• BIST 103.200
  • Altın 197,070
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 17 °C
  • Antalya 19 °C

Merdan Yanardağ: Bu dava tüm çalışanların davası

Merdan Yanardağ: Bu dava tüm çalışanların davası
Merdan Yanardağ'ın Durdu Özbolat'ın taliamtıyla yapılan iftira ve yalan habere Oda TV'de verdiği yanıt;

Merdan Yanardağ'ın Durdu Özbolat'ın taliamtıyla yapılan iftira ve yalan habere Oda TV'de verdiği yanıt; 

CHP eski Milletvekili Durdu Özbolat’ın sahibi olduğu Yurt gazetesi, Kurucu Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ı hedef aldı. Merdan Yanardağ’ın alacaklarına karşılık başlattığı icra takibine tepki gösteren Yurt gazetesi, “Merdan Yanardağ’ın utanç belgesi” başlığını attı. Odatv’ye konuşan Merdan Yanardağ, kendisine yöneltilen suçlamalara “iftira” derken çalıştığı süre boyunca kendisine maaş ödenmediğini söyledi ve “Yalanlarla zavallıca yayın yapmak bir çıkış değil ancak bir utanç belgesi olabilir. Bu sadece benim alacağım değildir, bütün arkadaşlarımızın alacağıdır. Bu gazetede çalışan bütün arkadaşlarımız adına açılmış bir davadır” açıklamasında bulundu.

“HACİZ GÖNDERDİM ELBETTE ÇÜNKÜ ALACAKLARIM VAR”

Yurt gazetesi, bugünkü sürmanşetinde Kurucu Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ı hedef alarak “Merdan Yanardağ, Ergenekon Davası sürecinde kendisine her yönden sahip çıkan, maddi manevi tüm ihtiyaçlarını karşılayan ve tüm baskılara rağmen künyeden adını silmeyen Yurt Gazetesi’ni icraya verdi” ifadelerini kullandı.

“Haciz gönderdim ebette çünkü alacaklarım var” diyen Yanardağ, Yurt gazetesi patronu Durdu Özbolat’a Odatv’den yanıt verdi.

Yanardağ KRT canlı yayınında da asılsız iddialara böyle yanıt verdi; 

“KENDİSİ BUNALIMA GİRDİĞİNİ, KORKTUĞUNU SÖYLEDİ”

Merdan Yanardağ, gazetenin kuruluş süreci ve Durdu Özbolat ile tanışmasına ilişkin şu bilgileri verdi:

“Ben gazetenin kurucu genel yayın yönetmeniyim ve ortaklığım vardı gazetede. Gazete çok başarılı oldu, bu gazete 70 bin tiraja kadar ulaştı, Türkiye’de bir dönem 5. büyük gazete haline geldi. Bu gazete muhalif, sol, toplumcu bir halk gazetesiydi. Bunu planlamıştık. Durdu Özbolat’ın bu projede yer alması tamamen bir tesadüftür.

Biz bu gazeteyi Cumhuriyet gazetesinin ikinci gazetesi olarak düşünmüştük. Daha sonradan medyaya girmeye çalışan Durdu Özbolat bazı arkadaşların aracılığıyla projeye dahil oldu. Yalanla başladı projeye, taahhüt ettiği paraların hiçbirini yatırmadığı gibi gazetenin tam çıkış aşamasında 2011 yılının Haziran ayından itibaren kayboldu. 6 ay boyunca kendisine ulaşamadık. Biz ise hazırlıkları sürdürdük. Daha sonra kendisine bir şekilde ulaştık. Kendisi bunalıma girdiğini, korktuğunu söyledi. Biz o dönemde kendi olanaklarımızla borçlanarak personelin ihtiyaçlarını gidermeye çalıştık. 2012’nin Ocak ayında gazeteyi çıkardık.”

“CEBİMDEN HARCADIĞIM PARALARI DA TAHSİL EDEMEDİM”

3 yıl boyunca Yurt gazetesinde çalıştığını ve maaşlarının yüzde 70’ine yakınını gazeteden almadığını belirten Yanardağ, “Bunun yanında ben gazetenin ortağıydım, hisselerimi devrettim, bu devir karşılığında bana ödeme yapılmadı. Tek bir gün aksamadan ben bu gazetede başyazı yazdım. Ayrıca bu gazeteye kendi cebimden harcadığım paraları da tahsil edemedim. Çünkü Durdu Özbolat yalan söyleyerek bu işe başladı, gerekli yatırımı yapmadı, bu nedenle çalışanlar, ben dahil cebinden para ödedi” diye konuştu.

SOKAK TV’YE HARCANAN KAYNAKLAR

Merdan Yanardağ, gazeteyi başarıya ulaştırdığını ancak tutuklu olduğu dönemde kurulan Sokak TV’ye harcanan paralar nedeniyle kaynakların tüketildiğini söyledi.

Cezaevinden çıktıktan sonra gazetenin yayın politikasının olumsuz yönde değişmesi nedeniyle çalışmak istemediğini ifade eden Yanardağ “Durdu Özbolat’la yazılı olmayan anlaşma yapmıştık, hak ettiğimin 3’te 1’i olmasına karşı gazetede durmak istemediğimden bunu kabul etmiştim. Ancak bunlar da ödenmedi.”

“ÖZBOLAT BENİ GAZETEYE TEKRAR ÇAĞIRDI”

 “Ben gazeteyi bıraktım ve Derya Sazak geldi. Ben hapisten çıktığımda zaten gazetenin çizgisi bir ölçüde değişmişti, ancak tirajı yine de iyi sayılırdı. Sazak’la birlikte tiraj düştü. Sonra Özbolat beni tekrar çağırdı, ‘Bu gazete senin çocuğun’ dedi” diyerek ısrar etti. Ben Darya Sazak'ın görevden alınma biçimini de doğru bulmadığımı belirttim" diyerek gazetenin başına ikinci kez geçişini anlatan Yanardağ, şöyle devam etti:

“Çok tereddüt etmeme karşın gazeteye dönmeye karar verdim, ancak çalışanların alacaklarının ödenmesini şart koştum. Yeni bir şirketle yeni bir başlangıç yapılmasını ve eski borçları üzerine almasını istedim. Bir de daha önceki alacaklarımı ödemesini talep ettim. Eğer böyle bir ödeme imkanı yoksa bana senet ya da çek vermesini istedim. Bahsedilen çek meselesi budur.”

Gazetenin cezaevi sürecinde kendisine sahip çıktığı iddialarına ilişkin ise Yanardağ, “Durdu bana özel olarak sahip çıkmadı, mecbur kaldı. Hemen benim ardımdan genel yayın yönetmeni arayışına başladı. Görüştüğü isimler belli. Yurt gazetesi yöneticileri, gazete çalışanları bana sahip çıktı. Ben cezaevinde iken bana ödeme yapılması için kendisiyle görüşmeye giden yakın arkadaşlarımla bile Durdu Özbolat görüşmedi. Ödediği para sınırlıdır” dedi.

 “BİZ HEDEFİMİZE ULAŞTIK 3 AY İÇİNDE GAZETE 21 BİN 120 TİRAJINA ÇIKTI”

Durdu Özbolat ile yaptığı anlaşmaya karşılık taleplerinin yerine getirilmediğine dikkat çeken Yanardağ, “Bu taleplerimin yerine getirilmesi durumunda ben de 3 ay içinde 20 bin, 6 ay içerisinde ise 25 bin tiraja ulaştıracağımız taahhüdünde bulunmuştum. Çalışanlara paraları ödenmedi ve çalılanalar sağlam bir moralle gazeteye sarılamadı. Gazetenin adının yeniden duyurulması için tanıtım kampanyası yapılmadı. Gazetenin uygun bir basım sayısına ulaştırılması, yani 25 bin satmak için en az 50 bin gazete basılmalıydı; bu yapılmadı. Yeni bir irket kurulmadı. Hiçbiri yapılmadı. Biz hedefimize yine de ulaştık; 3 ay içinde gazete 21 bin 121 tirajına çıktı. Belgeler ortadadır. Ancak Durdu Özbolat baskı sayısını, bilgimiz dışında ve  onayımız olmadan düşürdüğü için satışlar da yeniden düştü. Anlaşmazlık konularımızdan biri de buldu.”

“BU SADECE BENİM ALACAĞIM DEĞİLDİR BU BÜTÜN ARKADAŞLARIMIZIN ALACAĞIDIR”

Merdan Yanardağ, açtığı davanın sadece kendisine adına olmadığını, tüm çalışanların bu davada alacağı bulunduğunun altını çizerek şunları anlattı:

“Ben sadece emeğimin karşılığını talep ediyorum. 3 yıl boyunca gece gündüz haftanın 7 günü çalıştım, kamuoyunun da bildiği gibi her gün keskin kalem imzasıyla başyazı kaleme aldım. Bir tek gün bile aksamadı. Gazetenin ortağıydım (yüzde 10) hisselerimi devrettim. İmtiyaz hakkını devrettim. Web sitesi benim üzerimdeydi, güven ve iyi niyetle devrettim. Ben, Durdu Özbolat'ın talimatıyla Yurt gazetesinin yaptığı bu haberleri, durumu kurtarmaya çalışan ahlakdışı bir yayın olarak görüyorum. Gazetede çalışan herkes bilir, Durdu o gazetedeki bütün emekçilere borçludur. Başarılı bir gazeteyi batıran, yalan söyleyen ve yüzsüz bir adamla karşı karşıyayız.

"Dolayısıyla mahkemeye başvurmak ve icra takibi başlatmaktan başka bir yol yoktu. Olacak şey mi; alacakların için icra takibi başlatıyorsun buna karşılık ‘sen neden hakkın için icra takibi başlatıyorsun’ diyen bir adamla karşı karşıya kalıyorsun. O halde sen insanların, çalışanların alacaklarını ödeyeceksin. Önce ahlaklı ve namuslu olmak lazım. İddialarının hiçbiri gerçek değildir, tümü yalan. Durdu Özbolat’ı hem bu piyasa çok iyi tanıdı hem de gazetenin çalışanları çok iyi bilir. Çalışanlarımızın birçoğu Durdu Özbolat’ı mahkemeye verdi ve birçok kişi de icra takibi başlattı. Yalanlarla, zavallıca ve iftira yüklü yayın yaparak durumu kurtarmaya çalışıyor. Ama bunlar da onu kurtaramayacak. Asıl onun bu tutumu bir utanç belgesi olabilir.

"Bu davayı sonuna kadar sürdüreceğim, emeğimizdir bu çünkü. Miktarın bu kadar yüksek olması gazeteye el koymak amacını taşımamaktadır. Bu kadar yüksek bir alacak miktarının çıkması, uygulanan yasal faizler sonucudur. Gazeteye el koymak gibi bir durum hiçbir zaman olmadı. Ben gazetenin imtiyaz hakkı elimde olduğu halde, hiçbir karşılık almadan kendisine devrettim. Gazetenin internet sitesi de yakın zamana kadar benim üzerimdeydi, hiçbir ücret almadan onu da ben devrettim. Dolayısıyla iyi niyetli olduğum da ortadadır.

"Bana hiçbir ödeme yapılmadığı halde verilen senede karşılık noter aracılığıyla bir ihtarname gönderildi ve son derece küstahça bu senedi bir hafta içerisinde göndermem istendi. Cevaben gönderdiğim yazıda bu güne kadar gösterdiğim iyi niyetimin suiistimal edildiğini belirterek 3 gün içerisinde alacaklarımın ödenmesini istedim. Benim açtığım bu dava sadece benim alacaklarım için değildir, bu gazetede çalışan bütün arkadaşlarımız adına açılmış bir davadır. Bunun altını özellikle çizmek isterim, bütün çalışanlar adına açılmış bir davadır. Bunu da sonuna kadar devam ettireceğim.”

İlgili Haberler
Diğer Haberler
1234567
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 212 963 1051 (pbx)