• BIST 103.200
  • Altın 197,070
  • Dolar 4,7083
  • Euro 5,4926
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 22 °C
  • Antalya 21 °C

Nagehan’ın askerleri

Gaffar Yakınca

İlk kez Cumhuriyet Mitingleri zamanında ortaya çıkmıştı. Ergenekon ve Balyoz kumpaslarıyla beraber Silivri’deki, Hasdal’daki direnişlerin simgesi, ardından Gezi günlerinin alameti farikası oldu, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz.”

Tarihin gördüğü en alçakça tuzaklardan biri olan Silivri yargılamaları sırasında sanıklar ve savunma bu sloganla salona giriyor, günü geçmeden AKP’nin bakanı Hüseyin Çelik’in küstahça yanıtı geliyordu: “Mustafa Kemal yaşasa size patates bile soydurmazdı.”

Aynı günlerde FETÖ kumpaslarına hedef olan subayların eşleri de hem TSK’nın itibarını korumak hem de eşleri ile dayanışmak için örgütlenmeye çalıştılar. Bir avuç kadın mahkeme salonlarında, meydanlarda, karda çamurda seslerini duyurmak için çabalıyor, orduya yönelik Amerikancı - FETÖ’cü kumpasın gerçek yüzünü göstermeye çalışıyordu.

İşte o günlerde Nagehan Alçı Twitter üzerinden bu kadınlara bir öneride bulundu. Alçı, mesajında aynen şöyle diyordu:  “Bizim askerlerin eşleri ve sevgilileri de güneydoğu'daki gaziler için marif takvimine soyunsun!”

AKP’nin taze gülü Nagehan, çaresizce adalet arayan bu insanlara, o zamanın FETÖ çizgisi üzerinden küfür etmeyi uygun buluyordu. Anımsarsanız başta Taraf gazetesi olmak üzere FETÖ’cü / liberal ekibin PKK’/HDP’cilerle birlikte TSK’ya karşı yürüttüğü kampanyanın bir ayağı da PKK savaşıydı. Alçaklıkta sınır tanımayan bu güruhun iddiası “TSK’nın komuta kademesi ve subaylar askerleri bilerek ateşe sürüp öldürüyor” şeklindeydi. İşte Nagehan, subay ailelerine bu teze gönderme yaparak küfür ediyordu. “Bırakın bu kocamız masum ayaklarını, kocalarınız hem darbeci hem de askerleri bilerek ölüme gönderen hainler, bir şey yapmak istiyorsanız o askerlere yardım için memelerinizi, kıçınızı açın” diyordu. Bu kaba ifade için özür dilerim ama Nagehan’ın söylediği şey açıkça buydu.

TSK’ya olan “saygı ve sevgisini” bir kadının düşebileceği en alt seviyeden bir üslupla, hakaret ederek gösteren bu insana hiç bir şey olmadı. Medya baronlarının en gözde programcısı olmaya devam etti, devletin her kademesi tarafından korunup kollandı, ipe sapa gelmez sözleri büyük siyasi tezlermiş gibi muamele görmeye devam etti. FETÖ’nün gerçek yüzü ortaya çıktıktan sonra bile onun kılına dokunulmadı. FETÖ’nün bankasından para çekip aldığı milyonluk yalısında mesut mutlu yaşamaya devam etti. Nagehan Hanım’a iki çift soru sormak memleketteki bir tek savcının bile aklına gelmedi!

Nagehan gibi yanar dönerlerin marifetlerini devlet unuttu, siyasetçiler unuttu, hukukçular unuttu, basın unuttu.. Ama gelin görün ki insanlık vicdanı unutmadı, bunların en ağır hakaretlerine, alaylarına maruz kalanların onurları unutmadı.

İşte o unutmayan vicdanlardan biri geçen gün ortaya çıkmış. Müzik öğretmeni ve piyanist genç bir kadın, kendisi aynı zamanda emekli bir subayın kızıdır, Nagehan Alçı ile bir kahvecide karşılaşmış. Ona “bu yaptıklarınızdan sonra vicdanınız nasıl rahat ediyor” diye sormuş.

Sormayıp da ne yapsın? İzzeti nefsimizi ayaklar altına alanların hiç bir şey olmamış gibi orta yerde caka satmasından daha vahim ne olabilir? Nazlı Işıldak kendisine, ailesine ve vatana yapılan hakaretleri sindirecek kadar geniş bir işkembeye sahip değilmiş ki Nagehan Hanım’a yaptığının yanlış olduğunu ve unutulmadığını hatırlatmış. Sonrası malum hikaye, devletin Nagehan’a tahsis ettiği koruma polisi Işıldak’ın kimlik bilgilerini almış, bir süre sonra da polisler gelip kadıncağızı göz altına almışlar.

Bu ülkede ne suç işlerseniz işleyin arkanız sağlamsa başınıza hiç bir şey gelmez, ama kemiksiz bir yandaşa soru sormanız bile göz altına alınmanıza sebep olabilir. Bu tip garabetlere uzun süredir alışmış durumdayız.

Bütün bunlardan daha beteri ise sanıyorum TSK’nın takındığı tutumdur. Bu olaydan sonra Genelkurmay Başkanlığı hem Nagehan Alçı’yı hem de eşi Rasim Ozan’ı arayarak “geçmiş olsun” dileklerini iletmiş. İlk elden aklımıza gelen birkaç soruyu yazalım:

Genelkurmay ne için geçmiş olsun diyor? Nagehan’ın başına ne gibi bir felaket gelmiş?

Aynı türden bir geçmiş olsun mesajı mesela, MSM’ye yönelik kundaklamadan sonra Atatürkçülüğü ile bilnen Müjdat Gezen’e de iletildi mi?

Genelkurmay, bu tip mesajları gönderdiği kişileri neye göre seçiyor?

Tüm ulusun vergileri ile var olan ve siyaseten tarafsız olması gereken bir kurum olarak TSK, halkın neredeyse yarısının nefret ettiği şaibeli bir medya figürüne karşı neden bu kadar sempati besliyor?

Genelkurmay başkanlığı Nagehan Alçı’nın “subay eşlerinin çıplak poz vermesi” talebine ne diyor?

Hanımefendinin bu talebi gündeme geldiğinde buna dair bir açıklama yapmış mıydı?

Genelkurmayın ne o zaman ne de bugün buna bir tepki göstermediğini biliyoruz. Üstüne bir de bu talebin sahibine karşı böylesi bir iltifat göstermesi bu talebi onayladığı anlamına mı geliyor?

Şayet genelkurmay bu teklifi -yani subayların eşlerinin kamera karşısında çırılçıplak soyunması teklifini- uygunsuz buluyorsa, silahlı kuvvetler ünforması giyen mensuplarının ve onların eşlerinin onurunu korumak için bir girişimde bulunacak mı?

Bu sorulara makul yanıtlar alabilceğimizi sanmıyorum. Belli ki memleketimizde kendini “Mustafa Kemal’in askeri” diye ifade edenler olduğu gibi “Nagehan’ın askeri” durumuna düşmekten hicap duymayanlar da vardır. Kendi saygınlığını korumaktan aciz bir kurumun başkalarından saygı beklemesi abestir. Kendisine bu utanç verici durumu yakıştıranlara bizim ne sözümüz olabilir?

(*) Güncel bir not: Odatv’de yayınlanan bir habere göre Genelkurmay’ı ilk arayan Rasim Ozan’mış. Bu durum skandalın boyutunu küçültmüyor. Nagehan Alçı veya eşi, hangi sıfatla Genelkurmay başkanlığını arayıp sivil bir insanın asker akarabalarına dair kayıt/sicil sorgulaması yaptırabiliyor? 

 

[email protected]

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)