• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 31 °C
  • Adana 33 °C
  • Antalya 30 °C

Mahmut Esat Bozkurt 'solcu' çıktı

Liberaller, islamcılar ve Kürt hareketi tarafından 'ırkçı' ilan edilen Cumhuriyetin kurucu kadrosundan, ilk Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt'un tüm eserleri Kaynak Yayınları tarafından yeniden basıldı.

Kaynak Yayınları'ndan çıkan 4 ciltlik yeni bir kitap, Cumhuriyet'in kurucu kadrosu içinde yer alan, Türkiye'nin Adalet sisteminin kurucusu sayılan Mahmut Esat Bozkurt hakkındaki son yıllarda yerleştirilmeye çalışan bütün yargıları yıktı. Cumhuriyet'in ilk Adalet bakanı olan Mahmut Esat Bozkurt'un yazı ve konuşmaları “Toplu Eserler” başlığıyla Kaynak Yayınları'nca dört cilt halinde yayımlandı. Doç. Dr. Şaduman Halıcı tarafından yayına hazırlanan eserde Bozkurt’un “Sol Cereyanlar” başlıklı söyleşisi de yer alıyor.

Mahmut Esat Bozkurt'un bu söyleşide ortaya koyduğu görüşleri, yazıları, kitapları ve siyasal tutumu, onun bir "ırkçı milliyetçi" değil, ulus kurucusu bir yurtsever ve tipik bir "sol cumhuriyetçi" ya da "sol kemalist" olduğunu gösteriyor. 

Konuya ilişkin olarak Odatv'nin de verdiği haberde işaret ettiği gibi; Mahmut Esat Bozkurt, dönemin Akın gazetesi yazarı Naci Sadullah (Daniş)'in kendisiyle yaptığı söyleşiye dayanan yazıda, Nâzım Hikmet'i hem dili hem de fikirlerinin kuvveti bakımından o günün bütün yazarlarından ileride bulduğunu belirtiyor. Söyleşide, "Modern milliyetçiliğin Marksizmden faydalanmak zorunda olduğunu" belirten Bozkurt; "Halkçı milletlerin Marx'ın fikirlerinden de istifade etmeleri gerekiyor" diyor. 

Nâzım Hikmet'le aralarındaki fikir ayrılığının çok değil, az olduğunu da söyleyen Bozkurt, şaşırtıcı bir yaklaşımla "Toplumun selameti için sağa kaçan fikirleri besleyenlerin merhametsizce ezilmesi, fakat sol fikirlerin yok edilmemesi gerektiğini; çünkü tarihin felsefesinin bize insanlığın her gün biraz daha sola gittiğini ve saadeti orada bulabileceğini gösterdiğini" açıklıyor.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında hukuk sisteminin kurulmasında öncülük eden ve 1924-1930 yılları arasında Adalet Bakanlığı yapan Mahmud Esad Bozkurt, bugünün ölçüleriyle "milliyetçi" ya da "ırkçı" diye nitelendirilen bazı görüşleri nedeniyle, son yıllarda iberaller, sol liberaller ve kimi islamcılar ile Kürt milliyetçileri tarafından ağır eleştilere uğruyordu. 

Dönemin Akın gazetesi yazarı Naci Sadullah (Daniş)'in Mahmut Esat Bozkurt'la yaptığı söyleşinin ilgili bölümünü aşağıda yayınlıyoruz.

"SOL CEREYANLAR

Eski tüze bakanımız[1] Mahmut Esat Bozkurt Perşembe'de Naci Sadullah'a [2] bir interview [3] vesilesi hazırladı. Fikir âlemimizde kuvvetli akisler yapacağı şüphesiz olan bu görüşmenin alaka uyandıran bir kısmını aynen yazıyoruz:

Mahmut Esat Bozkurt anlatıyor:

- Faruk Nafiz'i,[4] Yusuf Ziya'yı,[5] Orhan Seyfi'yi[6] lezzetle okurum. Fakat Nâzım Hikmet'i bunların hepsinden ileride bulurum. Hem sade yeniliği bakımından değil, dilinin pürüzsüz temizliği, samimiyetinin sınırsızlığı ve fikirlerinin kuvveti, temizliği bakımından!

- Fikirlerinin temizliği ve kuvveti mi?

- Tabii!

- Fakat Nâzım Hikmet'in fikri peygamberi, milliyeti inkâr eder ve siz koyu milliyetperversinizdir?

- Ben yer için, gök için, ağaç, su, taş ve toprak için milliyetçi değilim. Bence modern milliyetçilik Marksizmden faydalanmak zaruretindedir. Ve benim dilimi konuşanların, benimle aynı tarihe bağlı olanların, milli acıları ve sevinçleri benimle paylaşanların maddi-manevi refaha kavuşabilmeleri için bundan başka çare yoktur.

Aksi takdirde Sezar'ın, zalim Neron'un ve müstebit Abdülhamit'in milliyetçiliklerinden ileri gidemeyiz. Bunun bir parça daha gelişmişi ise ancak bizim Hamdullah Suphi'nin destancı milliyetçiliği olur.

- Şu halde modern milliyetçi demek ulusal komünist demektir!

- Hayır, ben sadece halkçı milletlerin Marx'ın fikirlerinden de istifade etmeleri lüzumundan bahsediyorum! Eğer Nâzım Hikmet'e sorarsanız fikirlerimiz arasındaki ayrılık çok; fakat bana sorarsanız azdır!

Bence samimi fikirler -sağ da sol da olsalar- harıka layıktırlar.[7] Ne yapalım ki cemiyetin selameti sağa kaçan fikirleri besleyenlerin merhametsizce ezilmesini emrediyor. Fakat sol fikirlerin yok edilmeden, ezilmeden önlenmeleri uygundur.

Hatta ben ceza kanunlarının da bu görüşe uydurulmasına taraftarım. Çünkü tarihin felsefesi bize insanlığın her gün biraz daha sola gittiğini ve saadeti orada bulabileceğini gösteriyor. Tarihi karıştırırsanız insanlık yürüyüşünün bu anlamı ispat ettiğini göreceksiniz!

Nâzım Hikmet'e göre münakaşaya tahammülü olmayan, fakat Mahmut Esat'a göre uzun münakaşalara layık olan bu konuyu fazla uzatmadım…"

* (Akın, 11 Ekim 1935, S.2. Mahmut Esat Bozkurt, Toplu Eserler IV, Kaynak Yayınları, İstanbul, Eylül 2015, S.79-80.)

[1] Tüze bakanı: Adalet bakanı.

[2] Naci Sadullah Daniş

[3] Interview (Fr.): Görüşme, mülakat. 

[4] Faruk Nafiz Çamlıbel

[5] Yusuf Ziya Ortaç

[6] Orhan Seyfi Orhon.

[7] Cümle Akın'da bu şekilde.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)