• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 18 °C
  • Adana 23 °C
  • Antalya 26 °C

'Kürdün 'devleti' mi olur!'

Yeni Söz yazarı Hüsamettin Arslan, 'Kürd'ün "devleti mi olur dostum!' başlıklı yazısında 'Kürt 'devletsiz' olduğu için 'Kürt'tür' ifadelerini kullandı.

Yeni Akit gazetesi, Hüsamettin Arslan'ın Yeni Söz Gazetesi'ndeki "Kürdün 'devleti' mi olur dostum" başlıklı yazısını 'çarpıcı tespit ve değerlendirmeler' olarak değerlendirdi.

İşte Hüsamettin Arslan'ın o yazısı:

Türkiye'nin yakın tarihinde "halkı" direnişe çağıran ilk ve tek "jakoben" Demirtaş değildir. Daha önceki bütün "devrimci" direniş çağrıları fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Türkiye'nin tarihindeki bütün "devrimci direniş" hareketleri devlet karşısında tuşla mağlup olmuştur.

       Ne "şirin" bir kelime direniş? Başına bir de "halk" sıfatını eklediniz mi politik bir savaş çağrısına ve marşa dönüşüyor. Geziciler'in sloganı "direniş için direniş"ti, Demirtaş'ınki "özerklik/özyönetim" için direniş. Kürt radikalizminde bu "özerklik" veya "özyönetim" kavramlarının başka bir şeyi gizlemek amacıyla tercihen kullanıldığını artık bilmeyen yok. "Bağımsız Kürdistan"a giydirilmiş masumiyet elbisesi "özyönetim." "Kendi kendini yönetim" = "bağımsızlık."

       Yirmi yıl önce bir kısım aklıevvellerin Kürt sorunun nedeninin "Doğu'nun yoksulluğu ve sefaleti" olduğundan kuşkusu yoktu. Büyük yanıldılar. Günümüzde "Kürt sorunu" denilen sorunun bir "Kürt" devleti kurma meselesi olduğundan kimsenin kuşkusu yok. "Kantonizm"i Bağımsız Kürdistan'a giden en iyi ve taktik yol olarak görenler, herhalde bu uğurda direnişin bedellerini de göze almışlardır. Direniş pahalıdır! Kür halkların "ferasetli" duruşu bu direniş çağrılarına itibar etmiyor. Kürt Halklar, reel politik'in Demirtaş ve örgüt liderlerinin direniş çağrılarından daha "reel" olduğunu iyi biliyorlar ve mahallelerdeki örgüt mevzilerinde, canlı kalkanlara dönüşeceklerini görecek kadar zekiler. PKK varolduğu sürece, gün-yüzü göremeyeceklerini çok iyi biliyorlar.

'KÜRT OLMAK DEVLETSİZ OLMAKTIR'

       'Kürd'ün "devleti" mi olur dostum!

       Kürt olmak "devletsiz" olmaktır. Kürt "devletsiz" olduğu için "Kürt"tür.  Kürtler asırlardır "devletsiz"dir. Kürtlüğün alamet-farikası "devletsiz" yaşamaktır. Devletli Kürt "Kürt" değildir. Eğer "Kürtlük"  diye bir şey varsa bu "devletlilik" değil, devletsizliktir. Kürtmeri "kürtlükten" çıkarmanın en kestirme yolu, onlara bir devlet dikte etmektir.

       Bu Kürtlerin tercihi değildir, yazgılarıdır. Bu coğrafi ve tarihsel yazgıları nedeniyle Kürt halklar "devlete" yeteneksizler. Kürtler hayatın başka alanlarında rüştlerini ıspatlamış halklardır. Fakat devlet kurma pratiğinden yoksundurlar.

'IRAK, SURİYEÜ MISIR DEVLETÇİKLERİ'

       Teoride her halk devlet kurabilir, fakat pratikte her halk devlet kuramaz. Kurduğunda PKK olur, KCK olur, PYD olur. Zulüm olur, kan ve irin olur. Kürtler devlet kurarlarsa  bu devlet ancak Irak, Suriye, Mısır "devletçikleri" gibi emperyalist güçlerin taşeronu bir "devletçik" olabilir. En iyi durumda "devletçik" olabilir. "Devletçik"lerin mukadderatı kendi halklarına zulmetmektir. İran, Rusya, Almanya ve Fransa,  Japonya gibi bir devletleri olma ihtimali sıfırdır. Ortadoğu halklarına bakın. Irak, Suriye Libya halkları onurları dahil he şeylerini kaybetti. Ortadoğu halkları emperyal güçlerin yedeğinde birbirlerinin kanını içiyorlar ve asla birleşemiyorlar. Açlar, gayrıinsani koşullarda yaşıyorlar ve ölüyorlar. Suriye emperyal güçlerin çizmeleri altında can çekişiyor. Fırat ve Dicle Irak'ta kan ve irin akıyor. Kürt halklar PKK'nın "kurtarılmış" mahallelerinden, işte bunu bildikleri için kaçıyor.

       Kürtçü radikaller, şu koca yeryüzünde bir "devlet"leri olmadığı için çok üzülüyor olabilir. Melliyetçiliklerin ütopyası "devlet"tir. Bunu anlamak zor değildir. Fakat otantik Kürt halkların devletleri olmadığı için akşam-sabah dizlerini dövdüğünü sanmıyorum.

       Kürtçü-Marxistler bağırıyorlar: "devlet kötüdür, çünkü öldürür." Hem "devlet öldürür" diye bağırıyorlar hem de "devlet" kurmak, "devlet" olmak istiyorlar. Hiçbir "sosyalizm"in "devlet" olduğunda "sosyalist" kalma şansı yoktur. Marxizm yirminci yüzyılda "devletler" kurmuştur. Fakat bu devletler "ideoloji" devletleridir. Bütün tiranlıklar ideoloji devletleridir.

       Güneydoğu'daki PKK mevzilerinden kaçan insanları izledim. Bir bavul bir çanta, bir ekmek. Zulüm içerden geliyor. Dinazorlar Kandil'den "direniş" çağrıları yapmaya devam ediyor. Fosilleşmiş örgüt liderleri.  1970'lerde nasıl iseler öyle kalmışlar.

       Allah kerim!

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)