• BIST 108.153
  • Altın 153,551
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 13 °C
  • Adana 9 °C
  • Antalya 12 °C

Kızılay'ın verdiği HIV’li kan yüzünden hayatı kararan genç, 'beni anlayın' diyor

Bebekken Kızılay’dan verilen kan yüzünden HIV virüsü kapan 19 yaşındaki Y.O., yaşadıklarını anlattı.

Bebekken verilen kan nedeniyle HIV virüsüyle yaşamak zorunda kalan Y.O., 'Yaşadıklarıma insanların verdikleri tepkiler HIV pozitif olmaktan çok daha zordu' diyor.

Habertürk’ten Melis Apaydın’ın haberine göre, Y.O.’nun, erken doğumla dünyaya geldiğinde trombosit ihtiyacı yüzünden kan aldığı zaman vücuduna HIV bulaştı. Hastane, Y.O.’ya trombosit veren kişinin hastaneye sürekli bağış yaptığı için tahlil yapmaya gerek görülmediği açıklaması yapıldı. 

KIZILAY TAHLİL YAPMADI

Y.O., “Trombositini aldıkları kişi Yeşilyurt Devlet Hastanesi’ne sık sık kan bağışı yapan biri olduğundan Kızılay tahlil yapmaya gerek görmemiş. Hayata gelişimin 30. gününde bana o kanın verilmemesini isterdim. Belki o zaman her şey bambaşka olurdu. İnsanlara bu kadar kırılmaz, bu kadar yalnız kalmazdım” dedi.

HIV pozitif olduğu anlaşılınca anne ve babasının Kızılay’a açtıkları davayı 1997’de kazandıklarını, Sağlık Bakanlığı’na açılan davanın ise kendisi 15 yaşına geldiğinde sonuçlandığını söyleyen Y. O., “2011’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 378 bin Euro tazminat belirleyip tedavimin ömür boyu devlet tarafından bedava sağlanmasına hükmetti. Ama yaşananların bende bıraktığı yarayı tedavi etmek ne yazık ki bu kadar kolay olmadı. Tedavim hala da devam ediyor” dedi.

Ege Üniversitesi öncülüğünde diğer HIV pozitif kişilerle buluştuklarını belirten Y. O., psikolojik destek aldığını, kendisine sürekli yardımcı olan yaşam koçu olduğunu ifade etti.

‘İNSANLARDAN KAÇIYORUM'

“Yaşadıklarıma insanların verdikleri tepkiler HIV pozitif olmaktan çok daha zordu” diyen Y. O. şöyle devam etti: “HIV’le yaşayabileceğimi kabullendim. Bende asıl travmayı insanlar yarattı. Okul yıllarımda hep dışlandım. Kimse benimle arkadaşlık etmek istemedi. Bana her an onlara hastalık bulaştırabilecek biri gözüyle baktılar. Bir türlü onlara kendimi anlatamadım ve küstüm. Artık ben de kimseyi istemiyorum. İnsanlardan kaçıyorum.”

'HİÇ ARKADAŞIM OLMADI'

İlkokula başladığında basında çıkan haberlerden dolayı herkesin kendisini tanıdığını belirten Y., “Arkadaşlarımın velileri beni okuldan göndermek için imza topladılar. Çocuklarını okula yollamayanlar bile oldu. Hastalığımın yan yana durarak bulaşacağını zannediyorlardı. Öyle olmadığını anlamadılar. Bu yüzden okul değiştirmek zorunda kaldım. Lise yıllarında dışlama daha da acımasızlaştı. Hiç arkadaşım olmadı. Liseyi yeni bitirdim. Fakat üniversiteye gitmekten korkuyorum. Yine aynı şeyleri yaşayacak olmak beni korkutuyor. Tüm bunlara rağmen en büyük hayalim gazeteci olmak” dedi.

'ÇOCUĞUM OLMASINI İSTERDİM'

HIV pozitif birinin aşk hikâyesini anlatan ‘İncir Reçeli’ filmini izledikten sonra âşık olmakla ilgili çok düşündüğünü belirten Y. O., “Asla âşık olmayacağım. Çünkü üzüleceğimi, kırılacağımı biliyorum. Belki bir gün yurtdışına gidip beni bilmeyen, tanımayan, olduğum gibi kabullenen biriyle tanışırım. Bir çocuğum olmasını isterdim” dedi.

KİTAP YAZIYOR

Hayatını anlatan bir kitap yazmaya başladığını belirten Y. O., “İsmi ‘Benden Öyküler’ olacak. Uzun zamandır günlük olarak notlar alıyorum. Bunları derleyip toparlamayı planlıyorum. Henüz başlangıç aşamasındayım. Beni yaralayanların hepsine bu kitapla yanıt vereceğim. Kitabımın ilk cümlesi; ‘Beni anlayın’ olacak” diye konuştu.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • 123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)