• BIST 105.324
  • Altın 146,461
  • Dolar 3,4721
  • Euro 4,1642
  • İstanbul 34 °C
  • Ankara 31 °C
  • İzmir 32 °C
  • Adana 29 °C
  • Antalya 28 °C

Modernizm insanlığa düşman

Tayfun TALİPOĞLU

Modernizmin çilesini çekiyoruz dostlarım. Dilimizden düşmeyen, geri kalmış gördüğümüz her durumu düzeltmek için ilaç olarak kullandığımız modernizmin acıları bu yaşadıklarımız. 

Hep “Modern ol!” deriz ya… Herkeste de bir heves var ya… 

Günümüz dünyası modernizme kilitlenmiş durumda. Modernizmi kısaca insanın aklını kullanması, mantığını başat ilke olarak alması ve buna bağlı olarak katı pragmatizmi koşullayan bir dünya görüşü, bir yaşam biçimi. Aslında görünürde doğru kavramlar üzerine kurulu ama sorunlarının olduğu da yadsınamaz bir gerçek. Peki, modernizmin sorunları neler?                

Her ne kadar aklı ve mantığı savunması üzerine Avrupa toplumundan başlayarak dünyayı Aydınlanma Çağı’na soksa da artık Aydınlanma Çağı’nın 200 yıl önceki şartları değişmiştir. Dünya, bugün farklı şeyler konuşuyor. Modernizmin sözünü ettiğimiz yıllarda ortaya çıkması ve toplumları etkilemesi, istenilen bir gelişim süreciydi fakat günceldeki sorunlar da görülmeden geçilemez.

Modernizmin faydacılık konusunda keskin olduğunu ve bunu akıl merkeziyle yaptığını, duyguları tanımadığını vurgulamamız gerek. Modernitede vicdan yoktur, sevgi yoktur, toplumsal amaç yoktur. Ben merkezli, benin çıkarları odaklıdır. Öncelikle vicdanı, sevgiyi, toplumu reddeden her şey tehlikelidir, güvensizdir. Üstelik bu reddedişe sert pragmatizm eklenince durumun ciddiliği oldukça artmaktadır. Peki, bu sorunlar çerçevesinde neyi veya neleri kastediyoruz? Modernizmin sorunları nerede karşımıza çıkmaktadır?  

Modernizmin sorunları çok belirgin bir biçimde siyasi aksiyonlarda yer alır. Ucu siyasete dokunan hemen hemen her şeyde bir pragmatist amaç ve tavır vardır. Örneğin tüm terör eylemlerine bakın. Bir terör örgütü nasıl oluyor da gözünü bile kırpmadan sivil vatandaşların bile canına kastedebiliyor, dahası katliamlar yapabiliyor?

Amaçları nedir? Elbette, kendi kirli planlarınca belirlenen siyasi pragmatist amaçları vardır, yani önünde sonunda o eylemle kendilerine yarar sağlamayı amaçlamaktadırlar. Hatta size çok daha başka bir konudan örnek vermek istiyorum. Biliyorsunuz, Avrupa Birliği ile anlaşma imzaladık, onlar bize para verecekler, biz de mültecileri iade yoluyla ülkemize kabul edeceğiz. Burada bile Avrupa’nın vicdanından ne kadar uzak, ne kadar mantık ve pragmatizm merkezli hareket ettiğini çok rahatlıkla görebilirsiniz. Oysa doğu toplumları, kabul edelim ya da etmeyelim Avrupa kadar istese de modernist olamaz çünkü doğu toplumları; mantığını, vicdanını tamamen görmezden gelerek kullanamaz. Şüphesiz, bu saptamamı sivil halk için yapıyorum. Bu tarihsel süreçte de böyledir ve nedenleri bakımından oldukça kompleks bir durumdur.

Teknolojik faşizmi de bu pragmatist döngü içinde kabul edebiliriz. Son olarak vatandaşlarımızın devlete kayıtlı tüm bilgileri hacker saldırısı sonucu niyetlerini bile anlayamadığımız kişilerin eline geçti. Bu siber saldırıyı düzenleyen hacker ekibini analiz edelim. Kesinlikle kendilerince bir amaçları olmalı ve bu eylemleri aracılığıyla kuşkusuz kendilerine bir fayda sağlamayı düşünmüş olmalıdırlar.

Öte yandan bu hacker ekibi, tam da sözünü ettiğimiz gibi eylemlerini teknoloji üzerinden yaparak insanları tedirgin etmekteler. Teknolojinin faydalarını saya saya bitiremediğimiz modern dünyanın güvensizliği, yine kendi kolonlarından biri olan teknolojiden kaynaklanmaktadır. Dünyada teknoloji muhalifi birçok insan var ve bu insanların kendilerince birçok itiraz sebebi var. Biz, elbette teknoloji karşıtı olalım, demiyoruz. Bu, çağdışı bir söylem olur. Biz, sadece modernite içinde yaşarken onun farkında olunmayan nice sorunlarını yaşadığımızı göstermek istiyoruz.                

Teknoloji, bilimdir ve bilim ne kadar nesneldir? Bilimi yapan, üreten insan değil midir? İnsanların bu bilime öznellik katmadığını, onu birtakım kişi ya da kişilerin yararına bilimi kullanmadıklarına nasıl emin olabiliriz?

Japonya’ya atılan atom bombası bir bilim değil midir dostlar? Hani bilimin modernitesi? Aslında biçim olarak atom bombası, bir modernizmdir evet. Bilimin ve aklın önderliğinde oluşturulmuştur ama öz açısından baktığımızda bunun modernizmin çilesi olduğuna da şüphe yoktur. Gelelim ilaç sektörüne… İlaç sektöründe de baronlar olduğunu duyuyoruz. İlaç dediğimiz; yardıma muhtaç, bir umuda kendisini bağlamış insanların kullandığı bilimsel üretim…

Ama orada bile ne oyunlar dönüyor, bilmiyor muyuz?                

Modernizm, kendisini tüketiyor. Tüketmeye de devam ediyor. Bu kapitalist dünyada katı pragmatizme oturmak, vicdanı reddetmek modernizme uysa da insanlığa uymaz. Çok güzel bir söz vardır: “I see human but no humanity (İnsan görüyorum ama insanlık görmüyorum)”. İnsanlığı görmek için dostlar, vicdanınızı kaybetmeyiniz. Şiirsellikle söyleyelim son sözü:

“Bir kalbiniz vardı, hatırlayınız.”

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)