• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 23 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 25 °C

Lice davasında 'Baykal tanık olarak dinlensin' talebi

Lice davasında 'Baykal tanık olarak dinlensin' talebi
İzmir'de görülen, Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nde 1993 yılında dönemin Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın da aralarında bulunduğu 16 kişinin yaşamını yitirdiği olaylarla ilgili açılan davaya devam edildi.

KAMUOYUNDA 'Lice Davası' olarak bilinen ve güvenlik gerekçesiyle İzmir'de görülen, Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nde 1993 yılında dönemin Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın da aralarında bulunduğu 16 kişinin yaşamını yitirdiği olaylarla ilgili açılan davaya devam edildi.

Mağdurların avukatı Deniz Baykal'ın da tanık olarak dinlenmesini istedi. Mahkeme Başkanı talepleri değerlendirmek üzere duruşmayı kasım ayına erteledi. 
İzmir 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen davaya, TCK'nın 'taammüden öldürme', 'halkı isyana ve birbirini öldürmeye teşvik', 'cürüm işlemek üzere teşekkül oluşturma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 24 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılanan dönemin Jandarma Komutanı emekli Albay Eşref Hatipoğlu katılmazken, tarafların avukatları ve 11 mağdur katıldı. Duruşmayı HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, HDP İzmir İl Eş Başkanı Muhafiz Güleryüz ile HDP Parti Meclis Üyesi Dilek Aykan da izledi. 
Bugün yapılan duruşmada mağdur olarak ifade veren Şaban Maltaş, sanıklardan şikayetçi olduğunu belirtip, “O gün ilçeden ayrılıp göz kontrolü için Diyarbakır'a doktora gittim. Abim aradı 'Lice yanıyor. Burayı yakıyorlar ' dedi. Ailem akrabalarım oradaydı. Üç gün sonra ilçeye giriş yapabildim. Ailemi alıp gitmek istedim. Olayların olduğu zaman devlet memuruydum. Beni işten attılar, ilçeye girişimi yasakladılar. Diyarbakır'a gidip yerleştim. Burada emri veren bir asker görünüyor, aslında orada yüzlerce asker vardı. Güvenlik bölgesi içine alınan her yeri ve iş yerlerini yaktılar. İlçede her hangi bir çatışma yoktu. Her yeri lav silahı ile yakıyorlardı. Bir çok akrabam yaşamını yitirdi. Sıra benim eve gelmişti. Abim Kıbrıs gaziziydi. Bizim ev bu şekilde yanmaktan kurtuldu. Bize bu acıları yaşatanlardan şikayetçiyim, yapanların cezasını almasını adaletin yerini bulmasını istiyorum. O gün anamuhalefet partili başbakan yardımcısı bile ilçeye giremedi" dedi.

Diğer iki mağdur Abdurrahman Ayaz ve Murat Canpoyat'ta aynı yönde ifade verip, bu olayı gerçekleştirenlerden şikayetçi oldu. Tanık olarak dinlenen ve olaylar olduğunda ilkokul 3'üncü sınıfta okuduğunu söyleyen Fesih Erdönmez , “Olaylar sırasında biz okuldaydık. Evleri yananlar okula koşuyordu. İlçedeki binalardan en sağlamı okuldu. Bizim Lice'nin evleri eskidir. Kendi gözümle gördüm, helikopterden açılan ateşle evlerin yakıldığını gördüm. Okulda mahsur kaldım. Okulun etrafındaki tüm evleri yaktılar. Silah sesleri kesilince öğretmenlerimiz bizi eve bıraktı. Evin çatısı kurşunlanmıştı. Sabaha kadar komşumuzun ahırına hayvanlarla kaldık. Çatışma yoktu. Asker anons edip 'Meydanda toplanmamızı 'istedi. Helikopterden ateş açıldı amcamın boynunu sıyırdı kurşunlar. Bugün bile bir asker polis görünce korkuyoruz. Öyle bir korkutmuşlar ki, kendini açıkça ifade edemiyorsun, beni alır mı döver mi diye. Yolda asker ve polis gördüğümde içim ürperiyor" dedi.
Mağdurların avukatı Gül Kireçkaya, “Bu davanın açılmasında buyük emek sarfeden Tahir Elçi'yi anıyorum. Olayların yaşandığı yerde keşif yapılsın" dedi. Mağdurların avukatı Suat Çetinkaya da, “Bu olay gizli tanıklara dayanmıyor. Olayın vehameti sadece mağdurların beyanlarıyla bile ortada. İnsanlığa karşı suçların zaman aşımı olmaz. Bu davanın gideceği yer uluslararası mahkemelerdir.Tüm tanıkların mahkeme huzuruna gelip bu olayı anlatması aydınlatması gerekir. Lice de o dönem görevli olan rütbeli subayların Genelkurmay'dan isim listesi istensin. İlçeye gelip giremeyen Deniz Baykal ile dönemin Olağanüstü Hal Valisi Ünal Erkan ve haber yapan gazeteciler Mithat Bereket ve Tayfun Talipoğlu da tanık olarak dinlensin" dedi. 
Eşref Hatipoğlu'nun avukatı Mehmet Eren Turan, ise “Balyoz ve Ergenekon davasında gizli tanık olarak dinlenen ve bu dava da gizli tanık olarak ifade veren tanığın ifadeleri geçersiz olduğu ortalya çıktı. Bu kişinin soruşturması var mı yok mu araştırılsın. Keşif yapılmasını kabul etmiyorum" diye konuştu.
Mahkeme Başkanı talepleri değerlendirmek üzere duruşmayı Kasım ayına erteledi. 
 


      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)