• BIST 90.009
  • Altın 145,788
  • Dolar 3,6175
  • Euro 3,9278
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 13 °C
  • Adana 20 °C
  • Antalya 20 °C

Kuzu mu, Kurt mu, emir kulu mu?

Nahit DURU

Ne günlere kaldık. İnsanları kandırmak için nelere sığınıyor siyasiler.

1921 Anayasasında milletvekillerinin etmesi gereken bir yemin metni yok.

1924 Anayasasının ise 16'ncı maddesinde  yemin metni var,  onda da "hilafete" veya "saltanata" sadık kalınacağı gibi bir ifade bulunmuyor. 

Yalnızca, "Vatan ve Milletin saadet ve selâmetine ve milletin bilâ kaydü şart ( kayıtsız şartsız) hakimiyetine mugayir (aykırı) bir gaye takip etmiyeceğime ve Cumhuriyet esaslarına sadakattan ayrılmıyacağıma vallahi." deniliyor yeminde. Yani bu metinde de hilafet veya saltanat sözcükleri bulunmuyor.

Bu gerçekleri neden hatırlatma gereği duyduğuma gelince...

Eski TBMM Anayasa Komisyonu  Başkanı, Erdoğan'ın başdanışmanı AKP milletvekili Burhan Kuzu, şöyle buyurmuş:
" Bizim laiklikle sorunumuz yok. Siz ortaya çıkan metne bakın. 1921 ve 1924 Anayasalarında 'Devletin dini İslamdır', yazıyordu. Atatürk şeriatçı mıydı o zaman. 1937'ye gelene kadar ‘Devletin dini islamdır’ yazıyordu. Atatürk'ün kendisi de 'Hilafeti kurtarmak, saltanatı kurtarmak için biz Ankara'da Meclis'i kurduk' diyordu. Sonra saltanatı da hilafeti de kaldırdı. Biz ne diyelim. 'Atatürk de yeminine uymadı mı' diyelim?" 

Kuzu, bir TV programında, İsmail Kahraman'ın "laiklik yeni anayasada olmamalı" sözlerini savunmuş kendince. 

İlahi Kuzu hoca, söylediklerine kendisi de inanmıyor olmalı ki, önce "hilafeti ve saltanatı kurtarmak için yola çıktı" iddiasını atıyor ortaya, sonra da "Atatürk'ün yeminine uymadığını" ima etmeye kalkıyor. Amacı, kafa karıştırmak.

1921 anayasasında yemin yok, 1924 anayasasındaki yeminde ise, hilafet ve saltanat sözcükleri...

Hoca iyi bir hukukçudur(!) Her şeyi kılıfına uydurmayı becerir. 

Bir zamanlar, Anayasa Mahkemesi Başkanı'ın yüzde 10'luk seçim barajının kaldırılması için yapılan bireysel başvuruları 2-3 hafta içinde karara bağlayacaklarını açıklamasına "Seçim barajı kaldırılırsa yok hükmünde sayarız, karar uygulanmaz." diyerek Anayasa Mahkemesi kararlarını Cumhurbaşkanı'ndan önce tartışmaya açıp, yargıyı etkilememiş miydi?

Başkanlık konusunu ilk savunan da Burhan Kuzu değil miydi?

Dedim ya iyi hukukçudur (!)  kanunların açıklarını yakalamakta üzerine yoktur. 

Eskiler ne kadar anımsar bilmem. 

CHP Genel Başkanı, büyük devlet adamı İsmet İnönü, 1960 sonrası özellikle koalisyon hükümetlerinin başbakanlığını yaptığı dönemlerde, yapılmasını, ya da uyutulmasını düşündüğü konuları hep aynı kişiye gönderirmiş.

Işıklarda uyusun Cumhuriyet Senatosu Başkan'larından Sırrı Atalay'dan dinlemiştim. Paşa yakın çevresine hep, "Bir işin olmasını istiyorsam Coşkun Kırca'ya talimat veririm, bir işin gecikmesi gerekiyorsa bu kez Coşkun Kırca'ya havale ederim" der dururmuş.

Diğer partileri bilmem ama AKP Coşkun Kırca'sını bulmuş. 

Bir iş yapılacaksa, uyutulacaksa, nabız yoklanacaksa, ya da gündem saptırılacaksa hep aynı kişi ortaya çıkıyor.

Burhan Kuzu...

Soyadı gibi Kuzu mu, kuzu postuna bürünmüş bir kurt mu, yoksa emir kulu mu?

Karar sizin. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.