• BIST 107.202
  • Altın 145,447
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 29 °C
  • Adana 30 °C
  • Antalya 29 °C

"O hep 1 numaraydı"

"O hep 1 numaraydı"
Galatasaray Spor Kulübü, efsanesi Turgay Şeren'in vefatının ardından bir başsağlığı yayımladı.

"O hep 1 numaraydı" başlığı ile yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

"

Turgay... Koca dev... Türkiye'de, kaleciliği direkler arasındaki dar boyuttan kurtarıp ceza sahasında söz sahibi yapan devrimciydi... Refleksleri, hızlı karar verebilme özelliği, yer tutma ustalığı ve golü en kolay hazırlayan uzun degajlarıyla mesleğinde yeni bir çığır açan ustaydı.

Kaleciliğindeki klası bir yana sportmen yaradılışı ve efendi yaşayışıyla da alkışlanacak bir büyüktü Turgay Şeren... Sular mürekkep olsa; Turgay Şeren'i anlatmaya yetmezdi... Güçlüydü, üç direk arasında yarı ilah arayanlar için alkışların şımartmadığı; övgülerin yolunu şaşırtmadığı, yergilerin kızdırmadığı bir olgunluğun potasında yoğrulmuştu... 

Atatürk’ün kalem müdürü Sabit Şeren’in oğlu olarak 1932 yılında Ankara Keçiören'de dünyaya geldi Turgay şeren. Adını Mustafa Kemal Atatürk “Türkay” olarak koymuştu ancak Galatasaray Lisesi’nde Fransız öğretmenlerin, ismini “Turgay” şeklinde söylemesi “Turgay” olarak tanınmasına neden oldu. 

İlkokulu Çorlu'da okurken 3000 kişinin girdiği sınavı ikincilikle kazanarak Galatasaray ile tanıştı. Topla okulda buluştu; bir daha da gözlerini ondan ayırmadı. Önce basketbol ve volaybola merak saldı; ardından okulun yanıbaşındaki Şeref Stadı'nda seyrettiği futbol maçları sonrası ilgilenmesi gereken sporun futbol olduğuna karar verdi. 

1945'te Beyoğlu'ndaki Galatasaray Lisesi binasına geçince ondaki yeteneği keşfeden isim okulun Beden Eğitimi Öğretmeni Mehmet Ali Gültekin oldu. Önceleri okul takımında ardından Molley'in isteği ile Galatasaray genç takımında santrfor olarak oynadı. Ancak 15 yaşında A takımla birlikte ilk kez maç yaparken yeri santrfor değil; kaleciydi...

Ulvi Yenal'ın Erdoğan Atlıoğlu'nun koruduğu Galatasaray kalesini 1949 yılında tamamen devraldı Turgay Şeren... İlk başta hemen bir lakap taktılar ona: Geçilmez kale!

Galatasaray kalesini korumaya başladıktan 1 yıl kadar sonra Turgay Şeren bu kez milli takıma çağrıldı. Mayıs 1950'de İran'ı 6-1 mağlup ettiğimiz maçta kaleyi koruyan isim oydu. Geçilmez kale, 1951 yılı 17 Haziran'ında tarih boyu unutulmayacak bir 90 dakikaya çıktı. Berlin Olimpiyat Stadı'nda Türk Milli Takımı desten yazıp 2-1 galip gelirken Avrupa futbolunun en önemli temsilcilerinden birine karşı yaptığı kurtarışlar Turgay Şeren'e "Berlin Panteri" unvanını verilmesini sağlamıştı. Hatta o gün sahada olan Almanların efsane golcüsü Fritz Walter, yıllar sonra Turgay Şeren'i "Ben şu kalecinin Berlin'de bizim karşımızda yaptıklarını hayatım boyunca ve ondan sonra hiçbir kalecide görmedim" diyerek özetlemişti. Turgay Şeren'in 50. milli maçını Almanya'ya karşı oynaması bile bu nedenledir...

1954-55, 1955-56 ve 1957-58 sezonlarında İstanbul Profesyonel Ligi; 1961-62 ve 1962-63 sezonlarında Milli Lig; 1962-63, 1963-64 ve 1965-66 sezonlarında Türkiye Kupası şampiyonlukları yaşadı. 1967 yılına kadar 405 resmî maça çıktı. Milli takıma bir Sovyetler Ligi maçıyla; Galatasaray'a ise yine bir Temmuz günü Şöhretler Karması maçıyla omuzlarda ve ağlayarak veda etti. 

Futbolu bıraktıktan sonra, en çok milli olma rekorunun kırılması için yaklaşık 20 yıl bekleyen Turgay Şeren'in hayatının önemli anlarından biri kısa süreli Arjantin günleriydi... 1954 Dünya Kupası finalleri sonrası dünyanın ilgisini çekmişti... 1959 yılında River Plate'den teklif alan Turgay Şeren Arjantin'in köklü kulüplerinden River Plate ile anlaştı. Turgay anlaşmayı resmiyeti dökmek istedi, Galatasaray bırakmadı... İki kulüp arasındaki bonservis sorunu transferi engelledi, Turgay Şeren de antrenmanlarına çıktığı River Plate'den tekrar Galatasaray'a döndü.

Galatasaray'a futbolcu olarak veda ettikten sonra teknik direktörlük kariyerine başladı Turgay Şeren. 1968-69 sezonu başında Mersin İdman Yurdu, 1969-70 sezonunda Vefa, 1970-71 sezonunda Samsunspor, 1971-1973 arasında yine Mersin İdman Yurdu, 1974'te yeniden Vefa ve son olarak 1979-80'de Galatasaray'ı çalıştırdı. Teknik adamlık sonrası futbol yazarlığı ve TV yorumculuğu yaptı"

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
  • Süper Lig’de maç saatleri değişti17 Ağustos 2017 Perşembe 12:04
  • Nakavt sonrası öldü16 Ağustos 2017 Çarşamba 22:37
  • Fenerbahçe-Trabzonspor maçına yasak16 Ağustos 2017 Çarşamba 12:43
  • Arda transferi hakkında flaş açıklamalar15 Ağustos 2017 Salı 14:00
  • Arda hakkında flaş transfer iddiası15 Ağustos 2017 Salı 12:51
  • ‘Fatih Terim sürprizi var’15 Ağustos 2017 Salı 07:28
  • Beşiktaş-Konyaspor maçında sahaya bıçak atan kişi tutuklandı14 Ağustos 2017 Pazartesi 20:04
  • 12. adam 'SEBA' idi14 Ağustos 2017 Pazartesi 09:07
  • Şampiyon evinde rahat!13 Ağustos 2017 Pazar 23:15
  • Kariyerinin son yarışıydı: Usain Bolt yarışın başında sakatlandı13 Ağustos 2017 Pazar 00:39
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)