• BIST 109.050
  • Altın 153,015
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 17 °C
  • Adana 18 °C
  • Antalya 17 °C

Man Adası'yla ilgili neler bilmiyoruz, neler...

Ali Haydar NERGİS

'Man Adası' sözünü duyunca, çoğumuz, acaba uzayda yeni bir gezegen mi keşfedildi şaşkınlığını yaşadık..

Oysa, Man Adası da, adını daha önce duymadığımız Guinea Bissau, Cayman,Virgin, Bahama, Haiti adaları gibi bir kumar, kara para aklama ve vergi kaçırma cennetidir. Aynı işleri yapan Malta  Adas’nın adını da, olsa olsa, pazarlardaki 'Malta eriği' sözünden anımsarız.

Dersimizin konusu Man Adası da, bir zamanlar,Girit, Rodos ve Malta adaları gibi bir Osmanlı toprağıydı. Adını da  Os-man-lı sözcüğünden aldı. Osmanlı’nın, -tıpkı günümüzdeki 18 ada gibi- bir bir kaybetmesiyle elden gitti. Bu Osmanlı Adası’nın  başındaki 'Os' ile sonundaki 'lı' ekleri düşerek  geriye sadece 'Man' kaldı; yani, OsMANlı gitti, adı kaldı yadigâr..

’Balık bellekli’ olduğumuzdan, Man Adasıyla ilgili bilmediğimiz daha neler var, neler.

Çoğumuz, Man Adası ile aramızdaki kökleri yüz yıllara dayanan tarihsel ve kültürel bağlardan habersidir. Örneğin, hiçbirimiz, Anadolu’daki adı ’camız’ olan mandaların ana yurdunun Man Adası olduğunu bilmez. MAN’da, anlaşılacağı gibi, ’’Man’dan gelme’’ demektir.

MANolya çiçeğinin anavatanı Man Adasıdır; MANolya (Man yağı) demektir. Bu sözcükle çağrışım yapan MANYAK sözcüğü de Man Adası kökenlidir. Man Adası’nın kaybedilmesinden sonra, OsMANlı Padişahı II. OsMAN, çok öfkelenir; Ada’daki Komutanına ’’ Man’ı yak!’’ emrini verir. Bereket, Komutan akıllı biridir, güzelim Ada’yı, tıpkı Kartaca gibi yakıp kül haline getimez. Oradaki halkın bir bölümünü gemilere ’yükleyerek’  İstanbul’a getirir. Sulak yerlere alışmış bu insanlar, ’sudan uzak kalmasınlar’ düşüncesiyle MANavgat Şelalesinin çevresine ve Batı Anadolu’ya yerleştirilir. Man’lılar, MANavgat Şelalenin çevresine kurdukları bu yeni kente MANavgat adını verirler. Avgat da zaten Man dilinde şelale demektir.Batı Anadolu  bölgesine yerleştirilenlerin kurdukları kentlere de MANyas ve MANisa adı verilir. MANisa sözcüğü, Osmanlı tebaası bazı bozguncu gruplar tarafından ’’İsa’ya inanan Man’lıların kenti’’ şeklinde yorumlanmaya çalışılmışsa da, halktan karşılık görmemiştir.

Çok duygulu ve musikisever olan Man halkının birlikte getirdiği müzik aletlerine de keMAN ve  MANdolin adadları verilir. Müzik eşliğinde dans ederek kıvırmaların, dilimize ’MANevra’ sözcüğü ile yerleşmiş. Dans eden gençlerin, birbirlerinin kulaklarına fısıldartıkları aşk namelerine de ’MANi’ denmiş. Sevgililerin birbirlerine kavuşmalarına engel olunması da ’’MANİ’ sözcüğüyle tanımlanmış...

İç Anadolu’un bazı bölgelerinde iç çamaşırlarımızdan biri olan ’don’ yerine ‘’tuMAN’’ sözcüğü kullanılır. ’Don’ sözcüğü ’buz’ anlamını da geldiği için dilde kargaşalık yaratmış Örneğin, iyi niyetle söylenmiş, ’’Donsuz günler dilerim’’ sözüne başka anlamlar yüklenmiş. Bu karmaşayı ortadan kaldırmak için, iç çamaşırı anlamnındaki donun yerine, Man dilinden alınan ’’tuMAN’’ sözcüğü kullanılmış..

Yeri gelmişken, değinmeden geçemeyeceğim. Zaman zaman türkü düşmanları tarafından dalga geçilen oynak ve güzel, ’’MAN’da yuva yapmış söğüt dalına..’’ adlı bir türkümüz var. Bu, Man’lıların Ada’dan topraklarımıza getirdikleri bir Man türküsüdür. Man Adası’nda, kuşun biri, söğüt dalına bir yuva yapmış; yavrularını yumurtadan çıkardıktan sonra büyütmüş, uçurmuş.. Bir gün, boş kalan yuvasında dertli dertli öterken, onu gören bir ozan, ‘’ Man Adası’nda kuşun biri söğüt dalına yuva yapmış..’’ anlamına gelen bu türküyü yakmış. Türkü, daha sonra Man halkıyla birlikte topraklarımıza taşınmıştır.Yukarıda da belirttiğimiz gibi, manda da, Anadolu’ya geldikten sonra ’ ‘camız’ adını almıştır..

Bilindiği gibi, ağır yük taşıyıcısı olarak kullanılan damperli MAN kamyonları ve otobüsleri de Man Adası’nda üretilmektedir.

Bülbülü altın kafese koymuşlar, ‘’Ah vatanım, vah vatanım’’ diye ötmeye başlamış. Man Adası’nın kaybedilmesinden sonra, İstanbul’a getirilerek Anadolu’nun çeşitli bölgelerine yerleştirilen Man’lılar çok geçmeden bir cennetten farksız olan anavatanları Man’ı özlemeye başlamışlar; çok derin bir felsefi anlama sahip olan “Dünya’da Man, ahrette iMAN” sözünü işte o zaman söylemişler. Kimi münafıklara göre, ‘‘iMAN’’ sözcüğü de MAN’dan türetilmiştir. Bu ‘iMANsız’ların sözlerine itibar edilmeye..

Anadolu’ya yerleştikten sonra kültür ve geleneklerini koruyan Man’lılar,çok değerli  filozoflar yetiştirmiş, aynı topraklarda yaşayan diğer cahil toplulukların  ‘akıl hocası’ haline gelmişler. Toplumdaki doğru ve yanlış düşünceler, ‘MANtıklı’ ve ‘MANtıksız’ şeklinde sınıflandırılmış. Bu ‘’tık tık’’lara da bir anlam yüklemeyin; işin içinden çıkamayız sonra…

Bir de, ’geri zekâlı’, ’aptal’ anlamına gelen ‘MANkafa’ sözcüğü üzerinde durmadan geçemeyeceğiz. Man’lı göçmenlerle birlikte Ada’dan gelen bu sözcük, Anadolu’da eksen kaymasına, pardon, anlam kaymasına uğramış. MANkafa, Man dilinde, özellikle eşeklerde görülen bir hayvan hastalığı adıdır. Buna ’eşek nezlesi’ de denir. Ancak, bu birleşik sözcük, geldikten sonra anlam değişimine uğramış ve insanlara uyarlanmıştır..

Son olarak; bizim uyanık Kayserililerin ‘MANtı’ diyerek adeta ’ti’ye alıp sahiplendikleri yoğurtlu, sarmısaklı MANtı da aslında ‘’yerli ve milli’’ bir MAN Adası menüsüdür..

(ÖNEMLİ NOT: BU YAZI, TAMAMEN ASPARAGAS, YANİ HAYAL ÜRÜNÜDÜR. HİÇBİR NESNEL VE TARİHSEL GERÇEĞE DAYANMAMAKTADIR. YER İSİMLERİ DIŞINDAKİ BÜTÜN BİLGİLER UYDURMADIR. HOŞLUK OLMASI AMACIYLA YAZILMIŞTIR. ’SÜRÇ-İ LİSAN’ OLDUYSA AF OLA!)

Yazarın Diğer Yazıları
123456
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 212 963 1051 (pbx)