• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 34 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 31 °C

Klimalar açıldı, elektrikte zam lobisi başladı

Klimalar açıldı, elektrikte zam lobisi başladı
Elektrik Mühendisleri Odası, klima kullanımının elektrik tüketimine etkisi ve elektrik fiyatlarına ilişkin açıklama yaptı.

Havaların ısınmasıyla klima kullanımının artmasının ardından elektrik fiyatlarına zam yapılmasına yönelik lobiye tepki gösteren EMO,"Kış ve bahar aylarında su gelirlerinin yüksekliği nedeniyle ucuza üretim yapan hidrolik potansiyelin etkisiyle borsadaki fiyatlar düşmesine rağmen elektrik kullanıcılarına indirim yapılmamıştır. Şimdi de piyasada artmakta olan fiyatlar zam gerekçesiyle kullanılamaz" görüşünü bildirdi.

PİYASA ELEKTRİK KULLANICISINA YÜK 

Havaların ısınmasıyla klimaların kullanılmaya başlanmasının ardından artan elektrik tüketiminin fiyatları yükselteceği için kullanıcıların elektrik tarifesine zam yapılması talebi kabul edilemez. Kış ve bahar aylarında su gelirlerinin yüksekliği nedeniyle ucuza üretim yapan hidrolik potansiyelin etkisiyle borsadaki fiyatlar düşmesine rağmen elektrik kullanıcılarına indirim yapılmamıştır. Şimdi de piyasada artmakta olan fiyatlar zam gerekçesiyle kullanılamaz. Maliyetlerin bütün olarak değerlendirilmesi, hidrolik-termik üretime ilişkin maliyetlerin aynı havuz içerisinde ele alınarak hakkaniyetli bir şekilde kullanıcı fiyatlarına yansıtılması gerekirken, otomatik fiyatlandırma mekanizması zam makinası olarak çalıştırılmakta, sürekli kullanıcıların sırtına yükler bindirilmektedir.

Klimalar Elektrik Tüketimini Pik Yaptırıyor

Yaz aylarında elektrik tüketiminde gözle görülür bir artış olmaktadır. Türkiye`nin en fazla elektrik tüketiminin gerçekleştiği Kasım-Aralık-Ocak aylarının dışında yaz ayları da puant yükün oluştuğu dönemler olmaya başlamıştır. Kış aylarından sonra Haziran ayının ortasına kadar 35.000-36.000 megavat (MW) civarında seyreden günlük ani puant (en yüksek tüketim) güç 20 Haziran Pazartesi günü 40.030 MW, 21 Haziran Salı günü 41.110 MW`a ve 22 Haziran Çarşamba günü 41.668 MW`a yükselmiştir.

Yaz aylarında elektrik tüketiminin 2006 yılından itibaren pik yapmaya başlamasında klimaların yaygınlaşması önemli bir etkendir. Türkiye İklimlendirme Sanayi Sektörü Raporu 2015 verilerine göre; 2005 yılına kadar 500 bin rakamına bile ulaşmayan klima iç satış düzeyi 2005 yılında 1 milyonu aşmış; kriz yılları olan 2008, 2011 ve 2012 yılları (160-213 bin seviyelerinde kalmış) dışında 1 milyonun altına hiç düşmemiştir.

Klimaların ömürleri dikkate alınarak son 10 yıllık iç satış rakamlarına bakıldığında; kullanımda olan klima sayısının 10 milyon civarında olduğu görülmektedir. Verilere göre 1998-2014 yılları arasında üretilen ve ithal edilen klimaların yüzde 85`ini split klimalar oluşturmaktadır. Bu klimalar 2 kW tam güçle 6 saat çalışması durumunda günlük 100 milyon kilovat saatlik tüketim yapmaktadır. Gerçekleşen günlük tüketimler incelendiğinde de Haziran ayı başı ile 22 Haziran arasındaki tüketim farkının yaklaşık 130 milyon kilovat saat olduğu görülmektedir. Kalan tüketim artışının da tarımsal sulamadan kaynaklandığı düşünülmektedir.

Bu klimaların ortalama 3 ay bu kapasite ile çalıştırıldığı düşünülse bile, 3 aylık tüketim miktarının 9 milyar kilovat saate ulaşacağı hesaplanmaktadır. Yani yaz aylarında klimaların tüketimi, Türkiye`nin aylık ortalama 22-23 milyar kilovat saat olan toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10`unu oluşturmaktadır.

HES`lerin Düşük Fiyatlı Üretimleri Kullanıcılara Yansıtılmalı

Yaz aylarında artan elektrik talebinin karşılanması; özellikle su gelirlerinin düşmesiyle birlikte doğalgaz ve ithal kömür santralları üzerinden kapatılmaya çalışılacaktır. Borsada oluşturulan fiyatlar nedeniyle termik santralların üretimdeki payının artması, piyasa fiyatlarında yaz ayları için bir artış getirecektir. Ancak bu artış dönemsel olup tüketicilere yansıtılması doğru değildir. Çünkü piyasadaki günlük fiyatlardaki düşüş ya da yükselişlerin doğrudan eş zamanlı olarak tüketicilere yansıtılması söz konusu değildir. Açıklanan maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizması kapsamında elektrik fiyatları 3 ayda bir değerlendirilmektedir. Ancak fiyat belirlemede, yalnızca 3 aylık enerji maliyeti ve fiyat gelişmeleri değil, hükümetin bu yıl için öngördüğü büyüme gibi temel makroekonomik veriler dikkate alınarak değerlendirme yapılacağı maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizmasında açıkça yazılmıştır. Yani su gelirlerindeki yüksekliğe bağlı olarak HES`lerden yapılan üretim nedeniyle düşen maliyetler, tüketiciye yansıtılacak fiyatlar belirlenirken dikkate alınmak zorundadır.

Şimdi klimalar kullanılıyor, HES`lerin üretimdeki payı yazın azalacak diye fiyatları yükseltme lobisi oluşturulmaktadır. Ne yazık ki ülkemizde bu maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizması denilen otomatik fiyatlandırma sistemi, maliyet artışlarının doğrudan tüketiciye yansıtıldığı, ancak düşüşlerin yansıtılmadığı bir sistem olarak işletilmektedir. İstisnai durum; seçim/referandum gibi zamanlarda ortaya çıkmakta; iktidar oy avcılığı için tüketiciye yansıyan fiyatları düşük tutabilmek adına kamu toptan alım şirketi olan TETAŞ üzerinden manipülasyonlar yapmaktadır. Daha sonra piyasadaki şirketlerin veryansınlarını karşılamak üzere kamu santrallarının üretimleri çeşitli bahanelerle engellenerek, piyasadan yüksek fiyatlı "kısıt" alımı yapılarak kimi özel sektör santrallarına ulufe gibi paralar dağıtılmaktadır. Yani elektrikteki fiyat sistemi, iktidarın çıkarlarıyla şirketlerin çıkarları arasında oyuncağa dönüşmüştür.

Yaz aylarında artan tüketim ve hidrolik potansiyelin düşmesi, güneş gibi yazın önemli bir potansiyel olan yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bugüne kadar ülkemizin güneş potansiyelini kullanmakta geri kalması yaz aylarında pahalı elektrik tüketimini gündeme getirmektedir. Bu gerçek açık bir şekilde ortada dururken, hükümet enerji politikasını "kömürcü" bir eksene oturtmaya çalışmaktadır. Son çıkardığı yasa ile yenilenebilir enerji kaynaklarına köstek olurken kömüre ise devlet garantisi vermiş, piyasadaki fiyat manipülasyonlarını engellemekte etken olabilecek kamunun elindeki santralları da değer tespiti dahi yapılmaksızın haraç-mezat satmayı öngörmüştür.

Elektrik enerjisinin üretimi, dağıtımı ve kullanıcıya sunumunda ucuz, kaliteli ve arz güvenliğini sağlayacak tek çözüm, alanın bütün olarak değerlendirilmesinden ve hiçbir lobinin etkisi altında kalmayacak, kamu yararını gözetecek özerk bir yapılanmadan geçmektedir. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
  • Aroma'da grev başladı17 Ağustos 2017 Perşembe 16:09
  • AKP’den 6 ayda rekor dış açık!17 Ağustos 2017 Perşembe 12:17
  • Riva arsası el değiştirdi17 Ağustos 2017 Perşembe 08:16
  • Birleşik Metal-İş MESS Grup sözleşmesi taslağını açıkladı16 Ağustos 2017 Çarşamba 23:20
  • Böyle iş sözleşmesi görülmedi: İşçilere köleliği imzalayın denmiş!16 Ağustos 2017 Çarşamba 20:38
  • IMF'den açıklama16 Ağustos 2017 Çarşamba 20:33
  • Kredi kartından alışveriş için onay süresi uzatıldı16 Ağustos 2017 Çarşamba 18:15
  • Tarihi fabrika kapandı!16 Ağustos 2017 Çarşamba 14:54
  • İşverenin kreş açma zorunluluğuna uymaması haklı fesih nedenidir16 Ağustos 2017 Çarşamba 14:22
  • Ünlü patrona yakalama kararı16 Ağustos 2017 Çarşamba 07:20
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)