• BIST 106.862
  • Altın 145,039
  • Dolar 3,5263
  • Euro 4,1266
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 28 °C
  • Antalya 27 °C

Merve Kavakçı'dan Nazlı Ilıcak yazısı: Keşke görüşseymişim

Merve Kavakçı'dan Nazlı Ilıcak yazısı: Keşke görüşseymişim
Dinci Akit gazetesi yazarı Merve Kavakçı, bugünkü köşesinde Gülen Cemaati soruşturması kapsamında tutuklanan Nazlı Ilıcak’ı köşesine taşıdı.

Dinci Akit gazetesi yazarı Merve Kavakçı, bugünkü köşesinde Gülen Cemaati soruşturması kapsamında tutuklanan Nazlı Ilıcak’ı köşesine taşıdı. Türbanlı Meclis’e girdiği sırada kendisine tek destek çıkanın Nazlı Ilıcak olduğunu, yanında durduğunu ifade eden Kavakçı, “İki yanında kadın polisler, arabaya bindirilirken görünce içim yandı. Üzüldüm. Keşke dedim, keşke böyle olmasaydı. Keşke ‘bunların’ ne olduğunu 15 Temmuz gecesi değil de daha önce anlamış olsaydı. Keşke ‘bunların’ palazlanmasına çanak tutanlardan olmasaydı.” diye yazdı.

Nazlı Ilıcak’la siyasal bir ayrışma yaşadıklarını ve uzun süredir görüşmediklerini anlatan Kavakçı, 2010 yılındaki son görüşmelerinde yaşanan dikkat çekici o diyalogu şöyle anlattı:

“En son 2010 senesiydi sanırım, 28 Şubat’la ilgili bir program için Türkiye’ye geldiğimde podyumu paylaştık, o günleri anlattık. Bunun akabinde bana telefonda yaptığı “Aydın Doğan yayınlarından kitap çıkartalım” teklifi ile aktif dostluğumuzu döndürdük. Yaşadığım şaşkınlık cevabımdaki ses tonumda kendini göstermişti. Bunu bana teklif edebilmiş olmasının şoku içerisinde “Hayır. Hiç olur mu öyle şey, tabii ki hayır. Bu, başımı açmak gibi, beter bir şey. Ha Doğan’dan kitap çıkarmışım, ha başımı açmışım!” demiştim. O da bana sinirlenmiş ve kinci olduğumu söylemişti. Aldığım teklif ve aramızda geçen konuşmadan dolayı üzülmüş olsam da dondurulmuş dostluğumuzu devam ettirdik, en azından benim için bu böyleydi. Nasıl mı? Hiç görüşmeyerek.”

Nazlı Ilıcak’ın Cemaat’in yanında saf tuttuğunu ve bu durumdan “itiraf edeyim” diyerek kendisini sorumlu tutan Merve Kavakçı, yazısının devamında şunları söyledi:

“FETÖ çok tehlikeliydi. Nazlı Ilıcak da onun pençesine düşenlerden oldu. Bugün bir şeyi itiraf edeyim. Açıkçası kendimi sorumlu hissediyorum. Keşke diyorum, keşke bu dostluğu dondurmayıp Nazlı Ilıcak’a FETÖ’nün ne olduğunu izaha çalışsaydım. Keşke görüşmeyerek görüşmeyi seçmeseydim. Belki onu ikna edebilirdim. Belki görmediklerini görmesine vesile olabilirdim. Zira ben bu adamları 70’lerden beri tanırım, bilirim, görür gözlemlerim. Bilemiyorum belki de beni, bunların ne denli tehlikeli olduğunu çok üst “circle”larda çok önceden dile getirmiş olmama rağmen ciddiye alınmamış olmam cesaretsizlendirdi, bilemiyorum. Şimdi herkesin şapkasını önüne koyup düşünme vakti FETÖ’ye açıktan gizliden muhabbet besleyenlerin bu katliamda ne rol oynadıklarının idrakine varmaları zamanı. Ama bir dakka! Bülent Arınç gibi “Mesaj Alındı”cılar “Melek Annenin elini öpen”ler an farkıyla mı kurtuluyor bu hesaptan, bir “ahmakmışım” ile öyle mi?”

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)