• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 32 °C
  • Adana 34 °C
  • Antalya 32 °C

Kirlenmenin neresindeyiz?

Haluk ŞAHİN

Her şeyin hızla kirlendiği bir ülkede yaşadığımızın farkındayız: Doğa, hava, toprak, deniz güvenilen kurumlar ve inanılan insanlar hızla kirleniyor. Medya, adalet sistemi, güvenlik örgütleri, eğitim kurumları vb. vb. gittikçe artan bir kir pas içindeler...

Hangisi daha temiz, hangisi daha hızlı kirleniyor?

Eskiden bu soruya yanıt olarak Özdemir Asaf’ın şiirine başvurup “bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler” derdik. En temiz görünen, en hızla kirlenme tehlikesi ile karşı karşıyaydı.

Artık  birinciliğin yeşile verilmesi gerektiğini biliyoruz!

O yeşil ki kir tutmamakla övünürdü.  Kirlere bulanmış durumda.

O ne açlık, iştah, hırs, tamahkarlık, şehvet ve oburlukmuş Tanrım!

                                                              ***

Kirlenmenin çeşitleri var. Bu yazıda insanlık için tehlikeli olmaya başlayan yeni bir kirlenme türünden söz etmek istiyorum:  Işık kirliliği.

İnsanlığın üçte birinin artık Samanyolu’nu görmeden yaşadığını biliyor musunuz?

Büyük çoğunluğun umrunda olmasa da, bence ağır kayıptır. Çünkü Samanyolu, doğanın insanlara ne kadar alçakgönüllü olmaları gerektiğini anlatmak için verdiği mesajlardan birisidir. Geceleyin Samanyolu’nun altında dolaşan biri sabahleyin fazla kibir taslayamaz gibi gelir bana.

Sanırım Samanyolu İstanbul’da son olarak 17 Ağustos 1999’da sabaha doğru görülmüştür.

Hatırlıyor musunuz? O gece saat 0:03’te deprem olduktan ve tüm ışıklar söndükten sonra aşağıya sokaklara indiğimizde İstanbul’un üzerinde kocaman yıldızlar olduğunu görmüştük. Ve Samanyolu’nu!

A, meğer İstanbul’un üzerinde neler neler varmış!

                                                                ***

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, ışık kirlenmesi tüm eko-sistemi bozacak sonuçlar doğurmaya başlamış.

Gecelerini karanlık yerine yapay ışık altında geçiren bazı ağaçlar daha erken tomurcuk vermeye başlamışlar. 

Konuya iyimser tarafından bakacak olursanız, ışıklar sayesinde ilkbahar daha erken geliyor diyebilirsiniz.

Ama durum o kadar basit değilmiş: Bazı kelebekler yumurtalarını, körpe  tomurcukların tırtılları tarafından yenebileceği zamana göre bırakıyorlarmış. Tomurcuklar erken gelince, yumurtadan çıkan tırtıllar iyi beslenemiyormuş. Bu durumda, o tırtıllardan beslenen bazı kuş türleri de gıda sorunu yaşıyormuş...

Yani tüm eko sistem bozuluyormuş.

Kirlenmenin hemen görünenin ötesinde de etkileri var ... Aradan zaman geçtikten sonra anlaşılıyor.

                                                           ***

Işık kirliliği bu yaz bir zamanlar yıldızlı gökleriyle de tanınan Bozcaada’da şikayet konusu oluyor. Korkarım biz de Samanyolu’nun kaybetmek üzereyiz.

Bu durumda, 15 yıl kadar önce ziyarete gelecek dostlara verdiğim krokiyi iptal etmem gerekecek:

“Kasabadan çık

önüne  Venüs’ü al

arkana Mars’ı

bağların ortasında

tam

Samanyolu’nun altındaki ev

bizimkisi

elinle koymuş gibi

bulacaksın!”

Evet, durum kötü, kirlenme o kadar ilerledi ki, yeni krokiler hazırlamamız gerekiyor.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)