• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 17 °C

Kör medya terör ve...

Nahit DURU

Gazetelere, televizyonlara, radyolara  göre, terör önlenmiş, her gün ölü ve yaralı haberi gelmiyor... Karakollara teröristler saldırmıyor... Her yer süt liman.

Gazetelerimizin, televizyonlarımızın, radyolarımızın yöneticileri kafalarını kuma gömmüşler. Olayları görmezden geliyorlar. Varsa yoksa, AKP iktidarına ve beş tepeye yaranacaklar. Onların gündemi her şeyden önemli. 

Onlarca insanın öldürülmesine, bu olaylara neden olanlara yer vermemekte diren medya,  nedense üç kişiyi öldüren birinin peşine düşüp, bu yaratığı "seri katil" diye niteleyerek, toplumu yönlendirmeyi sürdürüyor. 

Günlerce, "seri katille" yatıp kalktık, yakalandıktan sonra, nasıl kaçtığını, neyle beslendiğini, ifadesinde neler söylediğini okuduk, gördük, dinledik.

Daha okuyacaklarımız, göreceklerimiz, duyacaklarımız da cabası.

Bu dönemde meydana gelen terör olaylarından tek kelime bile yok, ne televizyonlarda, ne gazetelerde. 

Yaşasın Mümtaz Türk medyası...

Korkudan ne yapacaklarını şaşıranlar, terör olaylarına yer vermedikleri gibi, örtmek için her çabayı gösteriyor.

Şehirlere bile hakim olan teröre kimlerin neden olduğunun üstü örtülmeye çalışılıyor, PKK ile HDP'lilerin görüşmesini iktidarın istediğine ilişkin Süreyya Önder'in açıklaması da yok sayılıyor.

İktidar, geçmişteki hatalarının üzerinin örtülmesini istiyor. Yaşamını yitiren güvenlik güçlerinin "şehit oldukları" masalına halkı inandırmayı da başarmış görünüyorlar.

İyi de Şehitlik nedir? Bakara suresinin 154'üncü ayeti şöyle diyor:

“Allah yolunda öldürülenlere sakın ölüler demeyin. Tersine onlar diridirler, ama siz farkında değilsiniz.” 

Yani şehit olabilmek için Allah yolunda savaşıp ölmek gerekiyor. 

Burada şu sorunun sorulması gerekiyor. PKK ve IŞİD ile mücadele Allah yolunda mı yapılıyor? Bu konuda kim karar veriyor. Bir güvenlik kuvveti temsilcisinin kanun ile şehit kabul edilebilmesi mümkün mü? 

Ancak, halkımıza Kuran'ı Kerim'i Türkçe okutmayan, anlamasını engelleyen zihniyet, ulusumuzun büyük bölümünü kandırabiliyor. 

Üstelik bu kandırma eylemi, bizzat iktidar tarafından destekleniyor, uygulanıyor, uygulatılıyor.

Şehitliğin ne olduğunu ya bilmiyorlar, ya bilip halkın gözünün içine baka baka yasa ile konulmuş tanıma uygun "şehit ailelerini" din ile kandırıyorlar.

Burada şuna da vurgu yapmak gerekir inancındayım.

Ne yazık ki, muhalefet de iktidarın ve medyanın gündeminin peşinden koşuyor. 

Yandaş olmayanlarla, merkez medya iktidarın gündeminden kopmalı, ülke gerçeklerini halka duyurmalı, onları aydınlatmalı.

Muhalefete gelince, özellikle CHP; hem terör, hem liseli gençlerin direnişi, hem de başkanlık veya partili cumhurbaşkanlığı gibi konularda ne yapacağına bir an önce karar verip, yapacaklarını planlamalı. Hukukun üstünlüğünün korunması için Yargıtay ve Danıştay yasalarının değişikliğine izin vermemeli. Hatta, dokunulmazlıkların kaldırılması ile ilgili hukuka, anayasaya aykırı olduğunu açıkladıkları anayasa değişikliğinin iptali için PM üyesi ve Mersin Milletvekili Fikri Sağlar'ın hazırladığı metne gerekli imzayı sağlamalı. 

Aksi takdirde, CHP de bu dönemde, AKP'nin işini kolaylaştıran ve düzenin sürmesine seyirci kalan bir parti olarak anılacaktır.  

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)