• BIST 109.068
  • Altın 144,631
  • Dolar 3,4965
  • Euro 4,1104
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 31 °C
  • Adana 33 °C
  • Antalya 31 °C

Kutuplaşma ve inançlar

Kutuplaşma ve inançlar
Maalesef gelecek oldukça karanlık görünüyor. Dileriz Atatürk'ün cumhuriyeti emanet ettiği gençlik geç kalmış da olsa bu emanete sahip çıkacaktır.

Prof.Dr. Coşkun Özdemir
Türkiyede çok ilginç bir olay yaşanıyor. Ülkenin cumhurbaşkanı bir taraftan en büyük ilgi ve sevgiye, öte yandan en büyük öfke ve nefrete muhatap olan insan. Böyle bir kutuplaşmayı görmezden gelmek  mümkün değil. Cumhuriyet bayramımızı  birlikte kutlayamıyoruz. Türkiye Gençlik Birliği  İstanbul Beyoğlu'nda görkemli coşkulu bir yürüyüşle cumhuriyeti bütün gücü ve varlığı ile savunacağını ilan ediyor. AKP gençleri aynı yerde tekbirler eşliğinde kutlama yapıyor. Türkiye'nin gençleri aynı hedefte buluşamıyorlar. AKP'lilerin idolü, kahramanı cumhuriyet kurucusu Atatürk değil, Recep Tayyip Erdoğan. Cumhuriyeti ve onun kurucularını sık sık eleştiren karalayan "iki ayyaş" diye anan Erdoğan. Türkiye'nin, bu güzel ülkenin temel sorunu budur.

Büyük Atatürk'ün amaçladığı sosyal çağdaş, laik, aydınlanmacı Türkiye'nin kurulmasına onu izleyen iktidarlar destek vermemiş, tam tersine bir karşı devrimin gelişmesine hizmet etmişlerdir. Alçakça öldürülen Ahmet Taner Kışlalı'nın “Milli eğitim bakanlığı 50 yıldan beri milli ihanet bakanlığı olarak görev yapmıştır” sözü boşuna değildir.

Bu ülke halkının birey olmasına, ümmet olmaktan kurtulup özgürleşmesine, bilinçli birer yurttaş olmasına izin verilmemiştir. Milli irade temsilcisi milyonlar dogmalardan, hurafelerden kurtulup kendi çıkarını, ülkesinin yararını görememiş böyle bir bilince ulaşamamıştır.

Kadın cinayetlerinde, trafik kazalarındaki şampiyonluğumuz bu yüzdendir. Otobüsteki şortlu kadına atılan tekme ve o kadının otobüs ahalisinden yardım görmemesi bundandır. Maçları sopasız bıçaksız kavgasız küfürsüz birlikte seyredemiyorsak, rakip  takım oyuncularını getiren otobüsü taşlama ilkelliği süregeliyorsa yine bu yüzden.

Müziğin her türlüsünü günah sayan profesör, sokağa giyinip süslenip çıkan kadının zina adayı olduğunu ileri süren maarif müdürü bu nedenle var.

Bunlar tekil vakalar değil, iyice yaygın ve düşünün bunlar milli egemenliği temsil ediyorlar. Yurdumuzun kaderine el koyan muhafazakar iktidarlar yazık ki sadece oy kazanmayı öncelemiş halkın demokrasiye destek verecek bir düzeye ulaşmasına bir demokrasi bilinci kazanmasına yardımcı olmamışlar, milyonların bu  konudaki yetersizliğinin bilinçsizliğinin keyfini sürmüşlerdir.

Laikliği benimsememiş bir hakimin tarafsızlığını bekleyebilir misiniz? Dinci, aydınlanmadan uzak bir polis hoşgörülü anlayışlı olabilir mi? Nitekim fetoculuğa bulaşmış hakim ve polislerin yüksek rütbeli asker ve üniversite profesörlerinin ülkeye neye mal olduğunu görmedik mi?

Türkiye aydınları ve diplomalıların neoliberallerle birlikte bu alanda bu sınavda iyice düşük not aldığı da asla yadsınamaz.

Maalesef gelecek oldukça karanlık görünüyor. Dileriz Atatürk'ün cumhuriyeti emanet ettiği gençlik geç kalmış da olsa bu emanete sahip çıkacaktır. Bunun sevindirici işaretlerine tanık olduğumuz kanısındayım...

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)