• BIST 102.372
  • Altın 202,746
  • Dolar 4,8545
  • Euro 5,6836
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 35 °C
  • Antalya 30 °C

Lozan'ın kitabını yazan Taha Akyol'dan Erdoğan'a tarih dersi

Lozan'ın kitabını yazan Taha Akyol'dan Erdoğan'a tarih dersi
Lozan Anlaşmasının kitabını yazan Taha Akyol, Lozan için 'hezimet' diyen Erdoğan'a cevap geldi: "Türk ordusu İzmir’e girdiğinde, limandaki harp gemilerine karşı elinde bir tanecik tekne var mıydı?"

Hürriyet gazetesi yazarı Taha Akyol, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın muhtarlar toplantısındaki “Lozan'ı bize zafer diye yutturmaya kalkıştılar. Şöyle bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan'la verdik” ifadesiyle başlayan tartışmalara değindi.

“Bilinmeyen Lozan” kitabından Lozan'ı tüm ayrıntıları ve belgeleri ile anlatan ve belgeselini de çeken Taha Akyol, Lozan Anlaşması’nın asıl amacının kapitülasyon zincirinden kurtulmak olduğunu belirterek, “Lozan’da İsmet Paşa 14 Haziran 1923 günlü konuşmasında Meis yüzünden barışın tıkanmaması için kendi deyimiyle “ağır bir fedakârlık” yaptı. Zira asıl amaç kapitülasyon zincirinden kurtulmaktı, Lozan’da bu sağlanmıştır.” ifadelerini kullandı. Akyol, Ege adalarıyla ilgili "9 Eylül 1922’de İzmir’i kurtaran muzaffer ordu, adaları da alıp Lozan’da masaya öyle oturamaz mıydık? Ne dersiniz? Böyle yapamaz mıydık? Fakat Türk ordusu büyük bir zaferle İzmir’e girdiğinde, limanda bekleyen İngiliz ve Fransız harp gemilerine karşı elinde bir tanecik tekne var mıydı?!" dedi.

Erdoğan'ın Lozan çıkışına sol cumhuriyetçi çevrelerden tepki gelirken, ilk kez sağdan bir isim yüksek sesle 'Lozan Hezimettir' diyen Erdoğan ve siyasal islamcı teze karşı bir itiraz gelmiş oldu.

Taha Akyol’un bugün (30 Eylül 2016) yayımlanan “Yine Lozan” başlıklı yazısı şöyle:

Tarihi tarihçilere bırakmak doğru bir ilkedir; fakat tarih hakkında tabii ki tarihçi olmayanlar da konuşur.

Ben tarihçi değilim ama tarih üzerine yazıp duruyorum işte. Çok mutlu değilim, belki de sıkıcı oluyor... Ama tarih günlük siyasette öyle çok yer tutuyor ki, ben de ikide bir yazıyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı dün adaları “Lozan’da verdiğimizi” söyledi ya, adeta soru yağmuruna tutuldum: Adaları Lozan’da mı kaybettik? İzmir’e giren ordu adaları da alamaz mıydı?...

Sayın Cumhurbaşkanı’nı danışmanları yanlış bilgilendirmiş olmalı. 12 Adaları 1911’de İtalya, Ege adalarını 1912 Balkan Harbi’nde Yunanistan almıştı; çünkü Osmanlı feci bir mağlubiyete uğramıştı.

Benim “Bilinmeyen Lozan” adlı belgesel ve kitabımda ayrıntılar vardır, buraları geri almak Lozan görüşmelerinde söz konusu bile olmadı. Niye mi?

55eab2f8f018fbb8f891121c.jpgMisak-ı Milli

Mondros Mütarekesi’nden sonra, Osmanlı Meclisi’nin ilan ettiği Misak-ı Milli’de Musul ve Kerkük vardır ama adalar yoktur! Çünkü Misak-ı Milli, Birinci Dünya Savaşı’nın ateşkesle bittiği sırada Türk ordusunun bulunduğu yerleri “vatan” olarak tanımlıyordu.

12 Adalar’da İtalyan ordusu, Ege adalarında Yunan ordusu vardı.

Balkan Harbi’nden sonra imzalanan Atina Antlaşması’nda Ege adalarının geleceğine “büyük devletlerin karar vermesini” Osmanlı kabul etmişti. Çünkü Edirne’yi zor kurtarmıştık, yeni bir savaşı müttefiksiz göze alamazdık.

Büyük devletler 14 Şubat 1914’te adaları zaten almış olan Yunanistan’da bıraktı, İmroz ve Bozcaada ile Meis Türkiye’nin oldu. Misak-ı Milli ve Lozan bunun teyididir. Meis mi?...

Lozan’da İsmet Paşa 14 Haziran 1923 günlü konuşmasında Meis yüzünden barışın tıkanmaması için kendi deyimiyle “ağır bir fedakârlık” yaptı. Zira asıl amaç kapitülasyon zincirinden kurtulmaktı, Lozan’da bu sağlanmıştır.

Adaları geri almak!

9 Eylül 1922’de İzmir’i kurtaran muzaffer ordu, adaları da alıp Lozan’da masaya öyle oturamaz mıydık?

Ne dersiniz? Böyle yapamaz mıydık?

Fakat Türk ordusu büyük bir zaferle İzmir’e girdiğinde, limanda bekleyen İngiliz ve Fransız harp gemilerine karşı elinde bir tanecik tekne var mıydı?!

Balkan Harbi’nde Selanik’i kaybetmemizin de önemli sebeplerinden biri Yunanistan’ın elindeki Averof adlı dretnota karşı Osmanlı’nın bir tek dretnotunun olmaması, bu sebeple İzmir’den Selanik’e asker ve mühimmat sevk edememesiydi. Hamidiye zırhlımız Lübnan’dan kömür almak zorunda kalmıştı!

Musul’u niye alamadığımızı da saygın devlet adamlarımızdan Başbakan Rauf Bey, Meclis’in 28 Ocak 1923 günlü gizli oturumunda anlatmıştı: Musul’da İngiliz harp tayyareleri var, bizim değil tayyare, benzinimiz bile yok!

Kazım Karabekir Paşa da eklemişti: Orduyu İzmir’den çekip (tabii yürüterek) Musul’a götürürsek, Mudanya mütarekesi ile kurtardığımız Trakya’yı Yunanistan yeniden işgal edebilir!

Özetin özeti

Balkan ve Birinci Dünya savaşlarındaki ağır kayıplar üzerine, Kurtuluş Savaşı’nda nasıl yokluklar içinde ve nasıl dikkatli stratejilerle zafer kazanıldı, görüyor musunuz?

Büyük zaferi Lozan’da heba etmediler; bazı eksikler olsa da yapılabilecek olanı yaptılar. En önemlisi de Osmanlı bütçesinin üçte ikisini alıp götüren Düyun-u Umumiye ve kapitülasyonları kaldırarak bağımsız Türkiye’yi kurdular.

23 Temmuz 1923 günlü Tevhid-i Efkar gazetesinde muhafazakâr gazeteci Ebuzziya Zade Velid Bey, imparatorluk topraklarının kaybından üzüntüsünü belirtirken, Lozan’ı şöyle tanımlamıştı:

“Delegelerimiz siyasi ve iktisadi istiklalimiz açısından mevcudiyetimizi ve milli inkişafımızı sağlayacak bütün esasları kurtarmaya muvaffak oldular.”

Doğrusu ve özetin özeti budur.

unnamed-(3)-022.jpg

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)