• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 8 °C
  • Antalya 13 °C

Neden Yunan adaları?

Haluk ŞAHİN

Bundan 15-20 yıl önce bir yazımda iddia etmiştim: Çok uzak olmayan bir gelecekte, özellikle Anadolu’ya yakın olan Yunan  adalarında Türkler çoğunluk olacaktır!

Kimileri yanlış anlamışlardı söylediklerimi. Oysa tarihten, coğrafyadan, demografiden ve ekonomiden alınan derslere dayanıyordu yazdıklarım.“Böyle giderse böyle olur çünkü geçmişte böyle olmuş” türünden bir tahmindi.

O tarihlerde hala Türkiye’nin bir gün Avrupa Birliği’ne tam üye olacağına inanılıyordu. Türkiye ile Yunanistan aynı üst kimlik (Avrupalı) altında birleşince seyahat ve mülk edinme kısıntıları kalkacaktı. Bu durumda nüfusu hızla artan, maddi gücü yükselen ve gittikçe Akdenizlileşen Türklerin şu ya da bu şekilde Yunan adalarına sıçramamaları düşünülemezdi. Ama garson olarak, ama iş adamı olarak, ama turist olarak...

Evdeki hesap çarşıya tam olarak uymadı. Türkiye’nin AB üyesi olması düşü suya düştü. Yunanistan derin bir ekonomik krize saplandı ve AB’den atılması ya da ayrılması bile konuşulur oldu. Türkiye’nin kimlik sorunları depreşti. Terör belası hortladı.

Gene de, 2016 yazında ne görüyoruz? Anadolu’ya yakın Yunan adaları Türklerin hücumu altında. Pilajlarda, marinalarda, lokantalarda Türkler çoğunlukta.

Bodrum’u, Alaçatı’yı, Çeşme’yi hatta Bozcaada’yı bitiren “beyaz  Türkler” bu yıl tercihlerini net ve açık olarak Yunan adalarından yana kullanıyorlar.  (Bkz.  Melis Alphan ve Aslı Aydıntaşbaş’ın geçen hafta çıkan yazıları)

Haklı mı çıktım?  Ne oluyor?

                                                                      ***

Evet, kısmen haklı çıktım. Anadolu’ya yakın Yunan adalarının Türkleşme süreci hız kazanmış bulunuyor.

Çünkü bu adalar  belirli bir kesimin turizm beklentilerine daha iyi cevap veriyorlar. Bazı açılardan üstün oldukları anlaşılmış bulunuyor.

Bunları ucuzluk, korunmuşluk, temizlik ve profesyonellik olarak özetleyebiliriz.

Ve tabii özgünlük!

Ben bunları nice yıllar önce yazmış ve bizim adada bazılarının tepkisini çekmiştim. Örneğin adadan görünen Limni’de ve Midilli’de lokanta fiyatları daha düşüktü, porsiyonlar daha büyüktü, çevre daha iyi korunmuştu ve  daha sessizdi...

Deniz ve güneşe gelince... Aynı denizi ve güneşi paylaşıyorduk.

O yüzden yıllardır hep aynı şeyi savundum, başkalarına da öğütledim:  

Eğer kitle turizminin saldırısıyla sıradanlaşmak ve iyi turisti kaybetmek istemiyorsanız, kendinize özgü bir şeyler bulun ve onlara odaklanın. Özgün olun! Yoksa deniz, kum ve yiyecek başkalarında da var.

                                                     ***

Bozcaada için çok söyledim. Ya turizm gözdesi diğer Ege kasabaları? Onlar ne yaparak farklı olmayı düşünüyorlar acaba?  Kendilerini hangi farklarıyla tanımlıyorlar?

Yunan adalarında böyle bir farklılaşma geçerlidir. Mikonos ve Santorini, Kos ve Sisam’dan farklıdır, onlar da Limni ve Midilli’den; Paros sanat-kültür adasıdır, İkarya ise uzun yaşam... Vb. vb.

Ey Marmarisliler! Güzelim Marmaris’in bir kasaba olarak niçin özgün olduğu ile ilgili bir şey söyleyebilir misiniz? Marmaris’te nasıl bir kültür hayatı var örneğin? Oraya giden başka yerlerde bulamadığı neyi orada buluyor?

Ya koskoca İzmir’in sanatsal ve kültürel etkinlikler açısından bir çorak bölge olmasını nasıl açıklayacaksınız ey İzmirliler? Örneğin, zengin İzmir’in en az kitap okuyan iller arasında sayılmasını? Kuşadası bugün niçin özgün sizce?

1970’lerde Bodrum’un kültür yaşamı daha canlıydı. Şimdi de bir kaç üstün gayretli insan sayesinde bir şeyler oluyor, olabiliyor. Orada yoğunlaşmış olan parayı düşününce insan çok daha fazlasının olması gerektiğini düşünüyor. Orası da İzmirleşmek tehlikesiyle karşı karşıya!

Rakı-balık, güneş- kum, son moda bikini ve pahalı tekneler filan tamam da, bunun arkasında yerel bilinç ve övünç, sergiler, konserler, kitapçı dükkanları, sanat kursları, yerel  eserler  --özgün bir yaşam-- olmayınca insanların orayı tercih etmesi için bir neden kalmıyor. 

Rakı-balık, güneş- kum, son moda bikini ve tekne  başka yerlerde de var çünkü. Daha ucuz, daha temiz, daha güvenli olarak var!

Öyleyse?

Yunan adalarına gösterilen rağbete kızıp hamasete sığınmak ve bir kaç gelgeç düzeltmeyle yetinmek yerine ciddi ciddi düşününerek şu soruya cevap aranmalı:

Bana niçin gelsinler?  Ben niçin farklıyım?  Ben niçin özgünüm? 

Yoksa Yunan adalarıyla bu rekabet kaybedilir, üzgünüm!

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.