• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 25 °C

Korkulan başa geldi

Nahit DURU

Korgeneral Recep Ergun'un korktuğu, 35 yıl sonra askerlerin başına geldi. 4. Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Recep Ergun, 1981 yılının Haziran ayında, ARAYIŞ dergisini kapatmamı istemiş,  "Askerleri sokakta üniforma ile dolaşamayacak duruma düşürmek" istediğimizi ileri sürmüştü. 

Ergun paşa ne yazık ki haklı çıktı. Bir farkla. Onları biz değil başkaları bu duruma düşürmüştü...
Askerler, bir süredir yollarda üniformalarını giyemiyor, sivil kıyafetle dolaşıyorlar.  Subaylar, astsubaylar  üniformalarını karargah girişinde değiştiriyorlar. 

16 Temmuz tarihinde bu sütunlarda size aktardığım olayı tekrar etmek istiyorum.

ARAYIŞ Dergisini yayınlarken, 2 haziran 1981 tarihinde darbeciler 52 sayılı bildiri ile derginin kurucusu ve yayın danışmanı Bülent Ecevit'in yazmasını, danışmanlık yapmasını, kısaca mesleğini yapmasını engellemişti.
Yasağın ardından Ecevit'in isminin künyeden çıktığı sayı piyasaysa verildikten hemen sonra  Recep Ergun beni Mamak'a çağıracaktı.

Ergun, Arayış'ı kapatmam konusunda baskı yapacak, ben de "Benim dergiyi kapatmam mümkün değil... Benim görevim dergiyi yaşatmak ve çıkartmak... Zaten Bülent Ecevit'in yazmasını da yasakladınız." yanıtını verecektim.
Korgeneral Recep Ergun tekrar edip duracaktı:

"Gel direnme kapat şu dergiyi.. Gerekirse, senden daha yetkililer varsa onlara söyle, onlar kapatsın, kimsenin başı derde girmeden.. Beni de zor durumda bırakmayın" 

Arayış'ın sorumlusu olarak ben de direnecek, " Komutanım, başta da size arzettim, benim dergiyi kapatmaya yetkim yok... Benim görevim ve yetkim, Arayış'ı yaşatmak, çıkmasını ve okurun eline ulaşmasını sağlamak... Yetki sizde, siz kapatın" diyerek adeta meydan okuyacaktım. 

Sıkıyönetim Komutanı, sinirlense de belli etmemeye çalışacak ve özetle şu sözleri sarfedecekti:

''Bak kardeşim, bizi askerin Almanya'daki durumuna mı düşürmek istiyorsunuz?.. Askerin itibarını sıfırlamak mı amacınız... Buna izin vermeyiz.. De Gaulle Almanya'ya gidince, uçaktan inmeden üniformasını çıkarmak zorunda kaldı. Dışarıda Resmi elbisesi ile dolaşamadı.. Üniformasını yalnız Almanya'da askeri kışlaya girerken giyebildi...Biz askerler olarak, bizi bu duruma düşürmenize de izin vermeyeceğiz"

Recep Ergun belki  daha konuşacaktı  ama, araya girdim. Yaşamımda ilk kez korkunun, cesareti körüklediğine tanık olacaktım. Ergun'dan korkmamak olası değildi.. Neler yaptığı, yaptırıdığı belki yazılamıyor, ama fısıltı gazetesi aracılığı işe yayılıyordu. 

Cesaretimi toplayarak şu karşılığı verecektim:

'Paşam, Bizim amacımız, sizi halkın gözünde küçük düşürmek değil. Bizim amacımız, hata yapıp küçük düşmenizi önlemek. Kaldı ki, bizim gücümüz, sizi küçük düşürmeye yetmez... Siyasilerin hata yaptıklarını, o nedenle halkın size yönetime el koymanız için baskı yaptığını söylüyorsunuz...Bu, doğru olabilir. Biz sizin de yakındığınız siyasilerin durumuna düşmemeniz için uyarı görevimizi yapıyoruz.. Bizim sizi küçük düşürmeye çalışmamız ne hakkımız, ne de haddimiz...Ancak, sizi, sizin yapacağınız hatalar halkın gözünden düşürür. Yoksa bizim yazdığımız size yol göstermek için kaleme aldığımız yazılar sizi küçük düşürmez... Siz, bürokratlarınızın ve arkadaşlarınızın hata yapmasını engellemeye çalışırsanız, üniforma ile başınız dik dolaşabilirsiniz...

Biz de bu ülkenin geleceği için çaba sarfediyoruz... Bizi; Askeri halkla karşı karşıya getirmekle suçlamanızı içimize sindiremem.. Arayıştaki hiçbir arkadaşımın da böyle bir düşüncesi, niyeti yoktur.. İzninizle tekrar etmek istiyorum, bizim Askerimizi küçük düşürmek gibi bir niyetimiz olamaz... Çabamız askerlerin üniformasız dolaşması değil, o üniformayı şerefle taşımaları içindir.."

Ergun'un korktuğu, aradan 35 yıl geçtikten sonra askerimizin başına getirildi. Hem de,  o günlerde faaliyetlerine göz yumdukları mürteciler ve Feto  denilen çete ve onlarla bir olanlar,  askerleri üniformaları ile sokağa çıkamaz hale getirmeyi başardılar. 

Özellikle darbe girişiminden sonra, iktidarın tutumu da buna çanak tutmuştu kuşkusuz.

Karargahların önüne yığılan iş makinaları, kurulan barikatlar, verilen demeçler ve uygulamalar... 
Yalnızca bugün yapılanlara değil, askerlere, komutanlara açılan kumpas davarına sessiz kalıp, bunları kabul eden komutanlar da ülkenin bu karmaşanın yaşanmasına ortak olmuştur. 

İktidarı ile, komuta kademesi ile; askerler sokaklarda  resmi giysilerini giyemez hale getirildi...
Recep paşam:

Size söylediğim gibi, o zaman yol göstermek,  üniformalarınızı onurla taşımanız, başınız dik dolaşmanız için uyarı görevi yapmıştık. 

Yakın zamana kadar da Feto çetesi dahil, bir çok konuda iktidarı uyarmaya çalıştık. Ama iktidardakiler, Pensilvanya'da yaşayan çeteciye inanıp hata üzerine hata yapıp, kurumları çetenin adamlarına teslim ettiler. 

Sonuç ortada... Askerler, üniforma ile dolaşmıyor...

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)