• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 17 °C
  • Adana 17 °C
  • Antalya 18 °C

Liberaller Tophane saldırısını böyle savunmuştu

Liberaller Tophane saldırısını böyle savunmuştu
Oda TV'den Barış Terkoğlu Cihangir saldırısına tepki gösteren liberallerin, Tophane saldırısına nasıl sahip çıktığını hatırlattı.

İstanbul Cihangir'de gerici bir grup, Firuzağa'daki bir kafeyi basarak gençlere, 'Ramazan'da alkol dayağı' attı. Bu saldırıya toplumdan geniş bir tepki geldi. 

Oda TV'den Barış Terkoğlu yaklaşık altı yıl önce aynı bölgede yaşanan Tophane saldırısını hatırlatarak, o dönem liberallerin eli sopalıları nasıl savunduğunu anımsattı. 

Terkoğlu'nun yazısının ilgili bölümü şu şekilde; 

Liberal solcuların AKP'yi desteklediği yıllar....

"Yetmez ama evet"le yatılıyor, "Kemalist diktatorya"yı yıkan Fethullah Gülen ve Tayyip Erdoğan efsaneleriyle kalkılıyor.

Murat Belge'den Baskın Oran'a, Ahmet Altan'dan Ufuk Uras'a, Ahmet İnsel'den Oya Baydar'a, Hasan Cemal'den Cengiz Çandar'a bugün "küskün liberaller"in medyada iktidarın vagonlarında oturduğu günler...

Nereden mi hatırladık?

Dün akşam Firuzağa'da bir etkinliği "içki içiliyor" diyerek basan dinci saldırganlar nedeniyle.

Saldırganların "Sizi içeride yakarız" demesinden hareketle Sivas olaylarının hatırlatılması sebebiyle.

Malum, insan hafızası unutmakla maluldür. Unutmuş olabilirsiniz. Zira bu aynı bölgedeki ilk saldırı değil. Daha önce defalarca yaşandı.

Bugün olayı AKP'nin despotizmine bağlayan, laikliğin kaybedilmesine uyanan liberal solcular o yıllardaki saldırıda neler söylüyordu dersiniz?

Şöyle hatırlatalım...

Tarih: 21 Eylül 2010.

Yer: İstanbul Tophane'de yine bir sanat galerisi.

Dün saldırıya uğrayan yerden birkaç metre ötesi.

20 kişilik grup verilen davette içki içildiği gerekçesiyle galerinin camlarını kırdı, davetlilere saldırdı.

Ortalık savaş alanına dönerken, insanlar yaralanırken, sol liberaller olayı nasıl yorumladı dersiniz: Kemalizme başkaldırı diye!

"Yok artık" demeyin, hadi somutlayalım...

O BÖLGEDEKİ "BAĞIMSIZ ADAYLARI" BASKIN ORAN NE SÖYLEMİŞTİ

Adını saydığımız liberal solun önceki seçimde "bağımsız aday" gösterdiği Baskın Oran. Liberal solun "tebliğ dergisi" Radikal İki 'ye, 3 Ekim 2010'da "Tophane olayı" başlıklı bir yazı yazdı.

Neler mi söyledi Baskın Oran?

-"İnternet ve medyada olay, Sivas Madımak’a benzetildi. Acınacak bir ezber. Kafalardaki Kemalist şablona “uysa da kodum, uymasa da” diye sokmaya çalışmanın dik âlâsı. Yaşanan olay bir sınıf farkından ve ondan kaynaklanan kültür farkından doğdu; din saldırısıyla hiçbir ilgisi yok."

-"'Bir elde sigara bir elde kadeh'. Hatta, aynı elde sigara ve kadeh. Hatta, 'modern' kadının, kolunu yukarı kaldırıp ve dirsekten biraz geriye kırarak bayrak taşır gibi içmesi. Bu, Tophaneli için tam bir üst sınıf simgesi. Onun 'tilt' olduğu tam böyle bir şey. Belki kaldırımdakilerden hiçbiri böyle yapmamıştır, ama yansıttıkları simge budur. Bitmedi maalesef; bu iş epey katmerli. Bu sınıf olgusuna bir de tabaka olgusu ekleniyor. “Kaldırıma taşıp içki içenler”in bizzat yapmadıkları, ama hasbelkader mensup oldukları tabakanın devlet aracılığıyla “halk”a yaptıklarını da bilançoya katmak lazım."

baskinicerik.jpg

-"Devlet, Tophaneli gibi insanlara, onun galericilere yaptığı gibi sopayla girişmiyor ama, daha berbat girişiyor. Mesela başı kapalı binlerce kızın üniversitede okumasını engelliyor. Başı kapalı annenin, çocuğunun mezuniyet törenini tribünden izlemesini yasaklıyor. Tesettür mayosuyla Alaçatı’da denize giren kadın, bir 'Cumhuriyet kadını'nın 'Örümcekler, utanmıyor musunuz denizi kirletmeye!' hakaretine maruz kalıyor. Bunun adı 'örtülü terör'dür; ister kabul edin ister etmeyin. Ederseniz çabuk anlarsınız, etmezsiniz geç; o kadar. Galeride içki içenler bunun da kefaretini ödüyorlar, çaresiz."

-"Galeridekilerin bu 1930’larda kalmış gerici bürokrat zihniyeti hiç desteklemiyor olması maalesef Tophaneli için fazla bir şey ifade etmez. O kadarını Tophaneli düşün(e)mez. Çünkü 'halk'ın kültürü 'görsel'dir."

-"Bu küçük burjuva okumuşları ile Kemalist bürokrasiyi kafasında özdeşleştirir ve fırsatını bulunca kültürünün temel davranışına girişir: Sopa. Evinde ve okulda sopayla büyümüştür; başka 'terbiye' bilmemektedir, üstelik yukarıda da söyledim, Kemalist devlet de 'örtülü' sopa atmaktadır devamlı."

-"Olaya başka bir açıdan bakarsanız, bu iki karşıt grup kardeştir: İkisinin de kaderi dış faktörün elindedir; ikisinin de yaratıcısı 3. Batı Yayılması’dır. Dahasını da söyleyeyim; saldırıya uğrayanların bir kısmı (veya ana-babaları), 2. Batı Yayılması tarafından yaratılmıştır ve 1930’larda kalıvererek muhafazakârlaştıkları için şimdi 3. Batı Yayılması tarafından tasfiye edilmektedir.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)