• BIST 103.235
  • Altın 197,827
  • Dolar 4,7171
  • Euro 5,5018
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 28 °C
  • Antalya 26 °C

Korkutmayan bir korku filmi: Naciye

Korkutmayan bir korku filmi: Naciye
Sinema yazarımız Ali Rıza Özkan, Lütfü Emre Çiçek’in ilk uzun metraj filmi ‘Naciye’yi yazdı.

Ali Rıza Özkan
Cuma günü cinli-perili olmayan bir korku filmi gösterime giriyor. Yerli korku sinemamız üzerine kalem oynattığım son 10 yılda sürekli korku filmlerinde tematik çeşitlenmenin zorunluluğunu vurgulamış birisi olarak, farklılığıyla hemen dikkatimi çeken ‘Naciye’, Büyükada’da, bir konağın gizemi üzerinden yazılan bir hikâyeye dayanarak çekilmiş. Senarist aynı zamanda yönetmen.

Daha önce birkaç kısa film çeken Lütfü Emre Çiçek’in ilk uzun metraj filmi ‘Naciye’ sektörde hemen herkesin büyük beklentiler içine girdiği korku sinemamızın renklenmesinde bir rol oynayabilir mi? İsterseniz, bu konuya girmeden önce, kısaca filmi tanıtayım.

Bir sevgilisi ve bir de kocası olan Bengi (Esin Harvey), filmin sonuna kadar kimden olduğunu net olarak anlayamadığımız bir bebek beklemektedir. Bir tarafta Bertan (Görkem Mertsöz) diğer tarafta ise, filmin tanıtım bültenlerinde oyuncu kadrosunda dahi gösterilmeyen Erdoğan Ünlü Bengi’yi sahiplenmekte ve kazanmaya çalışmaktadırlar. Bertan altın vuruşu yapar ve Bengi’yi Büyükada’da kiraladığı bir konakta bebeğini doğurması için ikna eder.

Hesaba katılmayan seyirci!

Aslında, risk almayı sevmeyen her kadının bebeğini hastanede doğurması, herhangi bir komplikasyonda hemen doktoruna ulaşması gibi çok sıradan ve mantıklı sebeplerle karşı çıkacağı Büyükada’ya gitme önerisini Bengi’nin neden kabul ettiğini bilmeyiz. Yönetmen/senarist de bilmemizi istemez. Belki de bizim bu soruyu soracağımızı hesaba katmamıştır.

Neyse, biz devam edelim. Konağa vardıklarında, kapıların kilitli olduğunu görürler, içeri girmeyi başardıklarında ise, evin birisi tarafından kullanıldığına dair işaretler bulurlar. Ardından, giriş kapısında Naciye (Derya Alabora) ortaya çıkar.

Daha birkaç dakika önce Bertan ‘anahtarları birisi değiştirmiş olmalı’, diyerek kapıyı açamadığı halde, Naciye de evin kapısını açamaz ve içerdekilere kapıyı açmalarını söyler. İçerde anlamsızca kapıyı açıp açmamak konusunda tartışma sürerken, Naciye’nin evde asıl yaşayan olduğu halde, neden anahtarı olmadığını anlayamayız. Hatta, daha biraz önce Bertan’ın açık bularak girdiği arka kapıdan da giremez! Sanırım, yönetmen/senarist bu soruyu da soracağımızı hesaba katmamıştır!

Naciye sonunda içeri girmeyi başarır ve Bengi ile Bertan’ı öldürmek için hamlelerini yapmaya başlar. Aynı anda, Bengi’nin diğer partneri (kocası mı, sevgilisi mi bilemem!) de gece yarısı konağa gelir. Ama, yönetmen Erdoğan Ünlü’nün 5 cümle konuşmasına izin vermez ve gelir gelmez öldürülür! Konağı nasıl buldu, diye sormaya fırsat bile olmaz! Sanırım, yönetmen/senarist Erdoğan Ünlü konusunda soru sormamız ihtimalini hesaba katmış olmalı ki, onu Naciye’ye değil, bir erkeğe öldürtür! Elbette, bizim bu kargaşa içerisinde bu adam da kim, diye soracağımızı hesaba katmamış olmalıdır!

Kısa bir kargaşadan sonra katilin Naciye’nin erkek kardeşi olduğunu tahmin ederiz. Ancak, Bengi hâlâ hayattadır ve yönetmen/senarist aynı anda bize konağın geçmişine dair bazı anılar göstermektedir. Ensest çağrıştıran görüntülere alışmadan, Naciye’nin annesinin kocası mı, patronu mu olduğu pek belli olmayan, ama filmin en başındaki Naciye’nin mirastan men edildiğinin anlatıldığı emlâkçı sahnesi ile bağlarsak, toptan kafayı sıyıracağımız adamı öldürmesini izleriz. Sanırım, yönetmen/senarist neredeyse bir saat ara ile gösterdiği bu sahneler arasındaki bağın çarpıklığını sorgulayacağımızı da hesaba katmamıştır.

Neyse, en sonunda Bengi de ölür!

Büyükada’da korku filmi yapmak!

Adaların film çekmek için elverişli yerler olduğuna dair bir ön yargı her zaman vardır. Hatta, adada daha önce çekilen iki korku filmi daha var. 1970 yapımı ‘Ölüler Konuşmaz Ki’ ve 2010 yapımı ‘Ada: Zombilerin Düğünü’.

Ancak, her üç film de adanın dokusunu yansıtmaktan çok uzaktır. Üçünde de adaya vapurla geçmek dışında, adada olduğumuzu yansıtacak hiçbir gösterge kullanılmaz. Bu halleriyle, filmlerin Büyükada yerine Ilgaz dağlarında çekildiğini iddia etsek, kimsenin karşı çıkacağını sanmıyorum.

‘Naciye’ ile ‘Ölüler Konuşmaz ki’ arasında ilginç benzerlikler var. Bu benzerlikler faytoncunun yüzünü saaklamasından başlıyor, konağın ve bahçenin içinde gerçekleşen cinayetlerle sürüyor. Tek farkla ki, ‘Ölüler Konuşmaz ki’ bir zombie filmi, ‘Naciye’de ise katil gerçek bir insan. Her iki filmin bir ortak yanı da, seyircisinin soracağı soruları hesaplayamamış olmaları.

Korku sineması nereye?

Başta sorduğumuz soruyu şimdi cevaplayabiliriz. Elbette, Türk Korku Sineması adına beslenen umutları paylaşıyorum. Geçen yıl 2 milyon olan seyirci sayısının artacağını bekliyorum. Korku sinemamızın ‘cin’ temasını pekiştirmesini, ama aynı zamanda kendisine yeni temalar yaratması gerektiğini vurguluyorum. Korku sinemasının ihtiyaç duyduğu temaların sokakta yattığını yıllardır döne döne tekrarlıyorum.

Ama, şu da bir gerçek ki, korku sineması adına korku çanları çalıyor! İş bilmezlerin, korku sinemasını basit, kolay yol olarak görenlerin elinde belki de doğamadan ölecek bir bebek feryat ediyor!

Lütfü Emre Çiçek, kendisine bu filmi yapma fırsatı verenlere binlerce kere teşekkür etmeli. Çünkü senaryosu, dramaturjisi, kurgusu ile geçer not alması imkânsız bu filmi yapmasını sağlayarak, aslında pahalı bir öğrenim yolunu kendisine sunmuşlar. Seyircinin filme ilgi göstermeyeceğini tahmin edebilirim. Ama, umarım yönetmen/senarist de bu durumdan kendisi için dersler çıkarır ve başarılı filmleriyle bizi buluşturur.

24810755619_8b5f0a493c_o.jpg

NACİYE

Yönetmen ve Senarist: Lütfü Emre Çiçek

Müzik: Zafer Aslan

Görüntü Yönetmeni: Kamil Satır

Oyuncular: Derya Alabora, Esin Harvey, Görkem Mertsöz

Türkiye, 2016, ‘81

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)