığındı ve 4 yıl kamplarda kaldı.

Ancak yaşadığımız son yüzyılda bu tür kitle imha silahları bulunduğu iddiaları emperyalizmin saldırı ve işgal gerekçelerinden biri oldu.

ABD'nin 2003 yılında Irak'ı işgal etmesine gösterdiği gerekçelerden biri olan Saddam'ın biyolojik, kimyasal silahları, giderek nükleer gücü olduğu iddialarının yalan olduğu ortaya çıktı. İddianın dayandırıldığı Iraklı kimya mühendisi yalan söylediğini itiraf etti. Guardian gazetesine konuşan Iraklı mühendis Rafid Ahmed Alwan El-Cenabi, ABD ve Alman istihbaratlarına, Irak'ın bu tür silahlara sahip olduğu ve bu silahların kamyonlarla taşındığı yönünde verdiği bilgilerin yalan olduğunu söyledi. 

Oysa, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powel, 2003 yılında Birleşmiş Milletler'de yaptığı bir konuşmada El-Cenabi'nin sağladığı uydurma bilgileri, bu tür silahların üretilmesine tanıklık etmiş bir kaynaktan gelen bilgiler olarak sunmuştu.

Ya Şimdi…

Ve  2013-2018… Suriye… Kim mi kullandı? 2013’de BM heyeti denetiminden geçmiş, 30’u aşkın siyasi eğilimdeki 1400 civarındaki bağımsız çeteyi zaten dize getirmekte olan ve muhalif unsurların tahliyesine zaten başlanan Duma’da bu denli bir çılgınlığa girişmesi büyük bir akılsızlık olacak Suriye meşru yönetimi mi?  

Yoksa meşru yönetimi zor duruma düşürmek için insanların iç organları parçalayıp yiyen, kanını içen ne idüğü belirsiz çeteler mi? Tamamen karine ve tahminlere dayanan bir anda bir yerlerden düğmeye basılmış intibaını veren medyatik bombardımana rağmen takdir sizlerin…

ucuncu-dunya-savasi_492815.jpg

Savaş tamtamları yine bütün görkemi ile çaldırılıyor… BM.de Suriye BM temsilcisi Caferi ABD, İngiltere, Fransa, Türkiye ve Katar’ı teröristlere kimyasal silah vermekle suçladı. Bunun üzerine ABD, İngiltere ve Fransa delegeleri oturumu terk etti. Suriye yönetimi “Kimyasal Silahlarım Yasaklanması Örgütü” Temsilcilerini iddialara yönelik inceleme yapmak için ülkesine davet etti. ABD ise bu iş için Güvenlik Konseyince olaya özgü bir heyet oluşturmasını talebi red edildi… Ama ABD BM kararı olmasa da ben bildiğimi okurum havasında…

Bu arada Doğu Akdeniz’de ABD, Alman, İngiliz, Fransız savaş gemileri refakatinde bir uçak gemisi ve buna karşılık Rus donanmasının bir bölümü Suriye”ye doğru seyretmekte… Her an bir hava harekatı ve füze saldırısı olası…Şimdilik ufukta kara harekatı olasılığı gözükmüyor...

indir-(92).jpg

Türkiye mi? Türkiye bir yandan Astana-Soçi-İstanbul süreçleri ile Batı ittifakı, öte yandan Esad saplantısı ile ulusal çıkarlar arasında yalpalayıp durmakta…

Tüm bu endişe verici gelişmelerin mutlu çocuğu ise hiç kuşkusuz İsrail…     

(1)Topraklarının büyük bölümü zaten zorla ellerinden alınmış olan Reis Seattle’ın, Başkanın toprak talebine verdiği bu yanıt Seattle Squamish Müzesinde saklanmaktadır.

(2)Mahalli; ”Her şey çok iğrenç”, Yurt G,.16.09.2013: “AA'nın 30 Mayıs haberi Adana'da 12 Nusra üyesinin 2 kg. Sarin gazı ile yakalandığı belirtiyordu. Haber geri çekildi ve olay örtbas edildi. Lavrov BM Güvenlik Konseyi'ne başvurarak olayın takibini istedi. BM Komisyonu üyesi Carla del Ponte de 3 Mayıs'taki  açıklamasında “muhaliflerin” kimyasal silah kullandığına dair ellerinde kanıt olduğunu söylemişti. “

 

 

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)