• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 18 °C
  • Antalya 17 °C

Milli tehdit: Erdoğan ve ekibi

Ender HELVACIOĞLU

Erdoğan ve ekibi bugün Türkiye için bir “milli tehdit” durumundadır.

Hani zaman zaman devletin kodamanlarından oluşan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplanır, yeni “milli tehdit” analizi yapılır ve kırmızı kitaba eklenir ya. Bu tehdit Yunanistan olur, Sovyetler olur, komünist ve anarşist gruplar olur, irtica olur, bölücülük olur vb. İşte bugün de -sol, sosyalist, emekten yana demiyorum- gerçekten ulusal çıkarları savunan bir MGK olsa ve toplansa, “milli tehdit” olarak Erdoğan ve şürekâsını tespit ederdi.

7 Haziran’da bir seçim oluyor, AKP’nin oyları dramatik biçimde düşüyor, bırakın anayasayı değiştirecek çoğunluğu tek başına iktidar hayal oluyor; iktidara el koymuş bu ekip tamamen keyfi biçimde seçim sonuçlarını kabul etmiyor ve ülkeyi yeniden seçime zorluyor.

1 Kasım seçimini kazanmak için, aradaki 4 ayda, durduk yerde Kandil’e ve Kürt illerine saldırıyor, ülkenin güneydoğusunu savaş alanına çeviriyor, bir iç savaşı bile göze alıyor, Suruç’ta, Ankara’nın göbeğinde tarihimizin en büyük katliamlarına yol veriyor… Deyim yerindeyse halkı rehin alarak seçimi kazanıyor.

Başta IŞİD ve El-Nusra olmak üzere komşu ülke Suriye’yi kan gölüne çeviren şeriatçı terör örgütlerine silah taşıyor, her türlü desteği veriyor, yasadışı mali ilişkilere girerek hem teröristlere kaynak aktarıyor hem de kendi vurgun yapıyor, uluslararası suçlar işliyor. Üstüne üstlük bu karanlık ilişkileri yürüten akrabalar bakan yapılıyor.

Yetmiyor, “baş taşeron” olduğunu kanıtlayabilmek ve başkanlık yolunu açmak için Türkmenlere yardım yalanını atarak uluslararası provokasyonlara kalkışıyor, Rusya’nın uçağını düşürüp ateşle oynuyor, ülkeyi bir savaşın eşiğine getiriyor.

Kısacası, iç savaş, dış savaş, terör, katliam, halka saldırı, komşu ülkelere terör ihracı, içte dışta provokasyon… ne ararsan var. Şimdiye kadar tespit edilmiş hangi “milli tehdit” odağı bu kadar kısa süre içinde ülkeye bu kadar zarar verebilmiş ve bu çapta tehlikelerin kıyısına getirmiştir?

Halk yanmış, ülke yanmış, bölge yanmış, ne gam! Varsa yoksa iktidarın ve çıkar mekanizmasının devamı… Gözü dönmüştür Erdoğan ve ekibinin. Her şeyi yapacak ve her şeyin yaptırılabileceği bir noktaya gelmiştir.

Dolayısıyla AKP eliyle iktidara el koymuş bu ekibi, sadece emekçi düşmanlığıyla, laiklik karşıtlığıyla, yolsuzlukla suçlamak artık hafif kalmaktadır. Ülkedeki ve bölgedeki en büyük terör örgütüdür bunlar. “Milli tehdit”tirler, hem Türkiye için hem de Suriye için…

***

Şimdiye kadar hiçbir iktidar, 12 Eylül faşist cuntası dahil, bu kadar pervasızca at oynatamamıştı.

Fakat bu pervasızlığın nedeni Erdoğan’ın ve AKP’nin gücü değildir, muhalefetin güçsüzlüğüdür. Derece derece hepimizin aymazlığı… Bu noktada geliyoruz madalyonun diğer yüzüne, bizim tarafa…

Ülkede inanılmaz bir muhalefet boşluğu var. Genel anlamda siyaset arenasında, parlamentoda, sol içinde, sosyalist sol içinde akıl almaz bir muhalefet boşluğu… Deyim yerindeyse, öncüler halkı yapayalnız bırakmıştır. Kendi küçük dertlerimize dalmışız, ülkeyi unutmuşuz…  

Hiçbir şey yapamayan bir muhalefet yüzünden her şeyi dayatabilen ve yapabilen bir iktidar var bugün.

İktidar hedefi olmayan, mevcut iktidarı devirme hedefi olmayan muhalefet de edemez.

Bu durum değişecek. İç savaşlar, dış savaşlar yaşandıktan sonra mı değişecek, yoksa değişecek de bu tehlikeler bertaraf mı edilecek, bunu bizim basiretimiz gösterecek. Ama önünde sonunda dur denecek.

Ciddiye alınabilir, güvenilir, dediğini yapan bir muhalefet (yani iktidar) stratejisi geliştirmemiz gerekiyor.

Türkiye’nin son derece deneyimli bir sosyalist solu var. Fakat bir o kadar da prangamız var; çoğu da kendi kendimize taktığımız prangalar. Tartışacağız, eyleyeceğiz ve kıracağız bu prangaları.

Aslına bakarsanız, bu pervasızlar sayesinde kıyamet koşulları olgunlaşıyor. Kıyametimizi, kıyametlerine dönüştürebiliriz.

Yeter ki bu çapta düşünebilelim ve davranabilelim.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)