• BIST 109.666
  • Altın 156,792
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 9 °C
  • Adana 11 °C
  • Antalya 10 °C

Mehmet Emin Pencewini: Karayılan Erdoğan ve Gül'e selam söyledi

Mehmet Emin Pencewini: Karayılan Erdoğan ve Gül'e selam söyledi
2010-2012 yılları arasında devlet ve PKK arasında temas kurulması için aracılık yapan Kürt siyasetçi Mehmet Emin Pencewini Ankara-Erbil-Bağdat-Kandil hattında görüşme trafiği yaptığı dönemde yaşadıklarını ayrıntılı olarak aktardı.

2010-2012 yılları arasında devlet ve PKK arasında temas kurulması için aracılık yapan Kürt siyasetçi Mehmet Emin Pencewini BBC Türkçe'ye konuştu. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKYB) Süleymaniye kentinde BBC Türkçe'den Mahmut Hamsici’nin sorularını sorularını yanıtlayan Pencewini, Ankara-Erbil-Bağdat-Kandil hattında görüşme trafiği yaptığı dönemde yaşadıklarını ayrıntılı olarak aktardı.

Pencewini, Türkiye'den gelen talep üzerine dönemin Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin kendisini çağırması ve aracılık yapmasını talep etmesi üzerine Kandil ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) arasında görüşmelere başladığını belirtti.

Irak Kürt siyasetinde önemli bir isim olan, Kürdistan Ulusal Kongresi üyesi Pencewini, 2010'da Oslo sürecinin başlamasıyla geriye çekildiğini ancak sürecin sona ermesi ardından yeniden devreye girdiğini söyledi.

Röportajdan bir bölüm şöyle: 

Pencewini, bu ikinci dönemde Kandil, Talabani ve IKYB Başbakanı Neçirvan Barzani'yle görüşerek çözüm sürecinin başlamasına ön ayak olduğunu aktardı.

Siz, devlet ve PKK arasındaki aracılık sürecine ilk olarak nasıl dahil oldunuz?

Celal Talabani Irak cumhurbaşkanıyken bana, Türkiye hükümeti, özellikle de o dönemki başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın PKK'yla savaşı bitirmek için istekli olduğunu ve bu konuda bir şeyler yapmak istediğini söyledi.

Size ne zaman mesajı aldınız?

2010'da

Size başka neler iletildi?

Türkiye hükümeti o zaman, "Biz PKK'yla doğrudan muhatap olmak istemiyoruz, bir şekilde dolaylı görüşmek istiyoruz" demiş. Ben de Talabani'ye, "Tamam, ama önce Kandil'in fikrini almam gerekiyor" dedim. Kandil'e gittim, Murat Karayılan'la görüştüm.

'KARAYILAN, GÜL VE ERDOĞAN'A SELAM SÖYLEDİ'

Kandil'in tavrı ne oldu?

"Böyle bir durum var" dedim ve kendisine ilettim. "Tamam, barış süreci için bir hazırız, diyaloğa hazırız. Türkiye'de Kürt sorununun diyalog temeline dayalı olarak çözülmesine hazırız" dedi.

Karayılan bana, "Kendileri Türkiye'deki Kürt sorununu kabul eden ve çözmek isteyen ilk cumhurbaşkanı ve başbakan oldukları için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a selamlarımı iletin. Bizim de aynı fikirde olduğumuzu ve bu sorunu diyalog yoluyla çözmek istediğimizi iletin" dedi.

Bundan sonra Türkiye'de MİT'e gittim. O dönemki MİT Müsteşarı Emre Taner'le görüştüm.

Görüşmede kimler vardı?

Arapça bir tercüman getirdiler. Ben, "Kürtçe konuşmak istiyorum" dedim. "Ne yazık ki Kürtçe tercümanımız yok, Arapça tercümanımız var" dediler. Görüşmede Taner dahil üç kişi vardı. Bir askeri yetkili ve hükümetten başka bir güvenlik yetkilisi vardı. Birisi yaşlı bir bayandı. İsimlerini bilmiyorum.

Neler görüştünüz?

Takriben üç saatlik bir görüşme yaptık. Bana soru sordular ben de bütün soruları Türkiye ve Kürtlerin menfaatleri doğrultusunda cevapladım. Ondan sonra ben onlara soru sormaya başladım.

"Siz gerçekten Kürt sorununu çözmekte ciddi misiniz" dedim. Emre Taner, "Erdoğan bana Kürt sorununu çözmek istediğini söyledi. Benim emekliliğim geldi ama Erdoğan Kürt sorunu çözmek amacıyla bir proje sunmam için görevimi altı ay daha uzatmamı istedi" dedi. Ben de, "Çok güzel" dedim ve "Sizin projeniz nedir" diye sordum.

'HÜKÜMET SÖZÜNÜ TUTMAZSA DAĞA ÇIKARIM'

"Anayasa'da değişiklikler yapılacak, Anayasa'da Türk'ten başka Kürt milleti vardır ifadesi de geçecek" dedi.

Projesinde PKK'lılara genel af çıkartıp hepsini serbest bırakmak da vardı. Bırakılanlar o dönemdeki BDP'nin (Barış ve Demokrasi Partisi) çatısı altında siyasi faaliyetlerini sürdürebileceklerdi. Buna karşılık da PKK'nın silah bırakmasını istiyordu.

Af çıktıktan sonra hepsi Türkiye'ye geri döneceklerdi. Ben onlara, "Şayet PKK 'tamam' dedi, silahını bıraktı, hepsi Türkiye'ye geldi, o zaman Türkiye hükümeti verdiği vaatleri tutmazsa ne olacak" diye sordum.

Emre Taner, "Eğer hükümet sözünü tutmazsa ben de dağa çıkarım" dedi. Ben de gülümseyerek, "Hoş gelirsin, ben sizi dağlara götürürüm" dedim.

ÖCALAN İÇİN 'MANDELA MODELİ'

Bu arada ilk üç yıl içerisinde PKK'dan yaklaşık 70 kişiye af verilmeyecekti.

Şunu dedi: "Bu 70 kişi isterse güneyde, yani bizim bölgede, isterse herhangi bir Avrupa ülkesinde kalabilir. Harcamalarını biz karşılarız. Bu üç yıl içerisinde bu kişilere yavaş yavaş af çıkartacağız, zamanla onlar Türkiye'ye gelip topluma katılacak".

Ayrıca, "Bu üç yıl içerisinde Abdullah Öcalan'ı hapisten çıkartıp ev hapsine tabi tutacağız. Nelson Mandela'nın projesi gibi bir şey düşünüyoruz. Abdullah Öcalan'ı ev hapsinde tuttuğumuz zaman, insanlarla, gazetecilerle vs... görüşebilir. Öcalan'ın affedilmesi için kesinlikle parlamentonun bunu onaylaması gerekir" dedi.

Ben, "Meclis onaylamazsa ne olur" diye sordum. "Biz bununla ilgili çalışacağız, çünkü zaten meclisin büyük çoğunluğu bizden oluşuyor" dedi. İki defa Ankara'ya gittim.

'ERDOĞAN VE GÜL, MİT'TEKİ GÖRÜŞMEMİZİ CANLI İZLEDİ'

Emre Taner, söylediklerinin, Erdoğan tarafından onaylanıp onaylanmadığına dair bir şey söyledi mi?

Erdoğan kendisine, böyle bir proje yap diye teklif etmiş. Ondan sonra bu yaptığı projeyi sunmuş ve Erdoğan'ın onayını almış. Böyle söyledi.

O halde sizce, bu görüşmede anlatılan planların hepsi, o dönemki hükümetin onayladığı görüşler miydi?

Tamamen. Bizim yaptığımız bütün görüşmeleri Erdoğan ve Gül de canlı olarak izledi.

Bunu nasıl öğrendiniz?

Kameradan canlı olarak bizleri izledikleri söylendi. Bana ilk gittiğimizde, "Bizi Erdoğan'la Gül canlı olarak izliyor, bu yüzden sen rahat ol, içinden geçen ne varsa söyle, çekinme" dediler.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)